Geçtiğimiz günlerde tarihi bir olay yaşanmış, 19 Nisan 2005 tarihinden günümüze, Papalık görevinde bulunan Papa 16. Benedict görevinden istifa ettiğini açıklamıştır. 13 Şubat tarihinde Paskalya öncesi yapılan ilk perhiz kutlamalarına Papa olarak son kez katılan Benedict, 28 Şubat tarihinde bu görevinden tamamen çekilecektir. Papa 16. Benedict’in aldığı bu tarihi kararın ardından uzunca yıllar adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Bu çalışmada dünya basınında geniş yer tutan bu hadiseye yer verilerek Vatikan’ın merkeziyetçi yapısı ve 600 yıldır benzerine rastlanılmayan bu kararın akıbeti değerlendirilecektir.

 

Papalık görevinden istifa etmek, alışılmamış bir durum olmaktan ziyade, kitleler üzerinde şaşkınlık yaratan bir durumdur. Ancak iradeye bağlı olarak bu görevden çekilme durumu daha önceden öngörülmüş ve 1975 yılında Papa Dördüncü Paul ve 1996 yılında ise Papa İkinci John Paul tarafından yasalaştırılmış, Papa’nın sorumluluklarını gereğince yerine getiremediği veya tedavisi mümkün olmayan hastalık durumlarında görevlerinden çekilebilmelerinin önü açılmıştır.

 

Yeni Papa’nın Alacağı Miras

 

Papa 16. Benedict’in Vatikan’daki yönetimi boyunca sızdırılan bazı gizli dosyalarla gündeme gelmesi, Vatikan’ın geleneksel yapısını ve Katolik Kilisesi’nin itibarını zaman zaman sarsmıştır. Kurumun geleneksel tutuculuğu, özellikle ötenazi, gey evlilikler, kürtaj gibi konulardaki sert ve net tutumu liberaller ve katı Katolikler arasında keskin ayrılıklar yaratmıştır. Bu durum kiliseleri toplumsal yaşamdan uzaklaştırırken, bu ayrılmanın önüne geçmek ve mevcut ayrılıkları gidermeye yönelik Vatikan’dan bir adım gelmemiştir. Bunun üzerine bazı pedofili skandallarının ortaya çıkması ve Vatikan’ın bu olayların üstünü gereğince örtememesi toplumdaki bu ayrılıkları daha da derinleştirmiştir.

 

Papa 16. Benedict’in Vatikan’daki liderliği boyunca İslam dünyasıyla olan olumsuz ilişkilere karşın dönemin en çok dikkat çeken yanı Yahudilerle Katolik kilisesi arasındaki ilişkilerin tarihi bir seviyede ilerlemiş olmasıdır. Haham liderler tarafından Papanın isminden defalarca övgülerle bahsedilmiştir. [1]

 

Vatikan’dan açıklanan gerekçe 16. Benedict’in yaşlılığının vermiş olduğu bazı engeller vardı ve bu gerekli seyahatlerini gerçekleştirememesine neden olmuştur, şeklinde belirtilmiştir. Bazı çevreler bunu İslam dünyası ve Vatikan arasındaki iyi ilişkilerin ilerlemesinin önüne geçen faktörlerden biri olarak yorumlamaktadır. Ancak ilişkilerin gelişmemesi, hatta olumsuz olmasının asıl sebebi 16. Benedict’in Papalığında Vatikan’ın İslamiyet’e bakış açısı olmuştur. Zira İslam dünyasından defalarca 16. Benedict İslam karşıtı olmakla suçlanmıştır. Özellikle 2004 yılında Papa Benedict’n 14. yüzyıl da yaşamış, Hz. Muhammed’e olan nefretiyle bilinen bir Bizans hükümdarından atıfta bulunarak yapmış olduğu açıklamalarla İslam dünyasının tepkisini çekmişti. Bu tepkilere rağmen İslam dünyasına karşı yaptığı yorumların kırıcılığına dair bir açıklama gereksinimi duymamıştır.

 

2011 yılında ise ikili ilişkilerde Papa’nın İslam’a karşı sürekli olumsuz açıklamalar yapması nedeniyle ilişkiler gözden geçirilmeye başlanmıştır.[2] İlişkilerin gerilmesindeki en büyük etmen ise yeni yıl arifesinde Mısır’daki bir kiliseye yapılan 21 kişinin ölümü ve 70 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan intihar saldırısı sonrası Papa’nın bunu İslam dünyasını hedef alarak, bir terör saldırısı olarak değil de Orta Doğu’da Hristiyan halka uygulanan baskıların bir neticesi olarak yorumlaması olmuştur. Bunu engelleyebilmek, Pakistan, Irak ve Mısır gibi ülkelerdeki Hristiyan halkı İslami radikalizmden korumak için attığı tek adım ise dini inanışta insanların özgür olduğunu vurgulamak olmuştur.

 

Merkeziyetçilik

 

Papanın görev olarak ve üzerine yüklenen sorumluluk ve tanrısal anlamlar bakımından Katolik kilisesinin temsilinde esas figür olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada Vatikan’ın verilerine göre 1,2 milyardan daha fazla Katolik yaşıyor. Papa’nın koskoca bir dünyanın lideri, temsilcisi ve merkezi, bu insanların tanrı ile aralarındaki aracı olduğunu dikkate alırsak, Vatikan’ın Papa merkezli bir yapıya sahip olduğu çıkarımını yapmak mümkün olacaktır. Bu derece merkeziyetçi yapıya sahip olmanın gereği, Papa’nın görevinden çekilme kararı bir bu dünyada büyük ve beklenmedik sonuçlar yaratacaktır.

 

Altı asırdır Papalığın ancak ölümle sonlandığı dikkate alınırsa, 16. Benedict’in vazifesini bırakması haklı olarak başta Katolik dünyası olmak üzere tüm dikkatleri Vatikan’a çekmiştir. Bu yeni durum ise Vatikan’ın bazı geleneklerini değiştirmesine neden olacaktır. Vatikan’ın daha önceki Papa’nın vefatıyla başlayan değişim uygulamalarını Vatikan geleneği olarak adlandırırsak, eski köye yeni adetlerin geleceği öngörülebilir. Vatikan geleneklerine göre Papanın vefatıyla o papanın getirmiş olduğu gelenekler yeni Papa’nın gelmesi ile değişir ve “papalık” kavramı, merkeziyetçi yapı gereği yeni bir karakter üzerinde vuku bulurdu. Ancak şimdi yeni Papa’nın Benedict’ten etkilenme ihtimali çok yüksek. Yeni Papa’yı seçecek Kardinaller 16. Benedict’in Papalığında seçilmişlerdir. Yeni Papa için seçimler yapılırken Benedict’in hala hayatta olması 600 yıllık bu geleneğin ilklerinden olmasının yanı sıra bazı çekinceleri de beraberinde getirmektedir. İlk defa bir Papanın halefinin seçimlerini göreceği dikkate alınırsa, yeni seçilecek Papa’nın selefinin desteğini alabilmek için onun dünya görüşünden, kullandığı kelimelerden, kıyafetlerinden veya uyguladığı politikalardan esinlenme olasılığı vardır ki, bu bazı çevreler tarafından hoş karşılanmayacaktır. Özellikle kiliseden daha hoşgörülü bir yaklaşım bekleyen kesimlerin Katolik Kilisesine karşı içinde bulunduğu muhalefet durumu sürdürülecektir.

 

Diğer taraftan, Papa’nın istifasında belirtilen gerekçelerin, bu istifanın asıl sebeplerinin olup olmadığı konusunda kamuoyunun yeterince tatmin olduğunu söylemek mümkün değildir. Özellikle geçmişinde birçok kereler büyük skandallarla gündeme gelen Vatikan’ın bu kez böylesi alışılmadık bir haberle adından söz ettirmesi, benzer endişelerin tekrar hatırlanmasına sebep olabilir. Çekilme kararının ardında buna benzer bir gerekçenin olabileceği endişesi giderilme vardır ki bunun bir sonraki Papa tarafından giderilmesi gerekecektir.

 

Bunların da ötesinde böyle bir sorumluluğun görevini yerine getirememe kaygılarıyla terk edilmesi sadece Katoliklerde değil başka dinlerde de belirli bir yaştan sonra bu görevlerden emekli olunması gerekip gerekmediği sorusunu gündeme getirebilir. Bundan sonraki Papalara nasıl etki edeceğini ise öngörmek henüz mümkün görünmemektedir. Yeni Papa’nın ve ondan sonraki Papaların bu davranışı örnek almaları gibi olasılıklardan öte, kamuoyu ve Kardinallerin yeni Papalardan aynı gerekçelerle görevini terk etmesini beklemesi ve bunun Papaların üzerinde psikolojik olarak baskı yaratması olasılığı esas endişe verici noktalar olacaktır.

 

Konu üzerindeki yorumlar devamında daha da karmaşıklaşmaktadır ki, bu Katolik Kilisesi’nin Papayı tanımlarken kullandığı “tanrısal bir kurum olduğu” tanımlamasının değiştirilmesini gerektirmektedir. Zira bundan sonra tanım, diğer mesleklerde olduğu gibi bazı mesleki kriterler içeren bir açıklama gerektirecektir. Çünkü bu durumda Papalık kriterleri sadece tanrıya yakın olmakla değil Katolik Kilisesi’ni temsil edebilme yetenek ve yetileriyle değerlendirilmektedir. Netice olarak Vatikan’ın yüzyıllardır yaratmakta olduğu kutsallık algısına mesleki bir boyut katılmaktadır.

 

Değerlendirme

 

Papa’nın görevinden çekilmesi Vatikan’ın merkezi yapısından dolayı etkilerinin büyük olacağı beklentisi yaratmıştır. Bu etkilerin sonraki Papalara ve tüm dünyadaki Katoliklere miras kalacağı beklentisi bu ilginin çıkış noktalarıdır. Yukarıda çizilen olasılık ve senaryoların temelinde ise Vatikan’ın Papa merkezli merkeziyetçi yapısı vardır. Bu nedenle Papa 16. Benedict’in almış olduğu bu beklenmedik karar, Vatikan geleneklerinde ve Katolik dünyasında oluşturacağı değişiklikler nedeniyle birçok ilke imza atacağa benzemektedir.

 

Dipnotlar

 

[1] Top Rabbis Bid Farewell To Benedict XVI, http://www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-4343944,00.html Erişim Tarihi: 15 Şubat 2013

 

[2] Egypt's al-Azhar Says To Freeze Dialogue With Vatican, http://www.alarabiya.net/articles/2011/01/20/134321.html, Erişim Tarihi: 14 Şubat 2013.