Sultanahmet’te bir polisimizin şehit edilmesi ve sonrasında Fransa, Charlie Hebdo’da 12 kişinin öldürülmesi ile sonuçlanan terör saldırıları hakkında TÜRKSAM Başkanı ve MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN ile yaptığımız röportaj:

 

Dün Türkiye’de, bugün de Fransa’da gerçekleşen terör saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce terör eylemleri zaman içerisinde değişiyor mu, görüşleriniz nelerdir?

 

Maalesef ki, teknolojinin gelişmesi teröre karşı alınacak önlemleri güçlendirmesi gerekirken teknolojiyi ve özellikle de sosyal medya araçlarını terör örgütleri daha iyi kullanır hale gelmiştir. Diğer taraftan terörü ve terör örgütlerini anlama ve önleme konusunda da yetersizlikler var. Bu açıdan baktığımızda Türkiye ve Avrupa’da teröre karşı alınan önlemlerde ciddi bir zaaf var. Önlemler, hala standardın ötesine geçememiş. Hala birkaç yıl önceki anlayış ile olaylar yorumlanıyor. Oysa IŞİD ile beraber terörde adeta yeni bir çığır açılmıştır. Önceki dönemlerde El Kaide örneğindeki gibi daha önce hedefler seçilirken hedefin stratejik nokta olmasına dikkat edilmekteydi. Oysa DHKP-C, IŞİD ve ona yakın terör örgütleri için herhangi bir hedef geçerli olabilmektedir. Dünkü Sultanahmet ve bugünkü Charlie Hebdo saldırıları da bunu göstermektedir.

 

11 Eylülden sonra tüm dünyaya korku salan El Kaide gibi terör örgütlerinin eylemlerine baktığımızda, bu saldırıların daha stratejik noktalara ve daha konvansiyel saldırılar yaptığını görüyorduk. Günümüze geldiğimizde, IŞİD ve İŞİD ile bir şekilde bağlantılı ya da onlardan cesaret alarak kendisini bu örgüte yakın gösteren terör örgütlerine baktığımızda artık daha nokta atışlı ve hedef skalasını genişletmiş bir terör anlayışı benimsediklerine şahit olmaktayız. IŞİD'in hızlı yükselişi karşısında dünyadaki güç algısı giderek gerileyen El Kaide'nin IŞİD eylemlerine benzer şekilde karşıt ataklarda bulunmaya çalıştığını da unutmamak gerekir.

 

Önce Türkiye’de, sonra da Fransa’da gerçekleşen bu saldırılar, Allah göstermesin yarın belki de başka bir yerde olacaktır. Bu hadiselerin, bundan sonraki süreçte de maalesef devam edebileceğini öngörmek için kahin olmaya gerek yoktur. Çünkü IŞİD’in zaten böyle bir hedefi vardı. Bundan sonraki süreçte de, Fransa’daki saldırının IŞİD ile bir bağlantısının olup olmadığı net olmamakla birlikte, IŞİD’e yakın kaynakların El Kaide’ye oranla Batı’ya entegre olmakta daha az zorlandıkları ve Batı içerisinde daha kolay kamufle olabildiklerini, Batı içerisinde daha rahat hareket edebildikleri ve sosyal medya gibi internet ağları vasıtasıyla daha rahat iletişim kurabildikleri de dikkate alınmalıdır. Diğer yandan IŞİD batıdaki yerleşik Müslümanlar üzerinden daha hızlı terörist devşirebilmektedir.

 

Nitekim Fransa’daki saldırının İslam dünyasında “kısmi sempati” kazanmak amacıyla yapılmış olabileceği ve daha önce İslam karşıtı eylemler içerisine giren, İslam’a hakaret içeren Karükatür v.s. yayınlayan kurum ya da kuruluşların belli bir süre sonra “cezalandırılması” şeklinde de düşünülebilecektir. Bu nedenle akla ilk gelen IŞİD’e bağlı ya da IŞİD’e yakın başka bir terör örgütünün yapmış olabileceği olmuştur. Saldırganların acımasız bir şekilde bu kadar rahat ve gözü kara hareket edebilmesi bu kişilerin saldırı eğitimi almış ve daha önce bir çatışmada yer almış olabileceğini gösteriyor. Muhtemeldir ki, bu kişiler Suriye ve Irak'ta savaşıp ülklerine geri dönmüş kişiler de olabilir. 

 

Avrupa’da gerçekleşen saldırıya ilişkin olarak sizce bunun bir provokasyon olma olasılığı var mı? Sizce İslamofobi bu saldırılardan nasıl etkilenir?

 

Fransa, İslam dünyası ile de yakın ilişkileri olan ve Avrupa’da en çok Müslüman’ın yaşadığı ülkelerin başında gelmektedir. Avrupa’daki en son Almanya’da Batı'nın İslamlaştırılmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar Hareketi PEGİDA gösterilerinde de gördüğümüz üzere, İslamafobi giderek etkisini artırmaktadır. Türk camilerinin, Müslüman okulların, evlerin, iş yerlerinin kapılarının işaretlendiği, yazıların yazıldığı ve maalesef tehditlerin havada uçuştuğu bir süreçten geçiyoruz.

 

Biz şunu biliyoruz ki, geçmiş dönemlerde bu tür eylemleri yapabilecek, istihbarat örgütlerinden bu tür eylemleri yapan Batılı ırkçı provokatörleri de biliyoruz. Bu olasılığı da göz ardı etmemek lazım. Ancak, 12 sivilin yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan böylesi bir eylemi kim nasıl göze alabilir. Yani daha küçük bir eylem olsa provokasyon ihtimalinin daha yüksek olabileceği daha ön plana çıkabilirdi, ama şu anda bu bir provokasyonun biraz ötesinde bir durum gibi gözükmektedir.

 

Yani burada çok sayıda insanın öldürülmesi hedeflenmiş, bir kıvılcım yakılmaktan ya da provokasyonu tetiklemekten ziyade bir netice almak, olabildiğince insan öldürmek hedefiyle yapılmış gibi bir izlenim oluşuyor. Yakalanmamalarından da öyle anlaşılıyor ki, eylemi yapan kişilerin civarı çok iyi bilen ve planlarını çok iyi yapmış ve çok iyi kamufle olabilen kişiler olduğu ortaya çıkıyor.

 

Fransa’da gerçekleşen, Charlie Hebdo saldırısından sonraki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Bu saldırıyı kimin ya da kimlerin geçekleştirdiği önemli ama bundan sonraki sürecin önemi de oldukça büyük. Zaten Avrupa’da çok kritik bir süreçten geçiliyor. Avrupa’daki yabancı karşıtlığı yükselişi dikkatle takip etmemiz gerekiyor. Bu tür eylemlerden sonra maalesef başta Türk vatandaşlarımız olmak üzere tüm Müslümanlara yönelik karşı karşıt eylemlerin olduğunu biliyoruz. Geçmişte Belçika’da Almanya’da Fransa’da cami yakma, ev yakma gibi diri diri Türk vatandaşlarımızın, insanların yakıldığını da biliyoruz. O sebeple çok tehlikeli bir sürecin içine giriyoruz.

 

Charlie Hebdo saldırısını Avrupa'nın 11 Eylül'ü olarak tarif edebilir miyiz?

 

burada durulacak mı, yoksa devamı gelecek mi? Sanırım Avrupa'yı terörlü günler bekliyor! Birkaç aydır IŞİD henüz 11 Eylül’ünü gerçekleştirmedi dediğimizde tam da bunu ve bundan sonraki gelebilecek eylemleri kastediyorduk. Ancak röpörtajın girişinde de dediğim gibi 11 Eylül denince illa uçak kaçırıp ikiz kulelere dalmak gelmesin kimsenin aklına. IŞİD’in yöntemleri daha farklı ve daha yerel, ama sesi daha yüksektir.

 

Charlie Hebdo çizerleri kışkırtıcı karikatürleri ile hem kendilerine zarar vermiş ve hem de PEGİDA gibi, Le Pen gibi fanatiklere zemin kazandırmıştır. Charlie Hebdo saldırısı maalesef ki, Avrupa'da yükselen İslam ve yabancı karşıtı duyguları besleyecek türdedir. İslam adına yaptıklarını iddia ettikleri Charlie Hebdo saldırılarının İslam'a ve Müslümanlara zerre kadar faydası yoktur, bilakis zararı vardır. Hiçbir kışkırtıcı eylem Charlie Hebdo saldırılarını haklı gösteremez. Ama düşünce özgürlüğü adına da kimse hakarete girişmemelidir. Kimsenin biz Müslümanları terörist gibi göstermeye hakkı yoktur. Charlie Hebdo saldırısını şiddetle kınamak, teröre karşı kimden ve ne sebeple gelirse gelsin karşısında durmak durumundayız…

 

Bu arada Türkiye’de Sultanahmet’teki terör saldırısı da farklı bir boyuta evriliyor. Daha önce canlı bomba olduğu iddiasıyla ismi geçen bir Türk vatandaşının ailesinin ölen kişinin kendi kızları olmadığını söylemesiyle bu defa gözler yurtdışına çevrilmiştir.