2005 yazından beri Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) saldırılarından kaynaklanan Türk kayıpları, ABD kuvvetlerinin Irak'taki kayıpları oranında artış gösteriyor. Örneğin, 1 Temmuz ile 16 Temmuz arasında ABD askerleri Irak'ta 19 kayıp verdiğinde PKK tarafından 11 Türk öldürüldü. Bu kadar kan dökülmesi Türkiye'de milliyetçilerin tepkisine neden oluyor ve bir çok Türk Kuzey Irak'tan yayılarak yeniden canlanan PKK şiddeti yüzünden Washington'u suçladığı için ABD-Türk ilişkilerine de zarar veriyor. ABD'nin Irak'taki isyanla uğraştığı gözönüne alındığında, Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı kapsamlı bir ABD operasyonu kısa vadede pek muhtemel görülmüyor.
Ancak Kuzey Irak, PKK'nın aktif olduğu tek cephe değil: Avrupa'da da işleyen bir altyapısı bulunuyor. PKK'nın kıtada devam eden varlığı Türkiye'yi kızdırıyor. 16 Kasım'da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Danimarka yetkilileri PKK'nın propaganda kolu Roj TV'nin temsilcilerini toplantı salonundan çıkartmadıkları için Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ile ortak olarak düzenlenen bir basın toplantısını terketti.
PKK'nın Avrupa'daki İmajı: Özgürlük Savaşçılarından Teröristlere
PKK 1980 ve 90'larda, Kürt sivillere karşı saldırılar dahil çok geniş çapta şiddet dolu eylemler gerçekleştirerek Türkiye'yi altüst etti. Haziran 1987'de PKK kendi davasına sempatiyle yaklaşmayan Pınarcık Köyünün bütün nüfusunu, yakın köyleri boyun eğmeye zorlamak için katletti. Uzun bir süre bir çok Avrupa hükümeti, üyelerini 'özgürlük savaşçısı' olarak nitelendirdikleri gruba sempatiyle yaklaştı. Avrupa'nın, PKK'ya karşı tavrını belirleyen bir unsur da örgütün öfkesini çekmeme isteğiydi.
Yıllarca Avrupa hükümetleri ve AB, PKK ile karşı karşıya gelmekten kaçındı. 1998'de Türkiye, Suriye'yi PKK lideri Abdullah Öcalan'ı sınırdışı etmeye ikna ettikten sonra Yunanistan ve İtalya Öcalan'a sığınma sağladı. O dönem Öcalan Kıbrıs-Rum pasaportu ile seyahat etti. Öcalan Almanya'da çıkarılan tutuklama emrine dayanarak İntepol tarafından kırmızı bültenle aransa da, İtalyan hükümeti buna riayet etmedi. AB ancak Mayıs 2002'de, grubun ismini Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi (KADEK) olarak değiştirip artık resmi olarak varolmamasından bir ay sonra PKK'yı terör örgütü olarak kabul etti. Bundan dolayı, 1990'larda Avrupa'nın ödlekliği sayesinde PKK, Avrupa'da, fon bulmak, propaganda yapmak ve üye toplamak için donanımlı bir altyapı geliştirdi.
Ancak kendi ülkelerinde bir terör sorunuyla karşılaşmak zorunda kaldıkları zaman Avrupa devletleri PKK'ya karşı gerçek adımlar attı. Türkiye'nin AB üyeliği ihtimalinin artması ve PKK'nın bu süreci sabote etmek için şiddet kullanmaya niyetli olduğu gerçeği de bazı Avrupa ülkelerini PKK'ya karşı eyleme geçmeyi ertelememeleri gerektiğine ikna etti. Nisan 2004'te, AB, KADEK'in (daha önce PKK) Mayıs 2003'te aldığı yeni isim olan Kongra-Gel'i terör örgütü olarak tanımladı. Kasım 2004'te Hollanda güvenlik kuvvetleri, PKK'nın Liempde'deki bir eğitim kampını kapatarak, Hollanda yetkililerine göre 'terör saldırıları gerçekleştirerek PKK'nın Türkiye'deki silahlı mücadelesine hazırlanmak için eğitim veren' 29 kişiyi tutukladı.
5 Eylül 2005'te Almanya İçişleri Bakanlığı, PKK yanlısı Özgür Politika gazetesinin yayımcısı E. Xani Presse ile Verlags'ı kapattı. 19 Eylül'de Alman yetkililer, Mezopotamya Haber Ajansı'nın (MHA) ve Roj Online internet sitesinin yayın kuruluşu Welat Press Verlag'ı kapattılar. Bununla birlikte, 20 Ekim'de Almanya'nın Federal İdari Mahkemesi İçişleri Bakanlığının Özgür Politika'yı kapatma kararını geri çevirdi.
PKK'nın Avrupa'daki Paravan ve Sempatizan Örgütleri
Bu adımlara rağmen Avrupa'da bir kaç kuruluşun aslında PKK'nın paravanı ya da PKK'ya yakın olup olmadıklarının anlaşılması için yakından takip edilmesi gerekiyor. Bunlar, terörle mücadele uzmanlarının Avrupa'daki en etkin PKK yanlısı ajans olarak tanımladığı MHA'nın Brüksel'den yayın yapan internet sitesi Kurdishinfo.com; İstanbul'da birkaç bombalı saldırı gerçekleştiren Kürdistan Özgürlük Şahinleri'ne yakın olduğu düşünülen Kürdistan Gençlik Özgürlük Hareketi'nin (TECAK) Danimarka'dan yayın yapan internet sitesi; Kongra-Gel'in Almanya'dan yayın yapan internet sitesi; PKK'nın Roma'daki enformasyon bürosu Kürdistan İtalya'nın internet sitesi; PKK yanlısı haberler ve PKK liderleriyle mülakatlar yayımlanan Danimarka merkezli televizyon kanalı Roj TV; Roj TV ile bağlantılı, İsveç'ten yayın yapan Sardaşt TV; Türkiye'yi Öcalan'ı serbest bırakmaya zorlamayı amaç edinen ve merkezi Köln'de bulunan Öcalan'a Özgürlük örgütü; ve Almanya'dan yayın yapan PKK yanlısı internet sitesi Denge Mezopotamya.
Avrupa'nın PKK'ya Karşı Eyleme Geçmesine Yardımcı Olmakta ABD'nin Rolü
PKK'nın Avrupa'daki mekanizması hala güçlü. İngiltere gibi bazı Avrupa ülkeleri PKK'yı ve yeni isimlerini yasaklasa da örgüt Yunanistan gibi bir kaç ülkede hala özgür. PKK'nın paravan
ve sempatizan örgütleri bir çok AB ülkesinde gelişiyor. Yine de Avrupa'nın teröre daha fazla karşı koymaya yeniden istekli olmasıyla, Avrupa'daki PKK paravan örgütlerine karşı ABD-Avrupa işbirliği verimli olabilir.
Her türlü terör örgütü için en önemli iki belirleyici: Para ve insan sermayesi. PKK'nın para ve üye toplayan kollarının kesilmesi, grubun ABD-Türkiye ilişkilerine ve Türkiye'nin Avrupa'ya girişine oluşturduğu tehdidin kaldırılmasına yardımcı olacaktır. Bu bağlamda Washington, Brüksel ve Ankara'nın, Avrupa Terörle Mücadele Grubu -Norveç ve İsviçre'nin yanı sıra tüm 25 AB üyesinden oluşan bir kurum- içindeki çabalarını koordine etmeleri yararlı olabilir. Bu tip adımlar, Avrupa'nın terörle mücadele konusunda yaşadığı, bir İnterpol analizcisinin 'siyasi irade eksikliği yüzünden mali ve yasa uygulama alanlarındaki sağlam çok taraflı beceriler elde edememe' olarak tanımladığı büyük sorunları hafifletebilir.