Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 14 Kasım 2005 tarihinde imzaladığı kararnameyle hükûmette, Kremlin yönetiminde ve Federal Bölge Temsilciliklerinde bir dizi değişiklikler yapmıştır. Buna göre Putin’in “en güvendiğim adam” diye nitelendirdiği Savunma Bakanı Sergey İvanov bu görevinin yanı sıra başbakan yardımcılığına atanmıştır. Bununla beraber Putin, Devlet Başkanlığı Genel Sekreteri Dimitri Medvedev'i de Başbakan birinci yardımcılığına atamıştır. Boşalan Genel Sekreterlik görevine de petrol üretimi açısından zengin bir bölge olan Tümen bölgesi Valisi Sergey Sobyanin getirilmiştir. Kremlin’in Putin’den sonra en yüksek pozisyonuna petrol şirketleri tarafından lobi çalışmaları yapılan Sobyanin’in getirilmesi, hem bu şirketlerin bir başarısı, hem de Rus dış politikasında en önemli araçlardan biri hâline gelen enerji konusunda Tümen bölgesinin yönetiminde tecrübe kazanan birinin getirilmesi olarak değerlendirilebilir.

 

Putin Federal Bölge temsilciliklerinde de bazı değişikliklere gitmiş, Rusya Federasyonu’nu yedi bölgeye ayırmış ve her bir bölgeye devlet başkanının özel temsilcisini atamıştır. Putin Başkurdistan Baş Savcısı Aleksandr Konovalov’u Volga bölgesine ve Kazan Belediye Başkanı Kamil İshakov’u da Uzak Doğu bölgesine “başkanlık temsilcisi” olarak atamıştır. Bu bölgelerde görev yapan eski Başbakan Sergey Kriyenko ve Konstantin Pulkovski'nin ise başka görevlere atanacakları bildirilmiştir. Kiriyenko’nun atom enerjisinden sorumlu kurumun başına getirilmesi ihtimal dahilindedir.

 

Putin’in ikinci dönem Devlet Başkanlığı görevinin sona ermesinden sonra 2008 yılında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerine katılmayacağını açıklaması, Rusya’da Putin sonrası tartışmaların kamuoyu gündeminde üst sıralara taşınmasına sebep olmuştur. Şimdi bu yeni kadro hareketiyle, aslında Rusya’da en çok merak edilen “halef” sorusuna kısmen cevap verildiği yorumları yapılmaktadır.

 

Başkanlık sisteminin hakim olduğu Rusya Federasyonu’nda her zaman gölgede kalan hükûmetin ve başbakanlık sisteminin Putin tarafından bilinçli bir şekilde giderek güçlendirildiği görülmektedir. Putin’in en çok değer verdiği bürokratlarından ikisini hükûmette güçlü bir konuma getirmekle, hem reformlara verdiği önemi gösterdiği, hem de Başbakan Fradkov'un pozisyonunu zayıflattığı görülmektedir. Fradkov’un ilerleyen tarihlerde bu görevinden azledilerek yerine Medvedev’in getirilmesi de mümkün görünmektedir.

 

Daha önce de Kremlin’in iki numaralı ismi Dimitri Kozak’ı önce Başbakanlık Müsteşarlığına, ardından da Devlet Başkanının Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya’yı da kapsayan Güney Federal Bölgesi Temsilciliğine atayan Putin’in, ülkede liberal tavırlarıyla bilinen Dimitri Mevedev’i Başbakan birinci yardımcılığına ve Siloviki (güvenlikçi ekip) olarak bilinen Savunma Bakanı Sergey İvanov’u da Başbakan yardımcılığına atamakla, aslında 2008 sonrası yönetimi tasarladığı ileri sürülebilir. Özellikle silovikilerin ülkede tepki toplamaya başlaması ve eski Sovyet coğrafyasında başlayan sivil devrimlerin Rusya’ya da sıçrayacağı ve burada bir liberal devrim olabileceği endişesi, Kremlin ekibi içinden liberal tavırlarıyla tanınan “emanetçi” bir Başkanın çıkarılmasını gündeme getirebilir. Diğer taraftan Ocak itibarıyla Ukrayna’da geçilmesi planlanan Başbakanlık sistemine yumuşak geçişin Rusya’da denenmek istendiği de söylenebilir. Zira, anayasal engel sebebiyle 2008 yılında Devlet Başkanı olamayacak olan Putin’in bu yeni sistemde güçlü bir başbakanlık rejimi oluşturarak kendisinin Başbakan olacağı yönünde yorumlar da yapılmaktadır. Son değişikliklerden sonra Putin’in 2008 yılında görevi bırakmasından sonra dahi Medvedev-İvanov-Kozak üçlüsünün Putin’in ekibi olarak Rusya’nın yönetiminde söz sahibi olmaya devam edeceği düşünülmektedir. Halef konusundaki tartışmalar için ise vaktin daha erken olduğu ve Putin’in sürprizleri sevdiğinin unutulmaması gerektiği düşüncesindeyiz. (ASAM)