İngiltere’nin Salisbury kentinde çifte ajan olarak faaliyet gösteren Sergei Skripal’in kızı ile beraber zehirlenmesinden Rusya sorumlu tutulmuş ve böylece dünyada yeni bir casus krizinin kapıları açılmıştır. İngiltere’nin Rus diplomatlarını ülkeden sınır dışı etme kararı sonrasında harekete geçen Amerikan Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın yönetimi 60 Rus diplomatı ülkelerine göndereceğini açıklarken Seatle Rus Konsolosluğu’nu kapatacağını ifade etti. 28 Mart itibariyle 24 ülke 139 Rus diplomatı sınır dışı ettiğini duyurmuştur.[1] Ayrıca NATO da 7 Rus diplomatın gönderilme kararını beyan etmiştir. Buna karşılık, Rusya ise St. Petersburg'da bulunan ABD Konsolosluğu'nu kapattığını belirtmiş ve bunun yanında 60 Amerikan diplomatını da "persona non grata" (istenmeyen adam) ilan ederek ülkelerine dönüşleri ile ilgili karar almıştır.

 

2010 senesinde ABD ile Rusya arasında Avusturya’nın başkenti Viyana’da casus takasının gerçekleştirildiği zaman Rus kadın casus Anna Chapman bütün gazetelerin baş sayfalarını süslese de Sergei Skripal, Rusya’da dönemin Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev’in onayıyla karşı tarafa verdiği dört casustan biridir. Casus takasları ve casusluğa ilişkin filmlerin Soğuk Savaş sürecinde dikkat çeken konuların başında gelmesi sebebiyle Skripal krizi sonrası oluşan bu durum iki taraf arasında yeni bir Soğuk Savaş yaşandığına ilişkin yorumları beraberinde getirmiştir. Ne var ki, Yalta’dakine benzer bir paylaşımın olmadığı yeni dünya düzeninde küreselleşme ve bilgi akışının da etkisiyle vaziyet tamamıyla farklı bir hal almıştır. Gelinen noktada, yeni aktörlerin uluslararası ilişkiler sahnesine çıkışından hareketle iki kutuplu bir dünyaya dönüşten ziyade çok kutuplu dünyada pek çok alanda ABD – Rusya arasında sert mücadelelere tanıklık edeceğimiz söylenebilir. Casuslarla ilgili konuların bu denli gündemde olduğu bir dönemde Rusya’da Putin KGB kökenli bir başkan olarak yeniden seçilmiştir. Trump, çalışma ekibine Rusya’ya karşı daha sert tavırlarıyla tanılan isimleri almıştır. Rusya’nın ABD seçimlerine müdahale ettiğine ilişkin tartışmalar, Rusya’nın NATO’ya yönelik hamleleri, özellikle Suriye ve Ukrayna’da nüfuz alanını geliştirmeye yönelik çabaları Amerikan Rus ilişkilerinin Salisbury’de Skripal’in zehirlenmesi iddialarının tartışıldığı süreçte gerildiğini göstermektedir. Burada ABD’nin son dönemde tarihi olarak da önem atfedilen İngiltere ile ilişkilerinde sorunlar olduğunu göz önüne alırsak, bu konuyla ilgili bir dayanışma sergileyerek İngiltere’ye de bir mesaj verilmek istenmektedir. Skripal’in 2010’da iadesine kadar olan süreçte ve sonraki dönemde casusların gündeme geliş şekline bakmak bu konunun nasıl yorumlandığını anlamak açısından faydalı olacaktır.

 

Soğuk Savaş ve Sonrasının Film Gibi Olayları: “Casus Krizleri, Takasları, Faaliyetleri”

 

Casus takasları, Soğuk Savaş döneminin karakteristik olaylarından biri haline gelmiştir. İki kutuplu dönemde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında meydana gelen casus değişimlerinin başı çektiği takaslarda Batı ile Doğu Almanya ve karşıt bloklardaki devletler arasındaki değişimler de görülmektedir. Soğuk savaş dönemi casus takaslarının gerçekleşmesinde ev sahipliği yapan şehir olarak genellikle Berlin karşımıza çıkmaktadır. Berlin’de yapılan ilk casus takası 10 Şubat 1962’de U-2 pilotu Francis Gary Powers ve Rudolf Abel’in takas edilmesidir. Bilindiği gibi, 1957 yılının Ekim ayında SSCB uzaya ilk uydusunu atarak, teknolojik bakımdan geri olmadığını tescillemiş ve ABD’ye bir “şok darbe” indirebileceğini dünya kamuoyuna göstermiştir. Bunu önlemenin yolunu ise SSCB’yi yakından izlemek olarak belirleyen ABD, devamlı istihbarat yolunu seçmiştir. İşte bu istihbaratı Amerika, Lockheed firmasının geliştirdiği yeni bir uçak olan U-2 ile yapmaya başlamıştır.[2] Powers’ın pilotluğunu yaptığı, İncirlik’ten kalkan U-2, Sovyet topraklarında düşürülerek Powers hapse atılmıştır ve 2 yıl sonra takas sonucu ülkesine geri gönderilmiştir.

 

“James Bond” Dönemi

 

60’lar casus takasının en fazla yaşandığı dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Beyaz perdede karizmatik ve elit zevklere sahip olan “James Bond” rüzgârları eserken, 1963 yılında iki ABD vatandaşına karşı casusluk yaparken yakalanan evli bir Rus çiftinin değişimi yaşanmıştır. Bir yıl sonra 22 Nisan’da yine Doğu-Batı Berlin sınırında İngiliz denizaltılarına ilişkin bilgi sızdırmaya çalışırken 1961’de yakalanan Rus Konon Trofimoviç Molody’nin iadesi karşılığında İngiliz iş adamı G. Maynard Wayne’in İngiltere’ye verilmesiyle, İngiltere ve SSCB arası bir casus değişimi yapılmıştır. 24 Haziran 1969 tarihinde ise İngiliz edebiyatçı Gerald Brooke, Sovyet Kroger çiftine karşılık olarak değiştirilmiştir.

 

Soğuk Savaş yıllarında silahlanmanın arttığı yıllarda casusluğun iyi ve kötü bir özelliği ortaya çıkmıştır. Soğuk Savaş yıllarındaki dehşet dengesi zamanında kullanılan geleneksel casusluk yöntemleri, ülkelerin yapacağı ani bir saldırıdan haberdar olunmasıyla “kırmızı ışık etkisi” yaparak iki tarafın lehine olacak bir şekilde bir çatışmayı engelleyebilirdi.[3] Diğer açıdan bakıldığında ise, casuslar bir devletin saldırıya karşı zayıf olduğunu öğrenerek gönderildiği ülkeye bilgi verecek ve “yeşil ışık etkisiyle” yıkıcı savaşlar başlayabilecekti.

 

“Soğuktan Gelen Casus” Devri

 

70’li yıllarda ise 1963 yılında John Le Carre tarafından yazılmış olan “Soğuktan Gelen Casus” (The Spy Who Came In From The Cold) adlı romanın baş kahramanı George Smiley’in etkileri dünyada hala hissedilmekte ve böylece “karizmatik James Bond”un hayatı değil, casusların gerçek hayatı ve zorlukları da toplumlara yansıtılmaya başlanmıştır. 1978 yılında ise 3 taraflı bir casus takası meydana gelmiştir. Mozambik’in sosyalist yönetimi İsrailli bir ajanı, ABD bir Sovyet casusunu ve Doğu Almanya ise bir ABD vatandaşı olan R. Thompson’ı, ülkesine iade etmiştir. SSCB’nin Afganistan işgaline başladığı 1979 yılında ise bu kez New York “Ginzburg Değişimi” olarak da anılan casus takasına ev sahipliği yapmıştır.

 

ABD’de Ronald Reagan’ın “şahin” politikaları ve buna karşılık Mihail Gorbaçov’un perestroyka (yeniden yapılanma) ve glasnost (açıklık) politikaları 80’lerde öne çıkan politikalar olmuş, Gorbaçov’un iktidara gelişi olan 1985 yılından sonra casus takası tekrar 60’lı yıllardaki hızına dönmüştür. 1981 yılında Doğu Almanya vatandaşı Guillame’e karşı birçok Batılı casus takas edilmiştir. 1985 yılında ise Soğuk Savaş döneminin en büyük casus değişimi yaşanmıştır. 5 Leh tutuklu ve 20 casus, ABD’de yakalanan 4 casusa karşı iade edilmiştir.[4] Değişim için ise yine 60’lı yıllara benzer olarak Berlin’deki Glienecke Köprüsü seçilmiştir. 1986 yılında ise yine aynı yerde 5 doğulu ajana karşılık, SSCB’de Batı ülkeleri çıkarlarına uygun olarak casusluk yaptığı için tutuklanan bir Yahudi olan Anatoly Shcharansky’nin değişimi tamamlanmıştır. 1986’nın 30 Eylül’ünde ise bire bir değişim yapılmış, Amerikan gazeteci Nicholas Daniloff’a karşı BM çalışanı Rus Gennadiy Zakharov iade edilmiştir. Bu dönemdeki gerginliğin zirvesi ise yine karşılıklı bir diplomat kriziyle ortaya çıkmıştır. 1986 yılı Kasım ayında casusluk sebebiyle Reagan 85 Sovyet diplomatı sınır dışı etme kararı almış, buna Sovyetler Birliği ise ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’ndeki 260 Sovyet çalışanın işinin sonlandırılması talimatıyla cevap vermiştir.[5]

 

“Kızıl Serçe” Zamanı

 

Soğuk Savaş döneminin bitişinin ardından da casuslara ilişkin hesap kapanmamıştır. 2006 yılında İngiltere'nin başkenti Londra'da radyoaktif maddeyle zehirlenerek öldürülen eski Rus istihbarat servisi ajanı Alexander Litivinenko'ya düzenlenen suikastın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in emriyle gerçekleştiği iddia edilmiştir.[6] 9 Temmuz 2010 günü Viyana Havaalanı’nda yapılan takasta dikkat çeken Rus ajan Anna Chapman ise dünyadaki her zaman merak konusu olmuş casus imajını Le Carre’in “Soğuktan Gelen Casus” tipinden arındırıp, bu algıyı bugünden bakıldığında Hollywood yapımı “Kızıl Serçe” (Red Sparrow) eksenine oturttuğu görülecektir. ABD’nin verdiği 10 Rus ajanına karşılık ABD için çalışan 4 Rus ajanının değiştirildiği takasa ilişkin ünlü Amerikan televizyoncu Jay Reno konuğu olan John Biden’a “10 tane ajan verdik 4 tane aldık, herhalde siyasetçilerimiz matematiği bilmiyorlar” demiş, ABD’de iktidarı eleştiren nüktedan esprilere neden olmuştur. Soğuk Savaş sonrasında ise ilk büyük sınır dışı vakası 2001’de yaşanmıştır. FBI ajanı olan Robert Harness’in son 15 senenin bilgilerini Moskova’ya sızdırması sebebiyle tutuklanmıştır. Bunun üzerine ABD 51 Rus diplomatı evine gönderdikten sonra Rusya da 50 Amerikan diplomatı sınır dışı etmiştir.[7]

 

“Snowden” Süreci

 

Soğuk Savaş sonrası çeşitli yıllarda birkaç ajanın yakalandığı ile ilgili haberler gündeme gelmiş ama en akıllarda kalan Edward Snowden olmuştur. Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi çalışanı Snowden kurumun gizli izleme operasyonunun ayrıntılarını kamuoyuna açıkladıktan sonra büyük bir istihbarat skandalına yol açmıştı. Ardından Snowden’ın Rusya’ya sığınması, kendisinin Rus ajanı olduğu iddialarını da beraberinde getirmiştir. Filmlere konu olan Snowden’ın oturma izni 2017 senesinde 3 sene daha uzatılmıştır.[8]

 

“Facebook” Vakti

 

Harness Vakası’ndan sonra en büyük olay 2016 senesinde Rusya’nın ABD Büyükelçiliği’nde 35 diplomatın sınır dışı edilme kararı olmuştur. ABD’nin Rusya’ya Kırım sebebiyle yaptırımlar uyguladığı süreç devam ederken Rusya’nın Amerikan seçimlerine müdahale ettiği ile ilgili tartışmalar sebebiyle verilen karara kendisi de KGB kökenli olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tepkisi sert olmuş ve 2017’de ABD Büyükelçiliği’ndeki personel sayısının 755’e indirilmesine karar vermiştir. ABD’nin St. Petersburg, Ekaterinburg and Vladivostok’ta 1,279 çalışanının olduğuna ilişkin 2013 tarihli Dışişleri Bakanlığı raporu[9]  göz önüne alındığı Putin’in yüzde 60 gibi ciddi bir oranda düşüş yaptığı görülmektedir. Bu noktada sosyal medyanın artan gücünün öne çıkması sebebiyle Rusya’nın Facebook üzerinden Amerikan seçimlerini manipüle etmek için gayret sarf ettiği ile ilgili iddialar ve tartışmalar sürmektedir. Ayrıca son senelerde Wikileaks verilerinin açıklanmasının nasıl büyük bir etki yaptığı herkesin akıllarındaki yerini muhafaza etmektedir.

 

Değerlendirme

 

Soğuk Savaş’ın bir mirası olarak günümüzde de son derece ilgi çekici bir konu olan casusluk faaliyetleri, takasları ve krizleri devam etmektedir. Casusluğun temelinde ülkelerin ulusal güvenlik stratejilerini belirleme ve buna etkili karşılık vermek için kendisiyle ilgili yapılanları öğrenme, başkalarına ait gizli bilgileri ele geçirerek özellikle düşmanları karşısında daha aktif bir politika izleme gibi konular yer almaktadır. Kullanılan yöntemlere bakıldığı zaman, casusluk da dünyadaki her şey gibi teknolojiden etkilenmiştir. Bu etkilenme, casusluk ile ilgili teknik imkanların artmasının yanı sıra farklı kanalları da ön plana çıkarmıştır. Salisbury’deki zehirlenmenin neden olduğu krizin tartışıldığı günümüzde, devletlere ilişkin çoğu bilgi artık internet ortamında bulunmaktadır. Temel prensibi “gizlilik” olan casusluk, hep “gizli” olanı kovaladığından dolayı dünyada “gizli” bir şeyler kaldıkça hayatta kalacaktır. Bu sebeple, casuslukla ilgili uluslararası ilişkilerdeki krizler ve özellikle Amerikan – Rus ilişkilerine etkisi hep sıcak bir konu olarak tartışılmaya devam edecektir.

 


[1] Russian Diplomats Expelled Across US, Europe Following Sergei Skripal's Alleged Poisoning, Fox News, http://www.foxnews.com/world/2018/03/27/russian-diplomats-expelled-across-us-europe-following-sergei-skripals-alleged-poisoning.html, 28 Mart 2018.

[2] Armaoğlu Fahir, Yirminci Yüzyıl Siyasi Tarihi, Ankara: Alkım Yayınevi, s. 600.

[3] Stanger, J. Roland, Essays on Espionage and International Law, Ohio State University Press, 1962, s.42.

[4] Russia and the West: The History of the Spy Swaps, MSNBC, http://www.msnbc.msn.com/id/38150197, Erişim Tarihi: 28 Mart 2018.

[5] U.S.-Russia Relations: How Latest Blowup Compares to Earlier Ones, New York Times, https://www.nytimes.com/2018/03/26/world/europe/russia-diplomats-expulsion-cold-war.html, Erişim Tarihi: 28 Mart 2018.

[6] 'Litvinenko Suikasti Emrini Büyük İhtimalle Putin Verdi', BBC Türkçe, http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/01/160121_litvinenko_sorusturma, Erişim Tarihi: 28 Mart 2018.

[7] Russia Retaliates Against US 'Spy' Expulsions, The Guardian,  https://www.theguardian.com/world/2001/mar/22/russia.usa, Erişim Tarihi: 28 Mart 2018.

[8] Rusya Snowden'ın Oturma İznini 3 Yıl Uzattı, NTV, https://www.ntv.com.tr/dunya/rusya-snowdenin-oturma-iznini-3-yil-uzatti,vcWY7kDt7UWwb5Ynbg-qxA, Erişim Tarihi: 28 Mart 2018.

[9] US Embassy Staff and Russian Officials in Tense Stand-Off Over Moscow Dacha After Putin Expels Diplomats, The Independent, https://www.independent.co.uk/news/world/europe/russia-putin-us-embassy-staff-reduction-diplomats-dacha-a7870066.html, Erişim Tarihi: 28 mart 2018.

 

(Bu yazı, TÜRGEN dergisinin ilk sayısı için kaleme alınmıştır.)