Orta Asya’daki en büyük ekonomilerin başında gelen ve Türk dünyasının en önemli ülkelerinden biri olan Kazakistan’da uzun yıllar devleti yöneten ve birçok önemli başarıya imza atan Nursultan Nazarbayev, 1991 yılından bu yana yürüttüğü cumhurbaşkanlığı görevini 2019 yılının Mart ayında bıraktığını açıklamıştır. “Türk Dünyasının Aksakalı” olarak bilinen Nazarbayev, Ulusa Sesleniş konuşmasında “Bağımsız Kazakistan’ın kurucusu olarak önümdeki görevim, yeni nesil liderlerin gelmesini sağlamaktır[1]” diyerek görevini sonlandırdığını belirtmiştir. Kazakistan’ın 18.6 milyon olan nüfusu içerisinde yaklaşık 11 milyon seçmen bulunduğu ve bunların arasında 2015’te yapılan başkanlık seçimlerinden bu yana 18 yaşını geçen yeni seçmen sayısının 1,5 milyon olduğu göz önünde bulundurulduğunda Nazarbayev’in bu tespitinin değeri daha iyi anlaşılmaktadır.

 

Kazakistan’ın Yeni Cumhurbaşkanı: Kasım Cömert Tokayev

 

Birçok kesim açısından ani bir karar olarak değerlendirilen bu durum sonrasında Cumhurbaşkanlığı makamına geçici olarak Senato Başkanı Kasım Cömert Tokayev gelmiştir. Özellikle son yıllarda parlamenter yetkilerin artırılması için çalışan Nazarbayev, 2017’de bazı yetkilerini parlamento ve hükümete devretmiş ve başkanlık sistemini sona erdirmiştir. Ülkede demokrasinin pekiştirilmesi ve modernleşmeyi güçlü lider kimliğinin yanında devam ettirmeyi başaran nadir liderlerden biri olan Nazarbayev’in sürpriz istifası sonrası 9 Haziran 2019 tarihinde ülke seçime gitmiştir. 7 adayın yarıştığı seçimlerde 11 milyon 947 bin 995 seçmen oy kullanmıştır. Kazakistan’daki tarihi seçimlere giren adaylar şu isimler olmuştur;

 

– Kasım Cömert Tokayev (Nur Otan Partisi)

– Amirjan Kosanov (Millet Kaderi)

– Daniya Yespayeva (Kazakistan Demokratik Partisi “Ak Yol”)

– Toleutay Rahimbekov (Halk Demokratik Vatansever Partisi “Köy”)

– Amangeldi Taspihov (Kazakistan Sendikalar Derneği)

– Sadibek Tugel (Büyük Bozkır Kartalları Toplumsal Birliği)

– Jambıl Ahmetbekov (Komünistler Halk Partisi)

 

Kazakistan vatandaşları, 9 bin 967 seçim merkezinde sandığa gitmiş, diplomasi ve siyaset alanında son derece tecrübeli bir isim olan Kasım Cömert Tokayev oyların yüzde 70,76’sını alarak sandıktan zaferle çıkmıştır. Tokayev’in ardından en fazla oyu alan cumhurbaşkanı adayı ise aldığı yüzde 16,2’lik oy oranıyla Amirjan Kosanov olmuştur.

 

Tokayev’in bugüne kadarki faaliyetlerine bakıldığında devlet adamlığı konusunda büyük birikim sahibi olduğu görülmektedir. Kasım Cömert Tokayev, Avrasya’nın en önemli üniversitelerinin başında gelen MGIMO’dan mezun olmuş ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde uzun yıllar diplomat olarak görev yapmıştır. Singapur, Moskova ve Pekin’de diplomat olarak görev yapan kariyerinin sonraki yıllarında uluslararası kuruluşlarda önemli pozisyonlarda bulunmuştur. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı, BM Cenevre Ofisi’nde Genel Müdür, BM Silahsızlanma Konferansı Genel Sekreter Özel Temsilcisi olarak görev yapan Tokayev ayrıca Kazakistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra 1994 yılında Dışişleri Bakanlığı görevine gelmiş, sonrasında bir dönem başbakanlık olarak da ülkesine hizmet etmiştir. Tokayev, 2013 ile 2019 yılları arasında Kazakistan Senato Başkanlığını yürütmüştür.

 

Nazarbayev’in Dış Politikası

 

Nazarbayev dönemi dış politikasında Rusya ile Çin ile dostane ilişkiler geliştiren ama diğer yandan da Batı ile iyi temaslar sağlayan ve bütün bunların yanında Türk dünyasının dış politikada son derece özel öneme sahip olduğu bir anlayış göze çarpmaktadır. Nazarbayev’in Türk dünyasına büyük bir hassasiyetle yaklaşması ve bu coğrafyayla ilişkilerine öncelik vermesi Türk devletleri ve Türk toplulukları açısından son derece memnun edici birçok gelişmeye kapı aralamıştır. Bu noktada Türk Konseyi’nin kuruluş sürecinde Nazarbayev’in çabaları belirtilmesi gereken noktaların başında gelmektedir. Türk Konseyi’nin fikir babası olan Nazarbayev, istifasından sonraki süreçte Türkiye’nin önerisi ve üye ülkelerin kabulüyle, “Türk Konseyi Ömür Boyu Onursal Başkanı” sıfatını kazanmıştır. Ayrıca Nazarbayev’in Türk dünyasına verdiği önem “Bozkırın Yedi Öğüdü” isimli eserinde de son derece net olarak görülmektedir. Son yıllarda Kazakistan’ın Kiril alfabesinde Latin alfabesine geçişi de Türkçe konuşan ve Latin alfabesini kullanan Türk devletleriyle bağlarını güçlendirecek olumlu bir adım olmuştur. 2018 yılında Kırgızistan’da yapılan Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’nde Nazarbayev tarafından “Türk Dünyasının 100 İnsanı” ve “Türk Dünyasının Tarihi Yerleri” gibi projelerin gündeme getirilmesi, Nazarbayev’in tarihi köklerine ve kültürel bağlarına ne denli önem verdiğini göstermiştir.

 

Nazarbayev aynı zamanda Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’nın da (Conference on Interaction and Confıdence Building Measures in Asia – CICA) kuruluşunda büyük rol oynamış ve bölgesel girişimlerle Kazakistan’ın önemli bir aktör haline gelmesi için gayretler göstermiştir. Kazakistan ekonomisini göreve ilk geldiği günden bu yana özellikle ülkenin sahip olduğu yeraltı kaynaklarının akılcı ve mantıklı şekilde kullanarak 15 katına taşıyan Nazarbayev, Kazakistan’ın Şangay İşbirliği Örgütü çerçevesinde de önemli çalışmalar sergilemiştir. Günümüzde Kazakistan Expo 2017 gibi dünya çapında projelerin yapıldığı ülkelerden birisi haline gelmiştir.

 

Bunun yanında Nazarbayev Türk dünyasında kriz anlarında da ortaya çıkan ve sorunların çözümünde kritik adımlar atan bir profil çizmiştir. 24 Kasım 2015 tarihinde Rus Sukhoi Su-24 uçağının düşürülmesindeki sonraki süreçte Türkiye ile Rusya arasında Nazarbayev’in arabuluculuğu sorunun barışçıl çözümüne büyük katkı sağlamıştır. Öte yandan yine son yıllarda Suriye’de barışın inşası ve gerilimin düşürülmesi için Astana, Türkiye – Rusya – İran arasında yapılan müzakereler sonucu Türkiye’nin Suriye’de etkinlik kazanmasına ortam sağlayan gelişmelere ev sahipliği yapmıştır. Bu süreç aynı zamanda Kazakistan’ın uluslararası ilişkilerde artan rolünü de göstermektedir. Türkiye’nin Şangay İşbirliği Örgütü’ne üyeliği ile ilgili olarak da Nursultan Nazarbayev, olumlu düşüncelerini paylaşmaktan geri durmamıştır. Bir diğer konu ise Nazarbayev’in kadim Azerbaycan toprakları olan Karabağ bölgesinde Ermenistan’ın uluslararası hukuka aykırı işgalinin karşısında olduğunu net olarak ifade etmesidir.

 

Değerlendirme

 

Tokayev’in seçimlerde kullandığı sloganı “Devamlılık, Adalet ve Gelişim” üçlüsü aslında kalkınma yolunda emin adımlar atan Kazakistan’ın önümüzdeki süreçteki yol haritasını da göstermektedir. Açıklamalarına bakıldığında Tokayev, Nazarbayev tarafından ortaya koyulan “2050 Stratejisi” çerçevesinde benimsenen bir vizyonla Kazakistan’ı yöneteceğinin sinyallerini vermektedir. Bu çerçevede incelendiğinde Türkiye ile 2009 yılından bu yana tarihi ve kültürel kardeşliğin yanı sıra “stratejik ortaklık” zemininde yürüyen ilişkilerde herhangi bir olumsuz gelişme beklenmemektedir. Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin Azerbaycan ile hayata geçirdiği enerji projelerine Kazakistan’ın da katılmasıyla Kazakistan’ın Avrupa pazarlarına çıkışı için kayda değer bir gelişme sağlanması her üç ülkeyi de mutlu eden gelişmeler olacaktır. Öte yandan bunlar Türkiye’nin bölgede merkez olma yolunda geliştirdiği politikaları da pekiştiren hamleler olacaktır.

 

Dış politikada benzer bir dengenin tutturulduğu ABD’nin tamamen denklem dışı bırakılmadığı ama bölgesel dengelere özen gösteren ve bu bağlamda Rusya ve Çin ile ilişkilerini kötüye çevirmeden izlenecek bir politikanın devamının görülmesi muhtemeldir.

 

Kardeş ülke Kazakistan’a seçimlerin hayırlı olmasını diliyorum.

 

[1] Kazakistan’ın Nazarbayev ile 28 yıllık bağımsızlık süreci, TRT Avaz, 8 Haziran 2019, https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/dunya/kazakistanin-nazarbayev-ile-28-yillik-bagimsizlik-sureci/418487, Erişim Tarihi: 10 Haziran 2019.