TÜRKSAM Genel Sekreteri Gencehan Babiş, rahip Andrew Brunson kararını İnternethaber’e değerlendirdi. Kararın Türkiye için ABD ilişkilerinde önemli bir koz olacağını söyleyen Babiş, Türkiye’nin FETÖ lideri için ısrarını sürdürmesi gerektiğini kaydetti.

 

TÜRKSAM Genel Sekreteri Gencehan Babiş, mahkemenin rahip Andrew Brunson kararını Türkiye’nin iyi niyet göstergesi olarak yorumlanabileceğini söyledi. Bu hamleyle Türkiye’nin FETÖ lideri konusundaki ısrarını sürdürmesi gerektiğini belirten Babiş, kararın piyasalara olan etkisinin ise kısa süreli olacağını kaydetti.

 

Gencehan Babiş, Rahip Andrew Brunson ile ilgili İzmir İkinci Ağır Ceza Mahkemesi’nin ev hapsine çıkarılmasına ilişkin kararını ve bunun Türkiye – ABD ilişkilerine etkilerini İnternet Haber’e değerlendirdi.

 

Brunson’ın tutukluluğunun ABD ile olan ilişkilerin gerilmesinin kaynaklarından biri olduğunu söyleyen Babiş, her iki ülke liderin rahip Brunsun’a ilişkin açıklamalarını hatırlattı. İşte Babiş’in açıklamalarından satır başları:

 

“Andrew Brunson’ın tutukluluğu, Türk – Amerikan ilişkilerinde gerginlik kaynaklarından birisi olarak karşımıza çıkıyor. Hatta konuyla ilgili olarak ABD Başkanı Donald Trump Nisan ayında “Ona ajan diyorlar ama ben ondan daha ajanım” ifadelerini barındıran bir tweet atmış, ardından geçen hafta Twitter üzerinden bir başka açıklamasıyla Brunson’ın serbest bırakılması konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunmuştu.

 

İzmir’de FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanan rahip Andrew Brunson ile ilgili adli süreç Türk yargısı tarafından yürütülmektedir ve bizim itimat etmemiz gereken Türkiye Cumhuriyeti’nin yasaları çerçevesinde verilecek olan karardır. Yalnız, bu tip davalarda adli boyutuna ek olarak yadsınamaz bir siyasi boyut da bulunur. İzmir İkinci Ağır Ceza Mahkemesi’nin sağlık sorunları sebebiyle ev hapsine alınmasına dair karar, ABD’ye karşı Türkiye’nin bir iyi niyet beyanı olarak da görülebilir. Türk tarafı tamamen rövanşist bir tavır içerisinde olsa Brunson’ı hapiste tutmaya devam edebilirdi. Brunson artık evine gelecek; ama madalyonun diğer tarafında, Türkiye’nin iadesini istediği Pensilvanya’daki evinde rahat rahat yaşayan FETÖ elebaşı bulunmaktadır. Türkiye, bu iyi niyet beyanın karşılığında ABD’den isteklerine ilişkin ısrarlarını daha da artırarak bir sonuç almaya çalışmalıdır. Bir diğer deyişle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FETÖ elebaşının iadesine ilişkin “ver papazı, al diğer papazı” formülünün buradan hareketle hayata geçirilmesinin yolları aranmalıdır.

 

“İkili İlişkilerde Gelgitli Bir Süreç Var”

 

Türkiye ve ABD arasındaki asıl sıkıntılardan birisi ABD’nin terör örgütlerine verdiği desteği sonlandırmamasıdır. Özellikle Suriye’de Türkiye – ABD ilişkilerinde son dönemde Menbiç noktasından hareketle bir yumuşama sürecine girildiği ve diyalog mekanizmasının belirli sonuçlara ulaştığını görüyoruz ama YPG’ye verilen destek tamamıyla bitmiş değil. Diğer yandan ABD’den Türkiye’ye F – 35 satışının askıya alınması gündemde olan bir konu; bu Türkiye’nin Rusya’dan S – 400 almasına ilişkin bir cevap olarak okunabilir. ABD’de Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması bir endişe kaynağı oluşturuyor. Öte yandan ABD, İran’ı bölgede izole etmek ve etkisini sınırlamaya dönük bir kuşatma altına almak istiyor; ama Türkiye, İran ile ilişkilerinde çıkarlarına gölge düşürmemek adına bu yaptırıma uyma gibi bir zorunluğu olmadığını ifade etti. Öte yandan ABD’deki Zarrab Davası, hükümet tarafından bir komplo olarak algılanmıştı. ABD’deki Türk büyükelçilik konutu önünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı protesto eyleminde çıkan kavga sonucu iki Türk vatandaşı hakkında verilen hapis kararı Türkiye’yi rahatsız etmişti. İkili ilişkilerde bu başlıkların oluşturduğu gündemde gelgitli süreçten bahsedebiliriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın siyasi retoriği birbirine benziyor. Kişisel istişare mekanizmalarını daha fazla devreye sokmaları sürece iyi katkılar yapabilir.

 

“Piyasalarda Olumlu Etki Kısa Sürelidir”

 

Brunson’ın yurtdışına çıkış yasağı konularak ev hapsine alınması ilk olarak, Türkiye ekonomisinde olumlu sinyallere ortam hazırladı; ama bu gibi gelişmeler kısa vadelidir. Bu tarz olumlu etkilerin devamı için tarafların birbirine problemlerin oluştuğu farklı alanlarda güven vermesi gerekiyor. Söz konusu karar ilişkilerdeki gerginliğin bir yerde frenlenmesine ilişki pozitif bir adım olabilir ama sorun tek noktada değil. Brunson meselesi ABD’nin hassasiyet gösterdiği bir konu ama bunun ötesinde ABD’den Türkiye’ye yönelik atılan adımların tek amacı da Brunson’ın salınmasına ilişkin ortam oluşturmak dersek konuya dar bir pencereden bakmış oluruz. İkili ilişkilerde çeşitli temasların sürdüğü, sorunların devam ettiği birçok yer var.”