Karadeniz’e çıkan Rus, Kafkasya, Hazar ve Orta Asya petrollerinin Türkiye’nin boğazları için ne denli büyük tehlike olduğu bilinen bir gerçek. Montrö Sözleşmesi’nin imzalandığı 1936 yılında, boğazlardan yılda ortalama 4700 gemi geçerken, bu sayı şimdi 50 bini aşmış bulunuyor. Gemi trafiğinin yüzde 20’ye yakınını tankerler oluşturuyor ve petrol tankerlerinde önemli artış gözlenmekte. Çok sayıda kaza yaşandığı gibi, yeni bir kaza için zaman pusuda bekliyor.
Petrol taşımacılığı bakımından Karadeniz’in önemi artıyor. Örneğin, iki yıl önce boğazlardan tankerle geçen petrol 170 milyon ton iken, 2010 yılında Karadeniz’e çıkacak petrolün 300 milyon ton olması bekleniyor. Türkiye bunun için boğazları bypass edecek, ama Karadeniz’den taşınacak petrolü kendi üzerinden geçirecek boru hatları projelerine yöneldi. Bakü-Tiflis-Ceyhan ilkti, Hazar’dan gelecek petrolün bir kısmına ayrılmıştı. Karadeniz’e çıkacak petrol için Türkiye’de ortaya atılan iki yeni proje daha oldu, Türkiye dışında ise beş proje geliştirildi.
İtelenen Proje, Kayırılan Proje ve Yanlış Strateji
Söz konusu yedi projeden en kısa olanı, Türkiye’ye ait Kıyıköy - İbrikbaba güzergâhını izleyecek, 198 km uzunluktaki Transtrakya projesi idi. Bu proje için 17 Haziran 2003’de özel sektör tarafından ilk müracaat yapıldı, tamamlanan ve Başbakanlığa yollanan dosya her nedense, bir türlü Bakanlar Kurulu gündemine alınmadı. Söz konusu projeye Dışişlerinin ve Genelkurmayın olumlu görüş bildirdiği biliniyor. Hattı dolduracak petrol için garantisi olan bir projeydi. Projenin yapım süresi 21 ay olarak öngörülmüştü, ama 45 aydır müracaatı sonuçlandırılmıyor.
Türkiye’nin Transtrakya projesine alternatif, dışarıda geliştirilen proje ise, Bulgaristan Burgas (Burgaz) ile Yunanistan Alexandroupolis (Dedeağaç) arasındaki 178 mil (285 km) uzunluktaki hat oluyor. Transtrakya’ya paralel hat da denilebilir. Her iki proje de Batı Karadeniz’e tankerlerle gelecek petrolü, Ege Denizi’nin kuzeyine taşıyacak boru hatları. İşin başından beri Ruslar, Trakya üzerindeki projelere sıcak bakıyorlar.
Türkiye’nin elini çabuk tutup Transtrakya hattını bir an önce yaptırması gerekiyordu. Bunun yerine, bir başka özel sektör şirketi tarafından geliştirilen Sivas veya Kayseri’den geçmesine bağlı olarak 510 ya da 550 km uzunlukta olacak, Samsun-Ceyhan (Transanadolu) boru hattı projesi ortaya atıldı. Bu proje iktidar tarafından o denli kayırıldı ki, İtalyan ENI şirketi Enerji Bakanlığı’nın istemi üzerine özel sektör projesine ortak edildi. Resmi başvurusu Transtrakya Projesi’nden sonra olan Samsun-Ceyhan Projesi, Bakanlar Kurulu’ndan hızla geçirildi, Cumhurbaşkanlığı onayında bir süre bekledi, ama geçen yıl Mayıs ayında Çankaya’dan da onay aldı.
Rusların Samsun-Ceyhan hattına yanaşmak istemedikleri, petrol vermek için taahhütte bulunmadıkları basında çokça işlendi. Hükümet ise, Samsun-Ceyhan hattını İsrail’in Kızıldeniz’e açılan Eylat limanına kadar uzatmak projesini gündeme getirdi. Böylece hem Rusya’daki Yahudi lobisinin, hem de Amerika’nın desteği arandı. Oysa, Ceyhan’dan Eylat’a petrol taşımak, Türkiye’nin elindeki fırsatı İsrail’e kaptırması, Ceyhan yerine Eylat’ın petrol terminali olması demekti. Bunun Türkiye’nin çıkarlarıyla bağdaştığını söylemek olanaklı gözükmüyor.
Neyse ki, 1 Mart Perşembe günü BOTAŞ’ı ziyaret eden ABD Büyükelçisi Ross Wilson, Amerika’dan Samsun-Ceyhan’a destek gelmeyeceğini söyledi. 5 Mart 2007 tarihinde basında yer alan haberde, Wilson’un Yunanistan ve Bulgaristan’ın gerçekleştirecekleri Burgas-Alexandroupolis projesine de, Samsun-Ceyhan projesine de Amerika’nın eşit mesafede olduğunu söylediği açıklanıyordu. Artık, Samsun-Ceyhan’a özel bir destek olmayacağı kesindi. Buna karşın, Enerji Bakanı Hilmi Güler 13 Mart 2007 tarihinde gazetecilere, “Samsun-Ceyhan boru hattını ne olursa olsun gerçekleştireceğiz“ demiş de, zaten doluluk (throughput) garantisi olmayan Samsun-Ceyhan’ın bundan sonra gerçekleşmesi kolay olmayacak gibi.
Hemen belirtelim, ABD Enerji Bakanlığı’nın internet sitesine yerleştirilmiş bilgilerde, boğazları bypass edecek projeler arasında ne Samsun-Ceyhan, ne de maalesef Transtrakya hattının adı yok. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 14-15 Mart 2007 tarihli Yunanistan gezisinde, geciktirilmiş boru hattı projesi diye tanımlanan Burgas-Alexandroupolis hattının yapımı kesinleşmiş oldu. Şimdi soruyoruz, bugünkü iktidar üç yıl önce Transtrakya hattı projesine onay verseydi, inşaat süresinin iki katını aşkın zaman yok yere harcanmasaydı, tamamlanmış ya da tamamlanmak üzere olacak bir hat varken, Putin yine Burgas-Alexandroupolis hattına yönelecek miydi? Ne yazık ki bugün Türkiye kaybetmiş görünüyor.
Bundan Sonrası Ne Olabilir?
Biz Mart 2004’den bu yana, böyle bir kayıpla karşılaşılmaması için basında ve medya da onlarca uyarı yaptık. Son kez geçen yıl 18 Ağustos 2006 tarihinde, Kanal B’de Gökkuşağı programında, bu uyarılarımızı yineledik. Türkiye, göz göre göre elindeki fırsatı kaçırdı. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 10 gün önce, yani “Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra”, 2003’de ilk Transtrakya müracaatını yapan şirketten yeni bilgiler istemiş. Buna ancak, “günaydın” veya “geçmiş olsun” denir.
Yabancı basında yorumlandığı gibi, Burgas-Alexandroupolis projesi sadece Türkiye’nin boğazlarını değil, önemli bir taşıma güzergâhında Türkiye’yi bypass, yani saf dışı ediyor. Hiç kuşkusuz, bu gelişme Ankara-Moskova enerji işbirliğini yavaşlatacaktır. Geçen yıl Rusya ile 20 milyar dolarlık ticaret yapıldı ve Rusya, Almanya’nın ardından ticarette Türkiye’nin ikinci partneri. Türkiye, 2006 yılında Rusya’dan 28.5 milyar dolarlık fuel-oil, doğalgaz, ham petrol, LPG ve kömür ithal etmiş bulunuyor. Rusya, Türkiye doğalgaz ithalinin yüzde 65’ini, ham petrol ithalinin yüzde 20’sini karşılıyor. Türkiye bu bilançoyu yeniden gözden geçirmeli.
Rusya’nın ihracat ve rekabet bağımlılığından kurtulmak için ABD ve AB, Karadeniz enerji stratejilerini geliştirme kararı almışlardı. Burgas-Alexandroupolis hattının bu stratejide yeri vardır sanıyoruz. Çünkü, bu stratejide Türkiye saf dışı edildi, ya da diplomatik deyimiyle rolü donduruldu. Bu arada Rusya’ya karşı, Türkiye’nin elinde kozlar var. İkinci Mavi Akım projesi ve Nabucco projesi Türkiye tarafından koz olarak kullanılabilir. Bu sayede, Türkiye Transtrakya projesine yeni bir imkân da yaratabilir.
Rusya, Kafkaslar, Hazar ve Orta Asya’dan çıkacak petrolün dünya piyasalarına ulaştırılması için çoklu hatlara gerek var. Sonuçta hepsi yapılacak, ama öncelikler ekonomik tercihlerle verilmeli. Burgas-Alexandroupolis hattının tercihi, Transtrakya yanında ekonomik değil, siyasi tercih görünüyor. Hükümet, bunu Rusya’ya, ABD’ye, AB’ye anlatarak, Transtrakya projesini öne çekebilecek enerji diplomasisi başarısı gösterebilir mi? Samsun-Ceyhan ısrarından vazgeçmeden olmaz herhalde!...
Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR, GÜNDEM köşesindeki başmakaesinde, Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı yerine; Rusya'nın Burgas- Alexandroupolis hattını tercih etmesini yukarıdaki şekilde yorumluyor:
Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR yönetiminde yayınlanan EkoENERJİ dergisinin Mart 2007 tarihli 3. sayısının içeriği:
- Prof. Dr. ÜLTANIR /GÜNDEM/ Türkiye'nin önündeki beklentiler (Türkiye'nin elektrikte arz güvensizliği güvene dönüşebilir mi? /Transtrakya ötelenerek Samsun-Ceyhan'a verilen öncelik kaybettirdi/Seçim sürecindeki beklentileri Sayın Demirel'e soruyoruz)
- Dr. Deniz GÖKÇE /EKOYORUM/ Dalgalanma Nereden Çıktı, Bizi Nereye Taşır?
- Selahattin ALTIER /EKONOMİYE BAKIŞ/ Ekonomideki habis urlar metastas mı yapıyor? (Yüksek reel faizler can yakacak /Bugünkü ekonomik ortamda darbe olabilir mi?)
- Doç.Dr. Yurdakul YİĞİTGÜDEN /ENERJİ YÖNETİMİ/ Türkiye enerji köprüsü oldu mu?
- PANEL / Yöneten: Prof. Dr.M.Ö. ÜLTANIR/ Panelistler: Dr. Soner AKSOY, Muzaffer BAŞARAN, Murat Sungur BURSA, Ergil ERSÜ, Mustafa Geçek, Önder KARADUMAN /Gündemdeki nükleer güç santralleri yasasından özel sektörün beklentileri
- Cengiz GÜNEŞ /ELEKTRİK PİYASASI/ Afşin-Elbistan C-D ve nükleer santral üretimlerinde alım yükümlülüğü ile arz güvenliği
- GÜNCEL SORUN DOSYASI/ Prof. Dr. M. Ö. ÜLTANIR/ Yusuf GÜNAY, Reşat KÖYMEN ve Önder KARADUMAN röportajlarıyla, Elektrikte fiyat bilmecesini kim, nasıl çözecek?
- Dr. Gürcan GÜLEN /ENERJİ PAZARI/ Biyoyakıtlar
- Can MUTLU /ARAŞTIRMA DOSYASI/ Özer ALTAN ve Dr. Sezgin AYTUNA röportajlarıyla, Türkiye petrol denizi üzerinde de, gizleniyor mu?
- HABER YORUM / SOS Çalıştayı
GÜNCEL HABER / Türkiye'nin dolar milyarderleri ve enerji sektörü ilişkileri