KKTC’de (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) seçime sayılı günler kaldı. Seçimler temsili demokrasilerde seçmenlerin oy kullanarak iradelerini ortaya koyma günüdür. Oy kullanmak her şeyden önce vatandaşın varlığının ifadesinin en önemli göstergelerindendir.

 

Özellikle 2009 sonrasında gerçekleşen seçimlerin katılım oranlarında ciddi oranda bir düşüş söz konusu. Siyasi araştırmacılar seçmenin sandığa katılım oranının düşmesinin nedenini demokrasi inancındaki zayıflığa, ilgisizliğe veya mevcut durumun yarattığı rahatlığa bağlamaktadır.

 

Seçmenin sandığa küserek iradesini yansıtmaması sizce çözüm müdür? Seçmenin tepki, kızgınlık, ilgisizlik ya da boykot etmesi nedeniyle seçime katılmaması seçimin politik meşruiyetini zayıflatacak olsa dahi hukuki geçerliliğine etki etmemektedir! Seçmen sandığa küsmüş, sandığın haberi yok misali…

 

Seçmen tepki, kızgınlık, kırgınlık, ilgisizlik ya da boykot gibi çeşitli nedenlerden dolayı seçime iştirak etmese de sandıktan bir şekilde irade çıkacak ve 50 kişilik milletvekili listesi seçilmiş olacaktır. Oy kullanmamak kişinin ülkeyi kim yönetirse yönetsin demesi, bir bakıma boş vermişliğin ifadesidir.

 

Gelişmiş batılı ülkelerin bazılarında da seçimlere katılım oranları düşük seviyelerde kalmaktadır. Ancak bu ülkelerde hangi parti iktidara gelirse gelsin kurumsallaşmış oturmuş bir sistem bulunmasından dolayı halk için kimin seçileceği bizdeki kadar önem taşımamaktadır!

 

Sandığa Yansımayan İrade

 

Seçim sisteminde yapılan yeni düzenlemelerin ardından “karma oy karmaşık oy’a” dönüşmüştür. 7 Ocak seçimlerinde yanlış oy kullanımına bağlı olarak büyük oranda iptallerin yaşanacağı aylardır dile getirilmeklerdir.

 

Karma oy seçmenin net iradesini yansıtmamaktadır. Karma oy sadece kişileri öne çıkartmaktadır. Karma oy kullanan kişiler aynı anda birden fazla ve birbirine taban tabana zıt ideoloji ve vaatleri olan partilere oy verebilmektedir. Örneğin karma oy kullanan bir kişi Kıbrıs konusunda aynı anda hem federal çözümden yana olan adaylara, hem de iki devletli çözümden yana olan adaylara oy vermektedir! Karma oy sonuç itibari ile seçmenin net iradesini ortaya koymasını engellemektedir.

 

7 Ocak seçimlerinde gerek oy iptalleri nedeniyle gerekse seçmenin oy vermeye gitmemesi nedeniyle halkın belli bir bölümünün iradesi sandığa yansıyamayacaktır. Seçmenin bu anlamda bu konuyu doğru bir şekilde değerlendiresi gerektiğini düşünüyorum.

 

Seçmen sandığa gitmeli ve kendisine en yakın partiyi seçerek mührünü verdikten sonra o parti içerisinde dilediği adaylara tercih verebilmektedir. Seçmenin iradesini kullanmaması kendisini ve kendisinden sonra gelecek olan nesilleri etkilemektedir.

 

Özellikle sosyal medya başında oturduğu yerden seçmeni sandığa gitmemeye ya da gitse dahi karma oy kullanmaya yöneltmek isteyenlere karşı dikkatli olmak gerekiyor. Sonuç itibarı ile siz sandığa gitseniz de gitmeseniz de seçime katılanlar milletvekillerini dolayısı ile iktidarı belirleyeceklerdir. Seçmenin sandığa gitmemesi çözüm değildir!

 

(Bu yazı 16 Aralık 2017 tarihinde Kıbrıs Postası gazetesinde yayınlanmıştır.)