İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) 31. dönem dışişleri bakanları toplantısı için 14-16 Haziran tarihleri arasında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Türkiye’ye gelmiştir. Ankara’nın özel davetiyle ilk defa bir Rus Dışişleri bakanının temsil edildiği İKÖ toplantısında, içerisinde yaklaşık 20 milyon Müslüman nüfus barındıran Rusya Federasyonu’na gözlemci statüsü verilmiştir. Bu toplantı vesilesiyle bulunduğu İstanbul’da yazılı bir açıklama yapan Lavrov, 'Uzlaşma arayışının, Kıbrıs'taki hem Rumlar, hem de Türklerin yasal çıkar ve kaygıları dikkate alınarak, gönüllü esasta olması gereğinden hareket ediyoruz. Rusya, Kıbrıs Türklerine mali ve ekonomik yardım yapılması yönündeki adımları destekler. Bu yardımlar, BM'nin Kıbrıs ile ilgili kararlarını ihlal etmeyecek uluslararası mekanizmaların kurulması koşuluyla yapılmalıdır.' demiştir. Lavrov, bu toplantı esnasında KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile de bir araya gelmiştir.

 

Daha önce bütün uluslararası platformlarda Kıbrıs’ın Rum kesimini destekleyen klasik Rus dış politikası dikkate alındığında Lavrov’un bu girişim ve açıklamaları oldukça önemlidir. BM Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs'la ilgili karar tasarısına karşı veto hakkını kullanan ve böylece Papadopulos'u, Annan planını başarısızlığa uğratma hareketlerinde bulunmaya teşvik etmiş olan Moskova, kısa bir süre içerisinde önemli bir politika değişikliğine giderek Kıbrıslı Türkler yönünde bir eğilim göstermiştir. Şimdi Rusya'nın diplomatik faaliyetlerinin Kıbrıslı Türklere yönelmesi ve Türkiye'nin İKÖ'deki rolünün güçlenmesi, bölünmüş adadaki durumu Türkler lehine ciddi şekilde etkileyebilir. Moskova’nın tutum değişikliğine gitmesinin önemli nedenleri arasında Rusya’nın İKÖ içerisinde ve İslam ülkeleri nezdinde konumunu güçlendirmeye çalışmasının Türkiye’nin İKÖ içerisinde güçlü bir konuma geçmesiyle aynı zamana denk gelmesi ve Rusya’nın Ankara’yı bu konjonktür içerisinde karşısına almak istememesi gösterilebilir. Zira, Rusya toplantıya Ankara’nın özel davetiyle gelmiş ve gözlemci statüsünün alınmasında Türkiye’nin önemli rolü bulunmuştur. Diğer taraftan Çeçenistan sorunu sebebiyle Arap dünyasında önemli sorunlar yaşayan Rusya bu dönemde İKÖ’nün güçlü ülkesi Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Yanısıra; uluslar arası ortamda ve BM kararlarında KKTC’ye yönelik tutumun değişmesi ve İKÖ’nin KKTC’yi “Kıbrıs Türk Devlet” olarak tanımlaması da önemli rol oynamıştır.