Putin’in ifadesiyle “eski Sovyet cumhuriyetlerini medeni bir şekilde boşanması için bir araya getiren Bağımsız Devletler Topluluğu” (BDT) tarihe karışıyor. 1991 yılında SSCB Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov ile SSCB’nin bir cumhuriyeti olan Rusya Federasyonu SSC’nin Başkanı olan Boris Yeltsin’in mücadelesi ve hırsı yüzünden bir anda tarih olan koca imparatorluğun yerine kurulan BDT’yi de benzer bir son beklemektedir. SSCB’den bağımsızlığını kazanan ülkelerin yeni döneme yumuşak geçişlerini sağlamak amacıyla kurulan, daha sonra Rusya’nın etki alanına giren BDT zaman içinde kendisinden bekleneni veremedi ve bugünlerde artık bu kurumun tarihi misyonunu tamamladığı gerekçesiyle Rusya tarafından ortadan kaldırılarak yerine yeni bir birliğin kurulacağı konuşulmaktadır.

 

Gürcistan ile Rusya federasyonu arasında uzun süredir Abhazya ve Güney Osetya sebebiyle devam eden soğuk savaş, Ukrayna ile tırmanan doğalgaz savaşları, Moldova’nın Trans-Dnyester Sorunu sebebiyle Rusya’yı sık sık Batı’ya şikayet etmesi, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu, Türkmenistan ile Rusya arasındaki bu ülkedeki Rus azınlığı sorunu ve Türkmenistan’ın “sürekli tarafsızlık statüsü” gereği BDT’deki üyelik statüsünü sıfıra indirmesi ve daha çoğaltabileceğimiz bir çok örnek BDT’nin aslında bir “birlik” olmaktan ne kadar uzak olduğunu göstermeye yetmektedir.

 

Eski Sovyet coğrafyasını etkisi altına alan renkli devrimlerin Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan’da Rusya yanlısı rejimleri yıkarak Batı yanlısı ve/veya Batı ile dengeli politikalar yürütecek liderlerin işbaşına getirilmesi başta Rusya olmak üzere onun bölgedeki müttefiklerini telaşlandırmış ve ABD’nin bölgede etkinliğini artırmasının bir terazi etkisi yaratarak Rusya’nın etki alanını daraltacağı öngörüsünün yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

 

BDT coğrafyasında bir yandan renkli devrimler sürerken diğer yandan da ABD’nin desteği ile Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova tarafından kurulan ve daha sonra etkinliğini yitiren GUAM’ın yerine de Baltıklardan Karadenize ve Hazar Denizine uzanacak bir coğrafyayı kapsayacak yeni bir birliğin kurulması gündeme gelmiştir. Demokratik Ülkeler Birliği ismiyle şekillenen bu yeni birliğin de ortaya çıkmasıyla BDT’nin fiilen işlevini yitirdiği ortaya çıkmıştır. 11 Eylül sonrası ABD’nin bölgeye gelmesi ve askeri üsler kurmaya başlaması, aynı zamanda Moldova ve Gürcistan’ın ülkedeki Rus askeri üslerinin bir an önce çıkarılması yönünde çabaları bölgede devam eden rekabetin askeri alanda da devam ettiğinin bir göstergesi olmuştur.

 

ABD’nin Karadeniz, Kafkasya ve Orta Asya’da etkinliğini artırması, NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesini sürdürmesi, AB’nin eski Sovyet coğrafyasına olan ilgisinin değişik formüller altında devam etmesi ve renkli devrimlerin Azerbaycan ve Kazakistan’da “iş kazasına” uğramasına rağmen bu coğrafyada sürdürülmek istenmesi Rusya ve bölgede giderek etkinleşen bir düğer güç olan Çin’in yeni tedbirler almaya yöneltmektedir. Bu amaçla Şanghay İşbirliği Örgütü bölgede etkinliğini giderek artırmaktadır. BDT’nin ise işlevini yitirmesi Rusya’nın Kremlin’i yeni politikalar almaya yöneltmektedir. Bu yeni politikaların ilk yansımaları olarak her görüşe ve etkiye açık olan BDT yerine Moskova’ya daha sadık olan ülkelerin oluşturacağı yeni bir birlik olacağı anlaşılmaktadır.  Rusya’ya karşı ABD ile beraber hareket eden bazı ülkelerin BDT’nin imkanlarından faydalanması Rusya tarafından artık istenmemektedir. Moskova doğalgaz pazarlıkları ile bunu göstermiştir. Bundan sonraki süreçte BDT’nin ortadan kaldırılması ile gümrük kolaylıkları ve vizesiz geçiş imkanlarından Gürcistan, Ukrayna ve Moldova gibi Rusya’ya karşı ABD ile beraber hareket eden bazı ülkelerin mahrum bırakılması bu ülkeleri ekonomik olarak zor duruma sokabilir. Yeni süreçte eski Sovyet coğrafyasında rekabetin daha da kızışacağı anlaşılmaktadır. BDT’nin ortadan kaldırılması ile onun yerine Kollektif Güvenlik Antlaşması Örgütü, Tek Ekonomik Alan ve Şanghay İşbirliği Örgütü yeni parlayan yıldızlar olabilir.

 

BDT’nin Geçmişi

 

8 Aralık 1991’de Sovyetler Birliği’nin üç Slav cumhuriyeti Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Beyaz Rusya liderleri (B. Yeltsin, L. Kravçuk ve S. Şuşkeviç) Beyaz Rusya’da “Belojevskaya Puşa”da bir araya gelerek Sovyetler Birliği’nin resmen dağıldığını ve bunun yerini alacak yeni bir birliğin “Bağımsız Devletler Topluluğu”nun (BDT) kurulduğunu açıklamışlardır. Anlaşma ile SSCB'nin 'uluslararası hukukun sübjesi ve jeopolitik realite olarak ortadan kalktığı' ilan edilmiştir. Bunu müteakiben Orta Asya cumhuriyetleri liderleri 12 Aralık’ta Aşkabat’ta bir araya gelerek “bu birliğin etnik ve dini temellere dayanmaması gerektiğini belirtmiş ve bu topluluğu destekleyeceklerini” bildirmişlerdir. Böylece Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla gönülsüz de olsa kendilerini bir anda bağımsız olarak bulan Orta Asya ülkeleri kurulan Slav birliğine katılma kararı almışlardır.

 

15 Aralıkta SSCB’nin son Devlet Başkanı Gorbaçov’un istifa etmesinin ardından Baltıklar ve Gürcistan dışındaki eski Sovyet cumhuriyetleri 21 Aralık’ta Kazakistan’ın o zamanki başkenti Almatı’da toplanarak BDT’nin kuruluş bildirgesi olan “Almatı Deklerasyonu”nu imzalamış ve BDT’yi kurduklarını ilan etmiştir. 11 eski Sovyet devletinden oluşan topluluğa son olarak (Rusya’nın da baskısıyla) Aralık 1993’te Gürcistan da katılarak topluluk üye sayısı 12’ye yükselmiş ve Baltıklar dışındaki tüm cumhuriyetler yeni birliğin içerisinde yer almıştır. Kurucu üyeler bu anlaşma ile resmen Sovyetler Birliği’nin iç ve dış sorumluluklarını kabul ettiklerini ve eski imparatorluğun mirasçısı olduklarını tasdik etmiştir. Böylece eski Sovyet imparatorluğu yerine 12 bağımsız devletten oluşan yeni bir uluslararası kuruluş ortaya çıkmıştır.

 

BDT faaliyetleri 22 Ocak 1993’te Devlet Başkanları Konseyi tarafından kabul edilen ve “topluluğun amaç ve ilkeleri ile üye ülkelerin hak ve sorumluluklarını” düzenleyen Tüzük ile yürütülmektedir. BDT kurucuları üye devletler arasında ekonomik, sosyal, mali, kültürel ve askeri alanlarda işbirliğini geliştirmek amacı etrafında toplanmıştır. Kuruluşunun ardından ekonomik, askeri, serbest dolaşım ve diğer birçok konuyu içeren çok sayıda anlaşmalar imzalanmıştır. Ancak kuruluşundan bu yana imzalanan yaklaşık 3.000 civarında anlaşma ve kararlardan sadece yüzde 10’unun uygulama imkanı bulabildiği düşünülmektedir. BDT içerisinde askeri, ekonomik, sosyal, kültürel v.s. konularda koordinasyonu sağlayan 70 civarında birim bulunmaktadır.