PKK teröristler nihayet gecenin karanlığından ve kötü hava koşullarından yararlanma becerisini de kazandılar. Yakın zaman kadar gece karanlığı çökmeden önce inlerine çekilen teröristler artık baskınlarında karanlıktan yararlanıyorlar. Baskınları ne zaman yağacağını, en zaman çökeceğini öğrendikleri yağmura ve sise göre ayarlıyorlar. Uydu haberleşmesinden, patlayıcı uzmanlığından, bilişim teknolojisinden sonra meteoroloji de artık terörün hizmetinde!

 

Etnik bölücü terör iki aydır ısrarla Beytüşşebap’a, Çukurca’ya, Şemdinli’ye saldırıyor. Belli ki Kuzey Irak’taki kamplarıyla sınırın bu tarafında aksamadan ve risksiz bir şekilde işleyen bir ikmal kanalı oluşturmuşlar. Ne mermileri, mayınları ne de öldürülen teröristlerin yerine koydukları yenileri bitiyor! Bırakalım karayı havadan gelecek darbeden bile korkmadan çatışmaya cepheden giriyor. Bitmeyen güven ve cesaret kaynaklarının olduğu apaçık ortada. Bu kaynak elbette mayınlarda patlayıcılarda ve eylem taktiğinde çağı yakalayan PKK’nın eski dostlarıyla yeni ilişkileri’nde yatıyor.

 

Yerleşim birimlerindeki durumun kırsaldakinden pek farkı bulunmuyor. “Devrimci halk savaşı” için şehirleri, kasabaları silah ve patlayıcılarla dolduruyor. Devletin kamu düzenini koruyan gücünü kırmak için arkalarından yılan sinsiliğinde sokulduğu askeri, polisi ve savcıyı şehit ediyor.

 

Halkın günlük davranışlarını bile kontrolü altına alıyor. DTK’yı uygulanır hale getirip maliye, hukuk ve eğitim komisyonlarını hayata geçiriyorlar. Halkın devletin mahkemesine gitmesi engel olarak kendi çetelerine kurdurdukları topluluklara güya yargılatıyorlar. Çocukların eğitilmemesine, her birinin geleceğin teröristi olmasına çaba gösteriyorlar. Ekonomik güce bakmadan haraç topluyorlar. Devletle vatandaşının arasında duvar örüyorlar.

 

Çaresiz kalan halk batıya göçüyor. Batıdaki Kürt nüfusunun artması için göçü daha da zorluyorlar. Bölücülüğü ülkenin her köşesine yaymak için doğuyu da batıyı da PKK’lılaştırıyorlar. Üniversiteleri teker teker ele geçirmek üzere planlı hareket ediyorlar.

 

Zaman bölücü teröristlerin lehine işliyor. Türkiye hiç vakit geçirmeden PKK’yı bitirmek zorunda.

 

Yoksa;

 

K. Irak ve Suriye sınırlarının bizim tarafımızda kalanı teröristlerin yurt içindeki faaliyetleri için birer üslenme alanı haline gelecektir. Buralardan alınacak destekle yurt içinde çok daha etkili ve çok sayıda eylem kolaylaşacaktır.

 

Kış mevsimi alışılmışın dışında PKK’nın hareketliliğiyle geçecek ve faaliyet alanlarına terörist ve silah-mühimmat yığınağı yapacaktır.

 

İçinde bulunduğumuz zaman itibariyle Oslo benzeri bir görüşme yapılıyor olmasa bile ileride yapılması olası bir görüşme için masaya elini kuvvetlendirmiş olarak gelecektir. Olamayacağını kabul etsek bile alan hâkimiyetini sağlayıp genişletmesi halinde bunu eylemlilik, DTK örgütlenmesi ve dış ilişkilerinde lehine kullanacaktır.

 

Olası bir silah bırakma görüşmesini en iyi şekilde değerlendirmek için sözde ateşkes kararı alacaktır. Sürecin sonuç verip vermeyeceğine bakmadan bölgedeki hareketsizliği kullanarak tabandaki örgütlülüğünü yaygınlaştıracaktır.

 

Murat KARAYILAN’ın hodri meydan diyerek meydan okuduğu referanduma esas olacak faaliyetlere ağırlık verilecektir. Batı’daki işbirlikçilerinin desteği olmadan yapılacak bir referandumun herhangi bir yaptırımı olmayacağı bilinciyle batıyla ilişkilerini en üst düzeye çıkaracaktır. Sudan’daki ayrışma sürecinin benzerinin bizde de yaşanması için dış ilişkileri olabildiğince kullanacaktır.

 

Sınırlarımızın her iki tarafında da PKK’nın eylem gücü ve örgütlülüğünün çökertilmesinin, para kaynaklarının kurutulmasının, dış bağlantılarının koparılmasının dışında alınacak her türlü önlem, her türlü girişim etnik bölücü teröristlerin kazancıyla sonuçlanacaktır. Her türlü bilgi unutulabilir; ama PKK’nın ilk aşama olarak özerklik hedefinden hiçbir surette vazgeçmeyeceği daima hatırda tutulmalıdır.