Son yılların en büyük atılımlarından olan sosyal medya, kitlelerden ilgi görmeye ve uygulamalarla zenginleştirilerek hızla yayılmaya devam etmektedir. Hızlı, kolay ve anında iletişim sağlaması nedeniyle farklı amaçlardaki birçok kesimden de büyük talep görmektedir. Terörizm de benzer nedenlerle sosyal medyanın kendi amaçları doğrultusunda kullanıldığı bir alan haline gelmiştir.

 

Neden Sosyal Medya?

 

Sosyal medya, özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra ‘İslami Terör’ olarak ifade edilen radikalizmle mücadelede güvenlik güçlerinin kontrolleri dışında kalan bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Terör gruplarının ve iletmek istedikleri mesajların sosyal medya sayesinde her evin içine kadar sızabiliyor olması bir güvenlik zafiyeti oluştururken, tüm dünyadan sosyal medya aracılığıyla da destek bulan oluşumlar İslamofobiyi tetiklemektedir. Suriye gibi ülkelere savaşmak için giden yüzlerce “cihatçı” radikalistin savaştan sonra ülkelerine daha radikal fikirlerle dönme korkusu giderek büyümektedir.

 

Terörizmin en büyük unsurlarından olan ‘propaganda’nın sosyal medya ile evrensel bir alana ve hızla yayılması sosyal paylaşım alanlarının terörist gruplar için daha cazip olmasına neden olmaktadır. Radikal mesajlarını din, ırk, yaş, cinsiyet gibi ayırıcı faktörler olmaksızın “kolay yoldan” duyurabilmeleri ise örgüte katılımların sağlanması açısından büyük öneme sahiptir. Sosyal medyanın terörist gruplarına sunduğu en büyük kolaylıklardan biri ise potansiyel taraftarlarını radikalleşmeleri için bir nevi evde online eğitim sunabilmeleri sağlayan kolay ve yasal bir yol olmasıdır. Bu nedenlerden olacaktır ki, dünya üzerindeki terörist organizasyonlarının sosyal medya sayıları günümüzde 10 bine yaklaşmıştır.

 

Twitter ve IŞİD

 

Terörist grupların bu amaçlarla kullandığı sosyal medyalarda bir nesil önceki trend, daha görsel ve arama motorlarındaki bulunma kolaylığı nedeniyle Youtube’ken içinde bulunduğumuz dönemin bu amaçla kullanılan en popüler sosyal medya aracı ise Twitter olmuştur. Irak ve Şam İslam Devleti, kısaca IŞİD, terör örgütünün de bu yollarla sadece bölgeye değil dünyaya korku saldığı ortadadır. Üstelik 2012’den bu yana hangi çatışmalarda, nasıl ve ne kadar insan öldürdükleri, suikast detayları ve daha fazlası raporlar ve görsellerle sosyal medyada dünyaya duyurulmaktadır. Sadece 2013’te Irak’ta 10 bine yakın operasyon düzenledikleri, bin suikast, 4 bin ayrı noktaya saldırı gibi ayrıntılarla analizler IŞİD’in sosyal medya ağlarında duyurulmuştur.[1] IŞİD hesaplarınca yapılan hashtag kampanyalarının, paylaşılan görsel unsurların, bahsedilme oranlarının ve tabiî ki raporların başarısı oldukça sıra dışıdır. Zira bu yollarla IŞİD, kendini hem gündemde tutabiliyorken hem de dünya çapında birçok ülkeden yüzlerce militan kazanmaktadır.

 

Bağdat’ı düşürmeye çalışan bir örgüt olarak IŞİD’in sadece işgal motivasyonu değil stratejik bir araç olarak da sosyal medya kullanımındaki etkinliği örgütü diğer terör örgütlerden ayıran en temel iki özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Twitter’ın Arapça bir uygulaması olan The Dawn of Glad Tidings (Down)[2] da IŞİD’in bu amaçla kullandığı ve en cihatçı gruplar arasındaki son dakika gelişmelerinde gündemde kalmasını sağlamaktadır. Söz konusu uygulamanın dünya genelinden binlerce kullanıcısının olduğunu ve bu kullanıcıların katlanarak arttığını dikkate aldığımızda IŞİD’in mesajını yayma konusunda ne kadar başarılı olduğunu görmek mümkün olacaktır. IŞİD’in sosyal medya yetkililerince uygulamaya girilen içerikler üyelerin twitter hesaplarında izinleri olmaksızın paylaşılabilmektedir. Bu yöntem de twitter’daki en önemli aktivitelerden ve belki de başarı kriterlerinden biri olan “TT olmayı” IŞİD için oldukça kolaylaşmaktadır.

 

IŞİD’in Sosyal Medya Mesajları

 

IŞİD’in sosyal medyayı etkin olarak kullandığının bir diğer kanıtı da yaydığı iletilerin sonuçlarının yadsınamaz derecede etkin olmasıdır. Paylaşımlarındaki kanlı, vahşet fotoğrafları, IŞİD bayrağı ve dini içerikler, en çok dikkat çeken özellikleridir. Öldürdükleri insanların ciğerlerinin yenilmesine kadar giden, eli silahlı korkusuz militan imajları, kesilen kafaların fotoğrafları, bu kafaların tekmelenmesiyle oynanan oyunlar, ceset yığınları gibi yüzlerce kanlı görsel, IŞİD’in bunları yaparken ‘ne kadar korkusuz’ olduğunun mesajını vermektedir. Bu görsellerin de konuya ilişkin olarak ve zaman zaman tehditkâr mesajlarla desteklendiği görülmektedir. Sosyal medya profillerinde eksik olmayan bayrak figürü de IŞİD’in güç sembollerinden biridir ve devlet olma iddiasının olabileceğinin bir göstergesi olarak yorumlanabilecektir. Son olarak, “Cihat” kelimesine yapılan vurgu ve dinsel motivasyon temalı bir hareket oldukları yönündeki iddiaları; korkusuz ve güçlü imajı çizen sosyal medya mesajlarını tamamlamakta ve örgüte yeni, radikal katılımları hızlandırmakla kalmayıp reklam yapma fırsatı sunmaktadır.

 

IŞİD’in bu mesajlarının sosyal medya aracılığıyla tüm dünyaya “IŞİD’in istediği gibi” duyurulmuş olması da yine ve tamamen “IŞİD’in istediği gibi” sonuçlanmaktadır. Sosyal medya ile yayılan “korkunç” imajı başta Irak ve bölge olmak üzere tüm dünyaya korku salmıştır. Telafer gibi 280 bin nüfusluk bir şehir bin kişiye teslim olmuş, sadece siviller değil Irak ordusu dahi mücadele seçeneğini düşünmemiş yahut düşünememiştir. IŞİD’in bu başarısı Irak’ta hızla ilerlemesine katkı sağladığı gibi diğer radikalleri ve terörist grupları da cesaretlendirebileceği dikkate alınmalıdır.

 

Değerlendirme

 

IŞİD’in sadece sosyal medyada bile bu kadar organize bir yapıya sahip olması, örgütün acemi bir grup tarafından yönetilmekten öte, ciddi bir “yapı”dan güç aldığı yönünde bir izlenim oluşturmaktadır. Bir şirket gibi analizler sunarak tüm dünyaya sözde “başarılarını” duyurması ve belki de adım adım yaptıklarıyla yapacaklarına işaret etmesi, bu bakımdan oldukça anlamlıdır. IŞİD, sundukları rapor ve analizlerle bilim dünyasının üzerinde çalışabileceği, kamuoyunun da reklamın iyisi kötüsü olmaz anlayışıyla haberdar edilmesi ve bu kanalla destek toplanması sosyal medyanın terörizmin amaçları doğrultusunda nasıl kullanıldığını göstermesi bakımından adeta çığır açmıştır.

 

Sonuç olarak, IŞİD’in uyguladığı bu yöntemlerin Irak örneğinde olduğu gibi binlerce sivili ve askeri bertaraf etmesine, dünya çapında istedikleri gibi bir üne kavuşmasında, maddi ve manevi her türlü desteğe ulaşmasına katkısı başka terörist gruplar için örnek teşkil edebileceği endişesiyle dikkate alınması gereken bir husus olacaktır. Buna ek olarak, sosyal medyayı yakından takip eden milyonlarca insanın IŞİD’in mesajlarından etkileniyor olması da geleceğimizin en büyük sorunlarından biri olmaya adaydır. Zira hem radikalizmin evlere kadar giriyor olması radikal eğilimleri arttıracaktır hem de bu gelişmeler toplum tarafından da korku, çocuğu zaman da maalesef İslamofobi ile karşılık bulacaktır.

 

 


[1] Dünya Bunları Konuşuyor, Dış Basın, TURKSAM, http://www.turksam.org/tr/dis-basin-detay/1118-dunya-bunlari-konusuyor, Erişim Tarihi: 18 Haziran 2014

[2] ISIS Launches Twitter App For Android Phones, CBSDC/AP, http://washington.cbslocal.com/2014/06/17/isis-launches-twitter-app-for-android-phones/ Erişim Tarihi: 19 Haziran 2014