Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİÖ) 5 Temmuz 2005 tarihinde Kazakistan’da toplanmıştır. Ayrıntıları 6 Temmuz 2005 tarihli Günlük Küresel Değerlendirme Bülteni’nde verilen ŞİÖ toplantısı, Orta Asya bölgesinde ABD, Çin ve Rusya arasında yeni bir nüfuz mücadelesinin başladığına dair ipuçları vermektedir. Ana gündem maddesi teröre karşı iş birliği olan zirvede, ŞİÖ’nün liderler zirvesinde ABD önderliğindeki koalisyon güçlerine Orta Asya’daki üslerini kapatmak için tarih belirleme çağrısı yapılması, bölgede giderek artan ABD etkisine karşı oluşan rahatsızlığın önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

 

Afganistan müdahalesi sırasında ABD, Özbekistan’ın Karşi-Hanabad ve Kırgızistan’ın Manas üslerini kiralayarak Amerikan askerî üsleri hâline dönüştürmüştür. İran dışındaki bütün ülkeler ABD uçakları için hava sahalarını açmıştır. Eski Sovyet coğrafyasında askerî üsler ve sivil devrimlerle Batı yanlısı liderlerin bu ülkelerin yönetime gelmeye başlaması, ABD’nin bölgedeki nüfuzunu artırıcı etki yaratmıştır. Bölgedeki ABD nüfuzu Çin, Rusya ve İran gibi devletlerin tehdit algılamalarını etkilerken, Özbekistan gibi katı yönetimlerin ABD’yi kendi rejimlerine karşı bir tehdit olarak görmeye başlamasına sebep olmuştur. Özbekistan ile ABD arasındaki ilişkilerin bozulma süreci, Mayıs ayında Andican'da çıkan olaylarda çok sayıda göstericinin öldürülmesi üzerine, ABD’nin Özbek yönetimine karşı eleştirilerinin artmasıyla başlamıştır. Her ne kadar değişimi isteyen gücün adresi olarak ABD ismi açıkça ifade edilmese de, Kerimov’un “Bu güçler bazı şartlarda birtakım gruplarla birlikte hareket ediyorlar, başka şartlardaysa bu grupları terörist olarak adlandırıyorlar.” şeklindeki ifadeleri oldukça önemlidir. Özbek lider , ABD ile kötüleşen ilişkilerini Çin ve Rusya ile telafi etmeye çalışmaktadır. Kerimov, 5 Temmuz’da Vladimir Putin ile görüşerek bir memorandum imzalamıştır. Memorandum çerçevesinde Moskova’nın, Taşkent’e askerî ve askerî-teknik yardım sağlanması öngörülmektedir. Özbekistan’ın bununla yetinmeyerek ülkedeki bazı askeri havaalanlarını Rusya’ya açma ihtimali de söz konusudur.

 

Bölgedeki Amerikan varlığından rahatsız olan ülkelerin başında gelen Çin, ŞİÖ’nün en etkin kurucu üyesidir. Bugün Çin dünyanın dördüncü büyük ekonomisi hâline gelmiş ve ABD’den sonra en çok petrol tüketen ülke konumuna yükselmiştir. Bölgede hızla yükselen ekonomik gücüne karşın, Hazar bölgesinde giderek güçlenen ABD’nin varlığı Çin’i rahatsız etmektedir. Önümüzdeki on yıllık süreçte en büyük ekonomik güçlerden biri hâline gelecek olan Çin, ABD tarafından da en büyük tehdit olarak algılanmaktadır. İskoçya’da yedi büyük sanayileşmiş ülkenin ve Rusya’nın oluşturduğu “Sekizler Grubu”nun toplantısına davet edilen Çin’in ekonomik gelişimi kısa ve orta vadede bölge dengelerini değiştirecek dinamiklere sahiptir. Ekonomik gelişimini hızla tamamlayan Çin’in, ŞİÖ gibi bölgesel güvenliğe dayalı bir örgütlenmeye gitmesi, ABD ile karşı karşıya gelmesine sebep olmaktadır.

 

Toplantıda ABD’ye karşı duyulan bu rahatsızlık somut ifadelere dönüşmüştür. Sonuç bildirgesinde, “Afganistan'daki terörle mücadele kampanyasında aktif askerî operasyonlar tamamlanırken, üyesi olan ülkelerdeki geçici altyapının kullanımının ve askeri varlığın sona ermesi için tarih belirlenmesini talep eder.” ifadesi kullanılmıştır. Kremlin’in dış politika danışmanlarından Sergey Prihodko’nun, bildirgenin bir ültimatom olmadığını, ancak Amerikalıların bölgede daha ne kadar kalacağını bilmek istediklerini ifade etmesi önemlidir. Pentagon sözcüsü Larry de Rita, Hanabad’daki hava üslerinin kendileri için büyük önem taşıdığını; ancak Özbek Hükûmeti’nin çekilmeye karar vermesi durumunda ABD ordusunun elinde diğer seçenekler bulunduğunu söylemiştir.

 

ŞİÖ’nün Astana toplantısı bir çok ülkenin jeostratejik yönelimlerini değiştirdiğini göstermesi açısından da önemlidir. ŞİÖ bölgesel ve küresel dengeler açısından yakından takip edilmesi gerekli bir örgüttür. Her ne kadar Türkiye ile bu örgüt arasında halen resmî bir bağ kurulamamış olsa da, konu daha önce Ankara’nın gündemine alınmıştı. 9-11 Ocak 2005 tarihleri arasında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Moskova ziyareti sırasında Türkiye’nin ŞİÖ’ye gözlemci üye olması konusu gündeme gelmiş ancak, bir ilerleme sağlanamamıştır. Keza, Karadeniz-Hazar ekseninde bir başka önemli örgüt olan GUAM’ın (Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan, Moldova) Moldova’da yapılan son toplantısında da Türkiye’ye gözlemci üye statüsü teklif edilmesi gündeme alınmıştır. Bu davet Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşenko’nın 7-8 Haziran 2005 tarihlerinde Ankara’ya yapmış olduğu resmî ziyaret sırasında da dile getirilmiş, Ankara teklife sıcak bakmamıştır. AB ve ABD eksenli dış politika seçenekleriyle beraber bölgesel bir güç olması dolayısıyla Ankara’nın doğal etki alanı içindeki coğrafyada gelişen olaylar karşısında daha aktif bir dış politika uygulaması jeopolitik bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Aktif dış politika için GUAM ve ŞİÖ gibi bölgesel iş birliği örgütleri iyi birer zemin olabilir. (ASAM)