Bugün (7 Mayıs 2009) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Prag ziyareti var. Cumhurbaşkanı Gül Prag’a "Doğu Ortaklığı" ve "Güney Koridoru" zirvelerine katılmak amacıyla gitmektedir. Avrupa Birliği dönem başkanı Çek Cumhuriyeti'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek zirvede ayrıca mini zirvelerin de gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Bu zirvelerin en önemlisi Azerbaycan ve Ermenistan Devlet Başkanlarının zirvesi ve ayrıca Gül ile bu ülke başkanlarının zirveleri gelmektedir. Ve tabi başta Nabucco olmak üzere enerji görüşmeleri de önem taşımaktadır. Zira Cumhurbaşkanı Gül, 8 Mayıs’ta Nabucco Projesi'nin görüşüleceği "Güney Koridoru Zirvesi"ne de katılacaktır.

 

Bütün bu toplantılar içerisinde gözler Gül’ün, Prag'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile ayrı ayrı görüşmesinde olacaktır. Yine aynı şekilde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın görüşmeleri de önemlidir. Bu zirveden önce ABD’de Dışişleri Bakanı Hilary Clinton’un ev sahipliğinde Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan arasında bir görüşme gerçekleştiğini de belirtmek gerekir.

                                        

Karabağ konusundaki görüşmelerin önümüzdeki hafta da devam edeceğini söyleyebiliriz. Bilindiği gibi bu amaçla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önce Azerbaycan'ı, birkaç gün sonra da Rusya'yı ziyaret ederek, Cumhurbaşkanı Aliyev ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile görüşmesi beklenmektedir. Yine hatırlatmak gerekirse Önceki gün de, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Birinci Yardımcısı Araz Azimov Ankara'da Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Ahmet Davutoğlu ile görüşmüştü.

 

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT bünyesinde faaliyet gösteren ve Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki sorunlarda arabuluculuk üstlenen MİNSK grubunun teşebbüsleri ile gerçekleşecek Aliyev-Sarkisyan zirvesi, Prag'daki Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliğinde yapılacaktır. Aliyev ile Sarkisyan arasındaki görüşmeye ABD adına Matthew Bryza, Rusya Federasyonunu temsilen Büyükelçi Yuri Merzlyakov ve Fransa'yı temsilen de Büyükelçi Bernard Fassier katılacaktır. Aliyev ile Sarkisyan görüşmesinde başta Azerbaycan topraklarındaki Ermeni işgali ile işgal altındaki Karabağ'ın gelecekteki statüsü olmak üzere iki ülke arasındaki problemler detaylı olarak ele alınacaktır. Zirve öncesinde yapılan açıklamalarda iki liderin daha önce hiç değinilmemiş konulara girecekleri belirtilmişti. Ancak önceki zirvelerde her konuya girilmiş olmakla beraber bu açıklamayı daha önce anlaşılamadığı için üzerinde fazla durulmayan konulara girileceği şeklinde algılayabiliriz.

 

24 Nisan öncesinde hızlanan Türkiye-Ermenistan görüşmelerinin bir “Yol Haritası” anlaşması ile neticelenmesinden sonra bu konudaki görüşme trafiğinin hızlandığı görülmektedir. Burada esas soru bu görüşme ve zirvelerden kısa vadede bir sonuç çıkıp çıkmayacağıdır. Kanaatimizce Prag Zirvesinden kısa vadede bir sonuç çıkmayacaktır. Zira Prag sonrasında bir de Petersburg zirvesi söz konusudur ki, asıl bu zirveye bakılması zaruridir. Zira ABD’nin bütün çabalarına rağmen bu sorunun orta yerinde Karabağ konusu durmaktadır ve bu konuda da Rusya anahtar rolü konumunu hala sürdürmektedir. Rusya hem AGİT Minsk Grubu’nun üç üyesinden birisidir, hem BM Güvenlik Konseyi daimi üyesidir ve hem de Ermenistan üzerinde ciddi etkiye sahiptir. Yine unutmamak gerekir ki, şimdiye kadar bir çok defa görüşen (iki ülke lideri daha ince 3 defa görüşmüşlerdir. İki lider ilk görüşmesini Haziran 2008’de Petersburg’da, ikinci görüşme Kasım 2009’da Moskova’da ve üçüncü görüşme ise 28 Ocak 2009’da Zurih’de yapmışlardı)

 

Aliyev ve Sarkisyan ilk defa geçtiğimiz yıl Kasım 2009’da Moskova zirvesinde bir belge üzerinde anlaşmış ve bu belgeyi imzalamışlardır. Şimdi Prag’da benzer bir belgeye imza atılabilir mi? Kanaatimizce Prag zirvesinin sadece konuşma çerçevesinde geçeceği ve bir bilgeye imza atılması ihtimalinin zayıf olacağı yönündedir. Bu görüşmenin daha çok Karabağ bölgesinin statüsü çerçevesinde geçeceği ve tarafların görüşlerini biraz daha netleştireceği söylenebilir. Bu görüşmelerde bütün gözler Ermenistan’da olacaktır. Zira Ermenistan’ın Dağlık Karabağ bölgesi hakkındaki fikirlerinin değişip değişmediğine göre bundan sonraki süreç hakkında bir fikir sahibi olunabilecektir.

 

Gürcistan’da 6 Mayıs’ta başlayan NATO tatbikatına daha önce katılacağını açıklayan ancak daha sonra hem Rusya’nın baskısı, hem de Gürcistan’daki darbe girişimini sebep gösteren, bununla beraber önceki hafta NATO Genel Sekreteri’nin Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne vurgu yapması gibi sebeplerle tatbikata katılmaktan son anda vazgeçen Ermenistan’ın özellikle de Dağlık Karabağ’ın statüsü konusundaki görüşlerinde herhangi bir değişme olmadığı takdirde Prag görüşmelerinde herhangi bir ilerleme olması ihtimal dahilinde değildir.