Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, 25 Nisan 2005 tarihinde ülkenin bütün bürokrasi, askeri ve yönetim elitlerinin toplandığı “Federal Toplantı”da 6. kez ulusa sesleniş konuşması yapmıştır. Rusya Federasyonu’nda adeta gelenek haline gelen ve hükümetin gelecek yönelimlerinin belirlendiği toplantıda Devlet Başkanı Putin çeşitli konulara ait görüşlerini Rus halkı ile paylaşmıştır.

 

Başkan Putin’in 2004 yılına; “2010 yılında kadar GSMH’yi iki katına çıkarmak”, “2008 yılına kadar Rus Rublesi’ni tam olarak konvertibıi hale getirmek”, “fakirliği üçte bir oranında azaltmak” gibi iddialı hedefleri hatırlandığında, bu manada 2005 yılı konuşması “formal” ve sosyal konuların ön plana alındığı bir konuşma olarak nitelendirilebilir. Putin 6. ulusa sesleniş konuşmasında genel olarak; federal reformlardan bahsederek, Rusya’nın 88 olan federal bölge sayısının azaltılması, yazılı ve özelikle de görsel basın üzerindeki finans gruplarının etkinliğinin kırılması, muhalefet partilerinin medya araçlarından eşit oranda istifade etmesi, devletin güçlendirilmesi, vergi toplanmasının güçlendirilmesi, ticaret ve üretim üzerindeki bürokratik baskıların azaltılması gibi konuların önemine değinmiştir. Putin’in bürokrasinin azaltılmasına yönelik mesajları ve yabancı sermayenin Rusya için taşıdığı değeri belirtmesi, Rusya’nın Batı toplumuna entegre olma isteği olarak değerlendirilebilir. Putin aynı zamanda Rusya’yı büyük bir Avrupa milleti olarak da değerlendirmiştir.

 

Rus dış politikasına ve küresel gelişmelere neredeyse hiç değinmeyen Putin, daha çok toplumsal konulara değinmiş ve içe dönük mesajlar vermiştir. Başkan Putin, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasını, geçen yüzyılın en büyük jeopolitik faciası olarak değerlendirmiş ve Rus halkı için bu facianın bir drama dönüştüğünü ifade etmiştir. Çeçenistan krizi üzerinde çok fazla durmayan Putin, Parlamento seçimlerinin bölgedeki krizi sona erdirecek yegane çözüm olduğunu söylemiştir. Genel olarak devlet ve toplum kavramları üzerinde duran başkan Putin, Rusya’da doğum oranının artırılması, göç ve genel olarak iş gücü göçünün iyi ayarlanması, maaşların artırılması, alkolden kaynaklanan ölümler ve trafik kazaları gibi toplumsal konular üzerinde de durmuştur. Putin’in konuşması esnasında özellikle “devlet”, “toplum”, “demokrasi” gibi kavramlar üzerinde durması ve 48 dakikalık konuşmasında 35 defa “devlet” sözcüğünü kullanması bu kavrama verdiği önemi göstermektedir. Demokrasi konusuna da sıkça değinen Putin, son dönemde bu konuda yapılan eleştirilere göndermede bulunarak demokratikleşme yönünde atılacak adımların kendilerine ait olacağı ve kimsenin buna karışamayacağı hususunun altını çizmeyi ihmal etmemiştir.

 

Putin’in konuşmasına tepkiler farklı olmuştur. Duma Başkan Yardımcısı Lubov Sliska’ya göre Putin’in konuşmasından hükümette yakında bazı değişiklikler olacağı sonucu çıkarılmaktadır. Putin’in konuşması genel olarak manevi tonu yüksek ve önceki konuşmalara göre daha “liberal” bir konuşma olarak değerlendirilmiştir.

 

Kremlin’in Mermer Salonu’nda gerçekleşen Federal Toplantı’ya Duma’nın alt ve üst kanadı milletvekillerinin yanısıra, hükümet üyeleri, valiler (Gubernator), bazı yabancı misyon şefleri ve diğer bürokratlar katılmıştır. Rusya’da devlet başkanının Federal Toplantı’da ulusa seslenişi yılın en önemli iç politik hadiselerinden birisi olarak görülmektedir.