Türkiye hala Obama rüzgarının etkisini yaşarken yanı başımızda Moldova’da bu Pazar yapılan seçimler sonrasında yaşanan gelişmeler Moldova’nın renkli devrimlerin kucağında olduğunu göstermiştir. Eski SSCB ülkelerinden birisi olan Moldova ender olarak isim değiştirmeyen ve iktidarda olan Komünist Partisi tarafından yönetilmektedir.

 

101 sandalyeli parlamento için, 5 Nisan 2009 tarihinde yapılan seçimlerde Komünist Parti'nin yüzde 50.5, Liberal Parti yüzde 13 ve Liberal Demokrat Parti’nin ise yüzde 12 oy aldığı açıklanmıştır. Muhalefet seçimlere hile karıştığını ileri sürerek oy sayımının yeniden yapılmasını istemiştir. Diğer taraftan seçim sonuçlarına itiraz eden ve çoğunluğunu gençlerin ve öğrencilerin oluşturduğu yaklaşık 25 bin kişilik bir grup protestocu, Moldova ve Avrupa Birliği bayraklarıyla parlamento binasını ve Devlet Başkanlığı binalarını işgal ederek yağmalamıştır. Moldova Devlet Başkanı Vladimir Voronin, "göstericileri, darbe girişiminde bulunan faşistler olarak adlandırmış ve Moldova'nın ülke bütünlüğünü koruyacağını" açıklamıştır.

 

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı sözcüsü yaptığı açıklamada Moldova’da milliyetçi güçlerin anayasa dışı yollarla iktidara gelmesi durumunda bu ülkeye bağlı olmasına rağmen bağımsızlığını ilan eden ve fakat tanınmayan Dnyester Yanı bölgesinin bağımsızlığının tanınmasının gündeme gelebileceğini açıklamıştır. Rusya ayrıca menvut yönetimi tanıdığını ve desteklediğini de açıklamıştır. Diğer taraftan Moldova’nın komünist Devlet Başkanı batılı ülkeleri yardıma çağırırken, Dnyesteryanı cumhuriyeti askeri güçlerinin Moldova'ya girmeye hazır olduğunu açıklamıştır. Moldova ise kerdeş cumhuriyeti olan Romonya ile sınırlarını kapatmıştır. Moldova yönetimi, olaylarda parmağı olduğunu iddia ettiği Romanya büyükelçisini "istenmeyen kişi" ilan etmiştir.

 

Analizlerin devamı gelecek…