Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, 27 Eylül 2005 tarihinde ülkede bir çok televizyon ve radyo kanalından canlı olarak yayınlanan geleneksel “halkla buluşma” konuşmasında yaklaşık 1 milyon sorudan, seçilen 57’sine cevap vermiştir. Rusya’da son günlerde en çok konuşulan konulardan birisi olan, Putin’in üçüncü dönem için devlet başkanlığı seçimlerine katılıp katılmayacağı yönündeki sorulara Putin açık bir cevap vermiş ve anayasadaki hükümler gereği, iki dönemden fazla devlet başkanlığı görevinde kalmayacağını ifade etmiştir.

 

Putin, ''…Hedefim; uzun vadeli gelişme için gerekli koşulların yaratıldığı ve böylece iyi yetişmiş genç yetkililerin iktidara gelebileceği bir ülke'' diyerek, bundan sonraki siyasi hayatı için bazı ipuçları vermiştir. Bu arada, Rus ROMIR şirketi tarafından yapılan bir araştırmada, Rusya halkının yüzde 60'ının, görev süresi 2008'de sona erecek olan Putin'in bir dönem daha devlet başkanı olarak kalmasını istediğini ortaya koymuştur.

 

Vladimir Putin, Rusya’nın son yıllarda gösterdiği gelişmeler konusunda şunları söylemiştir: “Ekonomimiz olumlu olarak gelişmeğe devam ediyor. Son yıllarda Rusya ekonomisinde yıllık olarak yüzde 7 büyüme elde edilmiştir. Bu gösterge, pek çok gelişmiş ülkelerin ve ekonomisi geçiş döneminde bulunan ülkelerin ilgili göstergelerinden bir hayli yukarıdadır. Geçen yıl ekonomide yüzde 7,1 artış elde edildi. Bu yıl yüzde 5,9 büyüme beklemekteyiz… Tüm bunlar sayesinde ülkede tamamen istikrarlı durum meydana geliyor. İnsanlar yaşamlarını planlayabiliyor. Tüm bunlar olgunlaşmış sosyal ve ekonomik problemlerin kapsamlı çözümüne geçiş yapılabilmesi için önkoşullar sağladı.”

 

Baltık ülkelerindeki Rus azınlığın sorunlarına değinen ve yine Ukrayna’daki Rus azınlığın durumu ile politik gelişmeleri de yorumlayan Vladimir Putin, Rusya ile Japonya arasındaki toprak uyuşmazlığı konusunda da şunları söylemiştir: “Japonya ile görüşmeleri sürdürülen dört Kuril adası Rusya Federasyonu’nun egemenliği altında bulunuyorlar. Bu, 2. dünya savaşının sonuçlarından biridir. Bu bakımdan her hangi bir sorunu görüşmek niyetinde değiliz. Kuril adaları sorunu çok hassas bir problemdir. Fakat ümit ederim ki, hatta eminim ki iyi niyetin olması durumunda her iki ülkenin ve sözü geçen bölgelerde yaşayan insanların çıkarlarına uygun olacak çözüm yolu her zaman bulunabilir.”

 

Putin, bir soru üzerine, Rusya'nın yakın bir zamanda benzeri olmayan yeni ''stratejik füze kompleksleri'' geliştireceğini belirterek,  ''Başka hiçbir ülkenin buna benzer füze donatısı yok ve yakın zamanda sahip olmaları da çok güç'' açıklamasını yapmıştır. Putin, bu füze komplekslerinin ses ötesi sistemle çalıştığını, füzelerin yükseklik ve yörüngelerini değiştirme yeteneğine sahip olduklarını söylemiştir. Aslında Putin’in bu açıklaması yeni değildir. Benzeri bir açıklamayı önce Şubat 2004’te dönemin Genel Kurmay Başkan Yardımcısı olan Baluyevski yapmış ardından da 17 Kasım 2004’te geleneksel “Ordu Komutanları Toplantısı”nda bu yeni silahlar Başkan Putin tarafından açıklanmıştır. Şimdi bu açıklamaların üzerinden neredeyse bir yıl geçmiş olmasına rağmen Putin’in yeniden bu konuya dönerek açıklama yapma ihtiyacı duyması Rusya’nın “üzerinde çalışıyoruz” denilen bu yeni silah sistemleri konusunda kayda değer bir ilerleme kaydettiğini göstermektedir. Askeri uzmanlar Putin’in bahsettiği silahların “Bulva” ve “Topol M” tipli füzeler olabileceğini belirtmektedirler.

 

Çeçenistan'dan bir vatandaşın sorusunu da yanıtlayan Putin, “Buradaki güvenlik güçleri aleyhinde, ihlallerden dolayı onlarca dava açıldığını belirtmiş ve bu adam kaçırmaların ardında eşkıyaların mı, yoksa güvenlik güçlerinin mi olduğunu kararlaştırmak çok zor'' demiştir. Çeçenistan'da işsizliğin giderilmesinde önemli mesafe kaydedildiğini söyleyen Putin, ''Çeçenistan’da, son 15 yıldaki zor olaylar yüzünden, işsizlik oranı yüksek seviyededir” demiştir.