Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev, 31 Mart 2014 tarihinde Kırım’a ziyarette bulundu.  Kabinedeki bazı bakanlarla Kırım’a giden Medvedev, bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınması için destek sözü verdi. Medvedev,  Kırım’da memurların ve emeklilerin maaşlarını artırma, eğitim, sağlık ve altyapı yatırımları vaatlerinde bulundu. Başbakan Medvedev, Kırım’ı turistler için cazibe merkezi haline getireceklerini, yatırımları teşvik için özel ekonomik bölge ilan edeceklerini belirtti. Öte yandan, Medvedev’in ziyareti Ukrayna tarafından kınandı ve Moskova’ya nota verdi. Rusya ve ABD Dışişleri Bakanlarının, Moskova-Kiev gerilimini görüşmek üzere pazar günü Paris’te gerçekleştirdikleri görüşmeden de bir sonuç alınamadı.

 

Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev'in Kırım ziyareti hakkında Erciyes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Post-Sovyet Ülkelerde Milliyetçilik ve Dış Politika Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Halit MAMMADOV, TÜRKSAM için değerlendirmelerde bulundu:

 

“Kırım ve Sivastopol’un sosyo-ekonomik gelişimi 31Mart’ta Kırım’ı ziyaret eden Rus Başbakanı Dmitri Medvedev’in ana gündemini oluşturmuştur. Ayrıca Kırım Federal Üniversitesinin tesisi konusu da yerel yöneticilerle müzakere edilmiştir. Kırım’da mevcut olan stratejik limanların modernize edilmesi de dikkat merkezinde olmuştur. 31 Mart’ta Rusya Federasyonu Hükümeti içinde Kırım Bakanlığı kurulmuştur. Oleg Savelyev Kırım İşlerinden Sorumlu Bakan olarak atanmıştır. Medvedev’in ziyaretinin en önemli boyutu ise Kırım’ın Rus toprağı olduğunu dünyaya göstermektir. Bu bağlamda Rus yetkilerinin Kırım ziyaretleri yükselen trendle devam edecektir.

 

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ziyareti egemenlik ihlali olarak değerlendirmiş ve Rusya’nın uluslararası hukuk normlarını sert bir şekilde çiğnediğini beyan etmiştir. Medvedev’den önce Kırım’ı Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ziyaret etmiştir. Medvedev’in ziyareti Paris’te Ukrayna sorununu konuşmak için bir araya gelen Kerry – Lavrov görüşmesinden birkaç saat sonra gerçekleşmiştir. Lavrov, Kiev yönetimi ile görüşmelere hazır olduklarını söylemiş, taraflar daha fazla bir araya gelerek Ukrayna sorununda ortak nokta bulma konusunda anlaşmışlardır. Ukrayna sorunu sadece Doğu Avrupa’da değil, Avrasya anakarasının her noktasında jeopolitik depreme yol açabilecek karmaşık bir sorundur. Ukrayna sorununun hangi istikamette ilerleyeceği muammalı olsa da Rusya’nın Batı’dan farklı olarak sorunu “daha iyi etüt ettiğini” ve “satranç tahtasında” atılacak her jeopolitik hamleyi ve sonucu önceden tahmin ettiğini gözlemlemek mümkündür. Rusya’nın kazanacağı her “satranç hamlesi” “jeopolitik cesarete” neden olmaktadır.  Bu noktada sadece Doğu Avrupa değil, Avrasya’nın diğer stratejik bölgeleri de “jeopolitik tehdide” maruz kalabilir.”