12 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kırım Tatar Milli Meclisi eski Başkanı Mustafa Cemil Kırımoğlu arasında önemli bir görüşme gerçekleşti. Görüşmelerde Kırım Tatarlarına verilen güvenlik garantileri konusunun gündeme getirildiği ifade edildi. Kırımoğlu, Rusya devlet başkanın “20. Yüzyılda büyük acılar yaşayan Kırım Tatarlarının bir kez daha benzer trajediler yaşamayacağına” dair söz aldığını belirtti. Görüşme Tataristan’ın eski Cumhurbaşkanı Mintimer Şaymiyev aracılığıyla gerçekleşti. Mustafa Kırımoğlu, Putin ile görüşmeden önce Ukrayna Başbakanı Arseni Yatsenyuk’la fikir alışverişinde bulunduğunu belirtti. Böylelikle Kırımoğlu, 200 yıl aradan sonra Rus bir liderle görüşen ilk Tatar lider oldu. Mustafa Kırımoğlu, görüşmenin ardından Ukraynalı gazetecilere yaptığı açıklamada, gerek duyulduğu takdirde görüşmelerin sürdürülmesi konusunda anlaşma sağlandığını bildirdi.

 

12 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kırım Tatar Milli Meclisi eski Başkanı Mustafa Cemil Kırımoğlu arasında gerçekleşen görüşmeyi Tatar halkı açısından Erciyes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Post-Sovyet Ülkelerde Milliyetçilik ve Dış-politika alanında uzman; Yrd. Doç. Dr. Halit Mammadov, TÜRKSAM için değerlendirdi:

 

“12 Mart’ta Vladimir Putin’le telefon görüşmesi yapan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu (Djemilev), Kırım Tatarlarının Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden yana olduğunu belirtmiştir. KırımoğluPutin ile görüşmesinde olası güç kullanımının oluşturacağı negatif ortamdan bahsetmiştir. Kırım’a Rus askerlerinin sevk edilmesi ve bu durumun oluşturduğu gergin hava Kırım Tatarlarını tedirgin etmektedir.  Kırım Tatarları, bu durumun Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini düşünmektedirler.  1994 yılında Rusya, ABD ve İngiltere üçlüsünün Ukrayna ile imzaladığı anlaşma Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü garanti altına almıştır.  Bunun karşılığında Ukrayna, SSCB döneminden kalan nükleer silahlarından vazgeçmiştir. Kırımoğlu, Putin ile görüşmesinde yaşanan bu süreçte Kırım Tatarlarının büyük tehditler karşısında kalabileceği kaygısını paylaşmış ve söz konusu anlaşmanın önemini vurgulamıştır. Putin Kırım Tatarlarının bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için elinden geleni yapacağını belirtmiştir. Rusya, Kırım Tatarlarını karşısına almak istememektedir. Rusya Federasyonu içinde hatırı sayılır bir Tatar nüfus vardır ve Kırım Tatarları ile yaşanacak herhangi bir olumsuzluk iç politik dengeleri etkileyebilir. Putin – Kırımoğlu görüşmesine bu perspektiften bakmakta fayda vardır. Putin Kırım Tatarlarının yaşan süreçte tarafsız kalmalarını arzulamaktadır. Diğer yandan, Putin Kazan Tatarlarını ve Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhurbaşkanı Şaymiyev’i Kırım Tatarlarını ikna etmek için görevlendirmektedir. Amaç Kırım Tatar halkının tarafsız kalmasını sağlamak ve bölgedeki Rus varlığını pekiştirmektir. Rusya ayrıca Kırım’daki oluşacak güvenlik zafiyetinin en çok Tatarlara zarar vereceğini iddia etmektedir.

 

Putin- Kırımoğlu görüşmesi Rusya’nın jeopolitik planlarını değiştirmemiştir. Rusya Kırım’ın bağımsız olması için tüm imkânlarını kullanacaktır. Fakat Kırım’ın Rusya’ya otonom bir bölge şeklinde bağlanması olası değildir. Kırım, muhtemelen daha önce yaşanan Abhazya ve Güney Osetya örneklerinde olduğu gibi Rus yörüngesinde “bağımsız” olarak varlığını sürdürecektir” olarak değerlendirdi.