Dünyanın yüz ölçümü en büyük ülkesi. Yaklaşık 144 milyon nüfusu var. Uzaya ilk insanı gönderen ülke. Çok ünlü bir başkanları var. CNN’de adının geçmediği gün yok desek yanlış olmaz. Bizim yanı başımızda. Türk kökenli yaklaşık 15 milyon kişinin yaşadığı en büyük Türk memleketlerinden biridir. Ha bir de bugünlerde ünlü hava savunma sistemleri S-400’leri aldığımız ve her gün konuştuğumuz ülke. Rusya…

 

Rusya’nın dijital ekonomi kodları yaptığım okumalar sonrasında şu şekilde belirdi bende. Yaptırımlar sonrasında tüm yaratıcılığını ve kaynaklarını kullanıyor. Daha güçlü ve çevik bir ekonomi için teknolojiye sarılan bu ülke, doğru iş birlikleri ile yol alıyor. Rusya Başbakanı Medvedev geçtiğimiz Ocak ayında Rus Dijital Ekonomi Programları için 5 yıllık ve bütçesi 26.2 milyar dolarlık bir programa imza attı. Bu bütçe yerel hükümetler tarafından değil, Moskova’nın cebinden çıkacak. Ciddi büyük bir altyapı çalışması. Rusya yaptırımlardan sonra kendisi için yeni fırsatlar yaratmaya çalıştı ve başarıyor da… Mesela Mısır’daki Rusya Sanayi Serbest Bölgesi (2021) ve Hindistan için arzu edilen başka bir Rusya Serbest Bölgesi. Bunların yanı sıra özellikle Avrupalı tarım üreticilerinin yaptırımlardan dolayı Rus pazarına girememesine çözüm olarak da Avrupalı tarım işletmelerinin Rusya’da yapılanmasının önünü açıldı. Rusya’nın kurucularından olduğu Avrasya Ekonomik Birliği’nin İsrail, Singapur, Hindistan, Mısır ve İran gibi ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları imzalayacağına yönelik söylentiler de bir yıldır etrafta dolaşıyor. Rusya Dijital Ekonomisi de yaptırımlar sonrasında Rusya’nın özellikle altını çizdiği ve hızla büyümeye odaklandığı alanların başında geliyor. Örneğin 5G’de Rusya AB’nin önünde görünüyor.

 

2025 itibarıyla Rusya’da nüfusun yüzde 80’i 5G’ye kavuşmuş olacak. Öte yandan Çin’in Bir Yol Bir Kuşak projesi Rusya’yı oldukça heyecanlandırıyor. Zira Çin ve AB arasında mükemmel bir şekilde konumlandıklarını biliyorlar. Aynı şey Türkiye için de geçerli değil mi? Rusya her yeni açılımında yeni teknolojilerin altını çiziyor. Rusya, AB yapılanmasına benzer bir yapıda kurguladığı Avrasya Ekonomik Birliği ile, bölgede blokzinciri gibi teknolojileri de kullanarak kendini kritik bir lojistik üs olarak konumlandırmayı planlıyor. 2018 sonlarında Shanghai’da gerçekleşen 9. Infoforum konferansında Rus Dijital Kalkınma ve İletişim Bakanı Noskov Çin ve Rusya’nın “dijital ekonomide mükemmel iş birliği fırsatları olduğunu” söylüyordu.

 

Global rekabetin temelinde dijital ekonomi var. Bu arada terminolojiyi artık doğru kullanalım. Teknoloji değil. Bilişim değil. Dijital altyapıda yükselen yeni ekonomiye dijital ekonomi diyoruz.

 

Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ndeki gelişimi çok önceden görerek fırsata dönüştüren ülkelerin başında Çin geliyor. Çin 1970’lerde kurulmuş güçlü Çin dijital ekonomisi hayalinin peşinde hızla koşuyor. Yazılarımı takip edenler bilir, Çin’in öne geçtiği alanları biliyoruz. Ülkemizde de heyecanla 5G projelerimizi tartıştığımız bugünlerde Çin, 2020 ve 2030 arasında, 411 Milyar dolar harcayarak tüm telekom altyapısını 5G’ye güncelleyeceğini duyurdu. Çin’in yüzde 6 büyüdüğü dönemde Çin dijital ekonomisi yüzde 20’lere yakın büyüyordu. Rusya “neden aynı hızda ben de bunu başaramayayım” diyor sanki.

 

Zira Rusya da benzer bir yaklaşım içinde. Bilgi ve iletişim altyapısını hızla geliştirmeye çalışıyor. Bu bağlamda Çin ve Rusya çok yakın çalışıyorlar. İki ülkenin liderleri 30’dan fazla kez görüştü bugüne kadar. Bu toplantılardaki genel tema dijital ekonomi iş birlikleri… 2018’de 9’ncusu gerçekleşen Infoforum Konferansı da iki ülke arasında inovasyon ve dijital ekonomi bağlamında geniş çapta kurumların bir araya geldiği bir toplantı.

 

Bu toplantılarda dijital şehirler, yeni nesil finans, siber güvenlik, blokzinciri de dahil olmak üzere çok sayıda dijital ekonomi başlığı tartışılıyor ve iş birlikleri araştırılıyor. Huawei’nin geçtiğimiz haftalarda Rusya’nın en büyük mobil operatörü MTS ile gerçekleştirdiği 5G altyapı anlaşması da böyle bir toplantıdan çıkmış olmalı.

 

Rusya’yı Çin’in pazar potansiyeli de heyecanlandırıyor olsa gerek. Çin orta sınıfının 2020 itibarıyla 550 milyona genişlemesi bekleniyor. İşin ilginç yanı, dünya nüfusunun yüzde 20’sine sahip olan Çin, tarıma elverişli toprakların sadece yüzde 5’ine sahip. Çin tarım ve enerji fakiri bir ülke. Rusya’da enerji var. Ve bu iki ülke arasında çok sıkı ve büyüyen bir dijital ekonomi ortaklığı var.

 

“Rusya’nın Kodları”

 

“Rusya’nın Kodları” bu yazının başlığına da ilham olan, akıcı ve Rusya’yı daha iyi anlamanıza yardımcı olacak kitabın adı. Bu kitap Rusya’nın önde gelen okullarından Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler (MGIMO) Üniversitesi’nden (Henry Kissinger tarafından “Rusya’nın Harvard’ı” olarak adlandırılmıştır) doktorasını almış, uluslararası ilişkiler ve enerji konularında özgün ve milli bakış açısı ile dikkat çeken Doç. Dr. Volkan Özdemir tarafından kaleme alınmış. “Rusya 101” olarak nitelediğim bu kitabı kesinlikle herkese tavsiye ederim. Rusya sabah akşam gündemimizde olan bir ülke. Yanı başımızda. Ama çok azımız bu ülke hakkında bilgi sahibiyiz. Bunu bugün değiştirelim.

 

Rusya’da 5G

 

Geçtiğimiz şubat ayında Putin şunları söylüyordu: “Bu yıl milli dijital ekonomimizin altyapısını oluşturacak adımlara yönelik master planı ortaya koymamız gerekiyor. Bu planda beşinci jenerasyon telekomünikasyon ağı, veri depolama ve işleme teknolojileri olmalı. Bu projede yüzümüzü geleceğe çevirmeliyiz. Önümüzdeki birkaç yılın hedefi yüksek hızlı Internet’e hazır olmak ve şirketlerimizi 5G’de çalışır hale getirmek” Rusya 5G konusunu izole bir teknoloji olarak değil, tamamıyla Rus Dijital Ekonomisi’nin altyapısı olarak değerlendiriyor. Bu çerçevede 2024 Dijital Ekonomi programı 5G’nin 300 binden yüksek nüfusu olan tüm şehirlerde çalışıyor olması sağlanacak. Mobil operatörler MTS, Vimpelcom ve Megafon 5G’yi test ediyor bugün. Haziran ayının ilk yarısında Çin lideri Jinping “iyi arkadaşım” dediği Putin’le 30. kez bir araya geldi. Bu görüşmeden sonra ABD’ye artık satış yapamayan Çin merkezli telekom devi Huawei’nin Rusya’da MTS ile birlikle 2019-2020 döneminde 5G geliştirme projesinde iş birliği yapacakları duyuruldu. MTS Rusya’nın en büyük mobil operatörü.

 

Rusya’da Yapay Zekâ

 

Putin 27 Şubat’ta milli yapay zekâ master planının oluşturulması ve 25 Haziran’da (bugün) duyurulması için süreci başlattı. Bugünlerde Rusya’dan gelecek her türlü yapay zekâ haberlerini sosyal medyada (Twitter)’da paylaşacağım. Ben de çok merak ediyorum Rusya’nın nasıl bir yapay zekâ master planı duyuracağını… 2017 yılında Putin “yapay zekâda hangi ülke en güçlü olursa dünyayı da o yönetecek” demişti. Eğer şu andaki resme bakarsak Putin’in argümanına göre bugün bu ülke belli. Putin yapay zekâ teknolojilerini özellikle STEM, yani mühendislik ve sayısal eğitim altyapısını güçlendirmede kullanmaktan yana. Mühendislik ve sayısal eğitim altyapılarıdır ülkeleri güçlü yapan. Ölçemediğinizi geliştiremezsiniz demiştik. İşte benim Türkiye Dijital Ekonomi Endeksi yaratalım yazımı okuyanlar bilirler bu konunun kritik olduğunu. Bu resimde Rusya’nın en büyük 15 bölgesinin dijital endeks bilgileri var.

 

Yazıyı bitirirken bu ülkeyi, liderini, ve vizyonunu biraz daha detaylı anlamak isteyenlerin ilgisini çekecek bir belgeselden bahsetmek istiyorum. Unutulmaz JFK filminin yönetmeni ve yaşayan en iyi 3 yönetmen arasında kesinlikle yer alabilecek Oliver Stone, Rus lider Putin ile ABD’deki bir televizyon kanalı için 2017 yılında belgesel formatında “Putin röportajları” adını verdiği mülakatları gerçekleştirdi. Yaklaşık birer saatlik 4 bölümden oluşan bir belgesel bu. Bu mülakat için çekimler aylarca sürmüş. Sonuçta her Oliver Stone çalışmasında olduğu gibi tadına doyulamayan doğal ve samimi bir yapım çıkmış ortaya. Mülakatın ilk bölümüne ait link aşağıda. Diğer bölümlere de arama motorundan siz ulaşabilirsiniz.

 

https://youtu.be/QvlKSbYkTXI

 

(Bu yazı 26 Haziran 2019 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanmıştır.)