Kışın ardından baharın gelişinin çeşitli şenlik ve eğlencelerle kutlandığı, halkın bayram yaptığı bir gün olan Nevruz’un sembolü, kıştan sonra kırlarda diğer çiçeklerden daha önce çıkan ve adını bu günden alan Nevruz çiçeğidir. Bu çiçek baharın müjdecisidir. Hemen, karların tamamen erimesini bile beklemeden, karların arasından çıkan çiçektir. Havalar ısınmaya başladığı için tabiat canlanır. Bu günlerde ortaya çıkan çiçek “Kardelen” diğer adı ile “Nevruz Çiçeği”dir. Anadolu’nun pek çok yerinde “Çiğdem” adı ile tanınan kardelen çiçeği, Türkistan’da, Azerbaycan’da, İran’da ve diğer Türk halkların arasında “Kar Çiçeği”, “Kardelen”, “Nevruz Gülü” adları ile bilinir.

 

“Kazak Türklerinde Nevruz çiçeğine “Bayşeşek” denmektedir Bay, zenginlik, bereket bolluk demektir. Dolayısıyla Bayşeşek, bereket çiçeği anlamına gelmektedir. Kazaklardaki Bayşeşek, karın erimesiyle beraber ilk açan çiçektir. Bayşeşek’in çok olması kar suyunun bolluğuna bağlı olduğu için, doğal olarak o senenin bolluk içinde geçeceğine işaret eder.

 

Bayşeşek’in diğer adı “Navrızgül”dür. Ancak, halk arasında Navrızgül yerine daha çok Bayşeşek adı kullanılır. Navrızgül/Bayşeşek, baharın müjdecisi olduğu kadar gençliğin, bekaretin, genç kızların da sembolüdür. Kazak kızlarının arasında “Banuşeşek”, “Gül Bamı”, “Navrızgül” gibi isimler çok yaygındır. Halk folklorunda genç kızlar tarif edilirken “Bayşeşektey bür carğan, Bayçiçek gibi tomurcuk açan” ifadesi kullanılır.

 

Kazaklar arasında “Navrızgül/Bayşeşek”i ilk görenin dileğinin kabul olacağı inancı yaygındır. Halk arasında anlatılan bir hikayede, Nuh Tufan’ında karayı ilk gören kuş olarak kırlangıç ve karada biten ilk bitki olarak da Bayşeşek zikredilir. Bu sebepten dolayı kırlangıcın yuvasını bozmak günah ve Bayçiçeği koparmak da hoş̧ karşılanmaz ve hatla Navrızgül, Bayşeşek toplamaya yetişkinlerden ziyade masum, günahsız kabul edilen çocuklar giderler. Mart ayının ilk günlerinden itibaren Nevruz hazırlıklarına başlanıldığı, ilk “kardelen” çiçekleri açtığı zaman çocukların bunları topladığı ve aksam evlerine dönen büyüklerine mavi desteler halinde hediye ettiklerini, ilkbahar çiçeğiyle ilgili şiirler okuyarak baharlarını kutladıkları bilinmektedir.

 

Kırgız Türkleri arasında da “uzun ve zor kıştan kurtulup, bolluk ve bereket mevsimi olan yaza geçisin, güzel umut ve dileklerin dilenişinin, açlıktan tokluğa geçisin bayramı olarak kutlanan Nevruz (Nooruz)’da çocukların ebeveynleri için toplamaya çıktıkları Bayçeçek/Bayçeçekey adları ile tanınan “Nevruz Çiçeği”ne “Kar Çiçeği”, “Sarı Bayçeçekey” adları da verilmektedir.

 

Nevruz Çiçeği, Türk Cumhuriyetlerinin yanı sıra çeşitli Türk topluluklarında da vazgeçilmez bir semboldür. Doğu Türkistan’da Uygurların hayatında da önemli yeri olan Nevruz Çiçeği, Tuva Türklerinin kâğıt paralarında ve aynı zamanda Kazan Tatarlarının da giyim kuşamlarında millî sembol olarak yer almaktadır. Bulgaristan’da yaşayan Türkler de, tıpkı Kazak Türkleri gibi Nevruz Çiçeği’ne, sadece “çiçek-kar çiçeği” adını vermektedirler.

 

“Canlılık, tazelik, yenilik, gençlik, hürriyet, saflık, masumluk, şeffaflık, güzellik, bekaret, bereket, zenginlik” gibi özellikleriyle Nevruz Çiçeği, eskiden olduğu gibi dünümüzde de Türk halklarının, mimari ve küçük el sanatlarında, geleneksel unsur olarak kısmen kalıplaşmış şekilde, güçlü sembolik anlamı ile motif olarak işlenmeye devam etmektedir.