Silahlı Kuvvetler Mübarek’i halkın gölgesine sığınarak yaptığı kansız darbe ile devirmekle başkanlığın monarşik bir hale dönüşmesini önlemiş ve geleneksel olarak başkanın seçilmesinde askerlerin rol alması yolunu muhafaza etmişti. Sıra demokratik, anayasal fakat kendilerinin kontrolünde olan sivil bir hükümet yapısına dayalı rejimi oluşturarak, konumunu daha da kuvvetlendirmeye gelmişti. Bu nedenle Yüksek Askeri Konsey öncelikle anayasada bazı değişiklikler yaparak, kurucu meclisi oluşturma sorumluluğunu yerine getirmek için 19 Mart 2011’de referanduma gitti.

 

Anayasa değişikliğine dair referandumda halkın çoğu “Evet” oyu verdi. Mısır’da 6 ay içinde Başkanlık ve Parlamento seçimlerinin yapılması kabul edildi. [1]   21 Mart 2011’de Mısır’daki 18.5 milyon seçmenin %77’den [2] fazlası gelecek 6 ay içinde gerçekleşecek parlamento ve başkanlık seçimleri için ve daha sonra bir anayasa komisyonu için 100 meclis üyesinin seçilmesini de içeren anayasal reform paketinin kabul edilmesinden yana oy kullandı. Oylamalar genel olarak sorunsuz geçti. [3]

 

Referandum sırasında iki farklı görüş çarpıştı. Hıristiyanların, gençlik hareketlerinin ve Cumhurbaşkanı adayları El Baradey ve Amr Musa'nın da bulunduğu demokrasi yanlısı gruplar, seçimlerden önce anayasanın tamamen yeniden hazırlanması gereği üzerinde durarak referanduma “hayır” oyu verilmesi yönünde tavır belirlediler. Müslüman Kardeşler ve Mübarek’in Ulusal Demokratik Parti’si ise, mevcut 1971 Anayasa’sı üzerinde, başkanın yetkilerine sınırlayıcı bir takım hükümlerin getirilmesi gibi değişiklikler yapılarak yeniden düzenlenmesinin uygun olacağı üzerinde durarak “evet” denilmesi konusunda fikir beyan ettiler. [4]   Sonuçta “evet” oylarının çokluğuyla Müslüman Kardeşlerin zafer kazandığı ileri sürüldü. [5]

Referandumun evet oyları ile sonuçlanmasında bir takım faktörlerin rol oynadığı değerlendirilmektedir. Bunlardan birincisi; Şubat 2011 ortasında Mübarek’in devrilmesinden yaklaşık bir ay sonra alelacele mevcut anayasa esas alınarak bir çözüm getirilmesine halkın hazır olmadığıdır. Daha devrimin “buharları” tüterken, kızgın halka sorulan “anayasayı değiştirelim, evet mi? hayır mı?” şeklinde soruya bilinçsiz toplumun otomatik olarak “evet“ diyeceği belli gibiydi. Gerçekte de çoğunluğun anayasa ve değişikliği hakkında bilgi sahibi olmadığı düşünülürse bu reaksiyonun kaçınılmazdı. Bunun dışında muhaliflerin daha organize olarak, yapılanmaya fırsat bulamadıklarını ve kent ve kırsal kesimlerde kendilerini ifade edemeyerek, zayıf bir konumda yakalandıklarını ve bu nedenle tezlerini halka anlatma imkânı bulamadıkları da görüldü. İlaveten, zaten köklü ve yeteri kadar örgütlü olan Müslüman Kardeşler ile diğer dini toplulukların kolaylıkla her kesimdeki halka ulaşarak tezlerini ve kararlarını açıklama ortamına sahiplerdi.

 

Referandumla mevcut anayasa üzerinde bir takım değişikliklerin yapılması ile oluşan yeni statünün Mübarek rejimi döneminden pek farklı bir ortam yaratmadığı konusunda iddialar ortaya atıldı. Özellikle Liberaller bu konuda rahatsızlıklarını yine gösteriler şekliyle yansıtma yoluna gittiler. Onlara göre mevcut sistem İslami kesimin güçlenmesine ve askerlerin gücünü muhafaza etmesine katkı sağlayan bir yol takip etmekteydi.

 

Haziran 2011 ortalarında Tahrir meydanında toplanan halk siyaset yapmaya çalışıyordu. Onlara göre, Mübarek’i deviren Askeri Konsey’in gelişiyle hiçbir şey değişmemiş, Askeri yönetim Mübarek rejiminin devamıydı ve güvenilir bir ortam oluşmamıştı. Konsey üyesi Tümgeneral Mahmoud Hegazy basın toplantısında “silahlı kuvvetlerin dinleyerek, uygulamaya koyacağı haklı talepler ile yıkıma neden olan ve silahlı kuvvetlerin asla müsaade etmeyeceği şeyleri birbirinden ayırmak gerektiğini” söylemişti. [6] Liberal Wafd parti üyesi Wafik Ghitany’e göre, hala ülke eski rejimin kontrolü altında ve Askeri Konsey bir zamanlar Mübarek’in başkanı olduğu aynı konseydi. [7]   Askeri Konsey’in kaç üyesi bulunduğu ve kimlerden oluştuğu, görevlerinin ve hedeflerinin ne olduğu konusunda bilgi sahibi olmayan halkta, Konsey’e karşı güvensizlik giderek artış kaydeder gibiydi.

 

Görünürde Mısır’ın demokratik değişimin sürecinde etkin rol oynayacak birbiriyle bağlantılı beş ana siyasi etken mevcuttur. Halen yönetimi elinde tutan ve tutmaya devam etmekte olan askeri güç, devrim sonrası ortaya çıkan politik aktörler, sosyal ve toplumsal istikrar, ekonomik görüntü ve dış etkenler. [8] Bu beş gücün birbirleri ile mücadelesinde ortaya çıkacak resmin Mısır demokrasisinin şekillenmesinde önemli oynayacağı ileri sürülmektedir. [9]

 

Liberallerle İslami güçlerin uzlaşması ayrı bir yapı veya liberallerle askerlerin uzlaşması muhtemelen tamamen eski rejimi çağrıştıran bir yapılanma ortaya çıkartacaktı. Ancak, en az arzu edilen yapının İslami gücün şekillendirdiği rejimin olacağı değerlendirilmektedir.

 

Silahlı Kuvvet Etkisi

 

Silahlı kuvvetler Mübarek’ten devraldığı yönetimi yeni rejimin güvencesi olarak koruduğunu her vesile ile ifade etmeyi sürdürdü. Kahire’deki birçok analist Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin yönetimi doğrudan elinde tutma isteğinde olmadığında hemfikirdi. Bu suretle doğru gitmeyen şeylerden de suçlanmaktan kurtulabileceklerdi. [10]   Buna bağlı olarak kurulacak sivil bir hükümetin gölgesinde kendi bütçelerini kontrol ederek çıkarlarını korumayı öncelikli görmekteydiler. Bu nedenle. Öncelikli olarak mevcut anayasa’da gerekli değişikliklerin yapılması için acele de olsa bir referandum yapılmış, 2.5 ay sonra da anayasa değişiklikleri tamamlanarak, parlamento ve başkanlık seçimleri ile ilgili hazırlıkları yapacak kurucu meclisin belirlenmesine ait ve Askeri Konsey’ce hazırlanan esaslar geçici hükümetin başbakanı tarafından açıklanmıştı.

 

16 Haziran 2011’de YAK üyesi Tarık el Mehdi basın toplantısında Yüksek Askeri Konsey’in devrim sonrası geçiş dönemini uzatma niyetinde olmadığını ve Eylül’de yapılacak parlamento seçimleri ile bunun gerçekleşeceğini söyledi. [11]   Başkanlık adayı El Baradey ise, anayasanın silahlı kuvvetlere halkı koruma ve egemenliği muhafaza görevi vermesine rağmen, siyasi süreçte rol almaması konusunda teklif vermişti. Askerlerin sivil hükümetin yerini alma isteğinde olmadıkları belirtilirken, sivillerin gözetiminde de olmak istemedikleri ortaya koydukları çözümlerden anlaşılmaktaydı. Bu husus hem silahlı kuvvetler bütçesinin kontrolü konusunda hem de askerlerin ekonomik çıkarlarının korunmasında kendisini gösteriyordu. Endüstriyel kurumlar, inşaat şirketleri, Kızıl Deniz sayfiye yerleri gibi girişimlerle Mısır ekonomisinin %5 ila %40’a kadar geniş bir spektrumla askerler tarafından kontrol edildiği ileri sürülüyordu.

 

Haziran 2011 sonuna doğru Konsey, Eylül ayında yapılacağının sözünü verdiği seçimlere ait oy verme sistemi konusunda açıklamalarda bulundu. [12]   Seçimler için belirli bir günden bahsedilmeden hazırlıkların Eylül ayı sonuna kadar bitirileceği belirtildi. Buna rağmen, demokrasi eylemcileri ve yabancı diplomatlar yönetimde bütün gücü elinde tutan askerlerin adil bir seçim için yeteri kadar iyi niyetli olup olmadıkları konusunda ciddi şüphe içinde oldukları ifade edildi. Liberaller ve gençlik grupları seçimlere girerken hazırlıklı olmak ve yeteri kadar organize olan Müslüman Kardeşler Örgütü ile rekabet edebilmek için, zamana ihtiyaçları olduğunu ileri sürerek, Kasım ayını önerdiler.

 

Bu arada YAK’e karşı muhtelif gösterilerin yapılması güvenlik konusunda sıkıntılara neden oldu. Hazırlıkların yetişmeyeceği konusundaki endişelerden dolayı seçim tarihinin Eylül 2011 sonrasına ertelenmesi konusu gündeme gelmiş ve Müslüman Kardeşler Adalet ve Kalkınma Partisi istikrarın sağlanması ve diğer parti hazırlıklarının tamamlanabilmesi için bu hususu desteklediğini açıklamıştır. [13]   13 Temmuz 2011’de YAK, seçimlerin aday kayıtlarının Eylül 2011’de başlaması nedeniyle, seçimlerin ancak Kasım’da gerçekleşmesinin mümkün olacağını ve bu yüzden de Kasım ayına ertelenebileceğini ve kendilerinin yüklendikleri yetkilerin sivil hükümete devredileceğini açıklamıştır. [14] Arkasından ise, 18 Temmuz 2011’de geçici hükümetteki bazı bakanlar değiştirilerek geçici hükümet revize edildi. [15]

 

İslamcı Selefist Noor Party üyeleri ise, askeri yönetimin daha evvel Türkiye’de uygulandığı gibi, kendilerini anayasa üstü bir pozisyonda tutmayı arzu ettiklerine dair endişe taşıdıklarını dile getirdiler. Askeri Konsey uluslararası gözlemcilerin seçimlere nezaret etmesine sıcak bakmadığını belirtmişti. Eskiden parlamentoya seçilebilmek için %8 olan oy oranı, değiştirilerek %0.5’e [16] indirilmişti. Ekim 2011 sonuna doğru, Mareşal Tantawi’nin Başkan olması konusunda aniden ortaya çıkan kampanya, en azından silahlı kuvvetlerde bir kesimin gücü elinde tutma isteğinde olduğuna dair bir ipucu veriyordu. [17]

 

6 Ekim 2011’de YAK ile 13 parti liderinin uzlaşmasıyla Halk Meclisi’nin ilk toplantısı Ocak 2012’nin ikinci yarısında, Şüra Meclisi’nin ilk toplantısının da 24 Mart 2012’de yapılması kararlaştırıldı. Daha sonra iki meclis yapacağı müşterek toplantı ile anayasayı hazırlayacak komisyonu seçeceklerdi. Anayasanın referandumla halk tarafından oylanmasını müteakip, en geç 2013 Nisan ayına kadar da başkanlık seçimi yapılacaktı. [18]

 

3 Kasım 2011’de Geçici Hükümetin Başbakan Yardımcısı Ali El-Selmy tarafından açıklanan Supra-Anayasal Bildirisi bütün siyasi partilerin itirazı ile karşılaştı. [19]   Bildirinin ilk 22 maddesi genel esasları açıklarken, diğer maddeler anayasayı hazırlayacak olan Kurucu Meclis’in yapısına ilişkin esasları ortaya koymaktaydı. Bunun yanında 9’ncu madde ile parlamentoyu silahlı kuvvetler bütçesini nezaret etmekten yasaklamakta ve gizli kalmasını sağlamaktaydı. Ayrıca, ikinci bölüm 2’nci madde ile silahlı kuvvetlere “anayasal meşruiyetin” korunması için hükümeti kontrol etme yetkisini vermekteydi. 3’ncü madde de eğer 6 ay içinde anayasa hazırlanamaz ise Askeri Konsey’e Başkan olarak yeni bir meclis kurma yetkisini sağlamaktaydı. [20]   Askerler anayasayı hazırlayacak olan meclis hakkında Mart 2011’de yapılan referandum aleyhine, kendi lehlerine düzenleme yapmaktan geri durmamışlardı. Buna göre, parlamentodan gelecek 100 üyeden 20’si seçimlerle belirlenecek, 80 üye ise, (muhtelif sosyal, dini, profesyonel ve sivil toplum örgütleri ve politik kurumlar içinden) ordu tarafından atanacaktı. Belirtilen 80 üyenin 15’i adli kurumlardan, beşi anayasa profesörü olmak üzere 15 üniversite öğretim üyesi, 15 ticaret odası, 5 işçi birliği, 5 çiftçi ve 5 sivil toplum örgütü üyesi ile geri kalanları silahlı kuvvetler, polis teşkilatı, ticaret odası gibi muhtelif kurumlardan oluşan birer üyeden teşkil edilecektir.

 

Bu yaklaşım Ekim 2011’de partilerle varılan uzlaşmadaki esaslara ve seçimlerden sonra meclislerin müşterek oturumla anayasayı hazırlayacak komisyonu seçmeleri kararına aykırı idi. Bu suretle silahlı kuvvetlerin beğenmediği maddeleri rahatlıkla değiştirme imkânına sahip olduğu ve daha da ötesinde Kurucu Meclis’i işlemez hale getirebileceği anlamına geliyordu.

 

Bir diğer önemli konu ise, anayasa hazırlandıktan sonra bile silahlı kuvvetler başkanı Başkanlık görevini yeni başkan seçilene kadar sürdürecek olmasıydı. Mısır sistemine göre Başkanı, Başbakan ve hükümet kabinesi seçiyordu. Parlamentonun bu konuda bir sorumluluğu yoktu. Anayasanın ulusal referandumla onaylanmasını müteakip, seçim kanunu hazırlıklarına girişilecek ve muhtemelen 2013 yılı içerisinde başkanlık seçimi düzenlenecekti. Anlamı ise, Yüksek Askeri Konsey’in başkanlık görevini 2013’den evvel devretmeyeceği demekti. Yani seçilenler, halkın istediği anayasayı yaparak, kendi iradeleri ile hükümet edemeyeceklerdi. 18 günlük gösterilerle getirilen devrim amacından uzaklaşarak sonuçsuz bir çıkmaza girebilecekti. Bu bildiriye Müslüman Kardeşler örgütü, 6 Nisan Hareketi ve diğer birçok parti itiraz ettiler. Özellikle, silahlı kuvvetler bütçesinin parlamento denetimi dışında kalması, kurucu meclis üyeleri seçimi ve kurucu meclisin feshi yetkilerine sahip silahlı kuvvetlerin, hem yasama, hem de icra üzerinde süper bir güç konumuna getirilmek istenmesine şiddetle muhalefet edildi. [21]

 

Oy verme sisteminde, askerlerin bu eğilimini destekleyici ve Mübarek döneminin devamı niteliğini sürdürecek şekilde düzenlendiğine dair iddialar mevcuttu. Parlamento seçiminin üç safhalı ve en az iki ay içinde yapılmasının planlamasının seçimlerde hile yapmayı kolaylaştıracağı da ileri sürülüyordu. Ayrıca parlamentodaki sandalye sayısının %40’nın parti seçmen listesi dışındaki bağımsızlara ayrılmış olmasının, Mübarek’in partisi olan Milli Demokratik Parti (NDP) üyelerinin ekmeğine yağ süreceği, siyasi tecrübesi olan bu politikacıların seçmen satın alma veya başka yöntemlerle bu avantajı kendi lehlerine kullanabilecekleri endişesi de yaratıyordu. Oylama sonucunda parlamentonun teşkili halinde bile askerler Mısır’ın yürütme gücünde etkin olmaya çalışacaklardır. Parlamentonun ilk işi yeni anayasanın yazılması, onaylanması ve müteakiben 2013’e kadar başkanın seçilmesinin sağlanmasıydı. Tanınmış eylemci ve gazeteci Hossam al-Hamalawy’e göre, ordu çıkarlarını korumak için gerekli her şeyi yapacak ve kontrolünün kaybolmaması için seçimlerin sonucuna etkili olacaktı. [22]

 

Sonuçta, açıklanan seçimle ilgili bilgilere rağmen hala askerlere karşı güvensizliğin devam ettiği ve kokunun kol gezdiğini söylemek mümkündü. Ancak, bütün bu göstergelere rağmen, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin var gücüyle iktidarı elinde tutmaya çalışacağını söyleyebilmek mümkün değildir. Askerler muhtemelen kendilerini devre dışı bırakamayacak, kontrol altında tutabileceği bir sivil yönetim tesisi için her türlü çabayı göstereceklerdi.

 

Nitekim Kasım ayının son haftasına girerken halk Mubarek’in devrilmesinden beri ilk defa olarak, YAK’in yetkilerini sivillere devretmesi istemiyle yine binlerce kişiyle Tahrir Meydanı’na çıkarak protestolara başlamıştır. Bir haftaya yakın devam eden bu gösterilerde güvenlik güçleri yine silahlı güç kullanmışlardır. Buna rağmen halk direncini sürdürmüştür.

 

Muhalefet 28 Kasım’da yapılması planlanan ilk kademe seçimlerinin ertelenmesi için girişimde bulunurken, YAK bu teklifin uygun olmadığını ve seçimlerin planlandığı gibi uygulanacağını ilan etmiştir. Buna paralel olarak, 28 Kasım’da seçimler halkın bir kısmının protesto etmesine rağmen gerçekleştirilmiştir. [23]   Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Abdel Moez İbrahim seçimlerin şaşırtıcı bir şekilde olaysız geçtiğini ve Tahrirde toplanan muhaliflerin sayısının birkaç yüze düştüğünü açıklamıştır. [24] 11 Ocak 2012’de sona ermesini müteakip açıklanacak seçim sonuçları için ülke ilk günden itibaren Müslüman Kardeşlerin ağırlıklı olarak sandalye sahibi olacağını değerlendirmektedir. [25]

 

Bundan sonraki gelişmelerin, demokratik ve özgür seçimlerin yapıldığını ve yönetim sorumluluğunu yüklenmek istemediğini dünyaya ilan eden, ancak kapalı kapılar ardında kendi kontrolü altında bir yapılanma uğraşısı içinde olan YAK ile seçilen partiler arasındaki mücadeleler şeklinde izlenebileceği değerlendirilmektedir.

 

Dipnotlar

 

[1] “Large turnout for Egypt’s constitutional referendum”, 19.03.2011, http://www.bbc.co.uk/news/world-middle-east-12793484.

[2] Ben Smith, “Progress in Egypt?”, House of Commons International Affairs and Defence Section, SN/IA/5982, 24.05.2011, www.parliament.uk/briefing…/SN05982.pdf

[3] “Big majority vote for constitutional changes in Egypt”, 21.03.2011,

www.irishtimes.com/…/1224292709000.ht

[4] Bunlar; başkanlık süresinin 6 yıldan 4 yıla indirilmesi ve iki defa üst üste seçilebilmesiyle sınırlandırılması, seçimden sonra 30 gün içinde başkanın yardımcısını seçme mecburiyeti konulması ve devlet başkanı için 40 yaşını geçmiş olması sınırı ile eşinin Mısırlı olması şartının konması gibi unsurları içermektedir. Bkz: “Large turnout for Egypt’s constitutional referendum”, agy. 68.

[5] Kamal Habib, “Devrimden Kurumlara Mısır”, (çev: Vahdettin İnce), 25.03.2011, http://www.sde.org.tr/tr/kose-yazilari/817/devrimden-kurumlara-misir.aspx

[6] Abigail Hauslohner, “Egypt’s Protesters Struggle On, Having Dislodged Mubarak, but Not His Regime”, Time, 15.07. 2011

[7] Carrie Rosefsky Wickham, “The Muslim Brotherhood After Mubarak”, 03.02. 2011, http://www.foreignaffairs.com/articles/67348/carrie-rosefsky-wickham/the-muslim-brotherhood-after-mubarak

[8] Marina Ottaway , “Egypt’s Democracy: Between the Military, Islamists, and Illiberal Democrats”,, Carnegie Endowment for International Peace Washington, 03.11.2011, http://egyptelections.carnegieendowment.org/2011/11/03/egypt%E2%80%99s-democracy-between-the-military-islamists-and-illiberal-democrats

[9] Charles Holmes, “From the ashes, Egypth prepares for a democratic rebird”, Jane’s Intelligence Review, August 2011, Vol. 23, No.8, p.30-33.

[10] “Large turnout for Egypt's constitutional referendum” , agy. s. 68.

[11] “Military council continues to reject extension of transitional period”, 15.06.2011, http://www.almasryalyoum.com/en/node/468485

[12]   Abigail Hauslohner, “Egypt's Generals Lay Down the (Electoral) Law”, 26.07. 2011, http://www.time.com/time/world/article/0,8599,2084809,00.html

[13] Mahmoud Gaweesh, “Justice Party: Elections should be postponed until security situation stabilizes”, 30.06.2011, http://www.almasryalyoum.com/en/node/473216

[14] “Army source says parliamentary vote may take place in November”, 13/07.2011, http://www.almasryalyoum.com/en/node/476755

[15] Cemal Essam El-Din, “Liberals dominate Egypt's new cabinet after reshuffle”, 18.07.2011, http://english.ahram.org.eg/NewsContent/1/64/16766/Egypt/Politics-/Liberals-dominate-Egypts-new-cabinet-after-reshuff.aspx.

[16] Abigail Hauslohner, agy.

[17] Charles Holmes, agm.

[18] Zeinab El Gundy, “Egypt awaits elusive elected president, while SCAF shifts roadmaps”, 06.10.2011, http://english.ahram.org.eg/NewsContent/1/64/23432/Egypt/Politics-/Egypt-awaits-elusive-elected-president,-while-SCAF.aspx

[19] Yasmine Fathi, “SCAF's proposal for constitution 'abuses will of the people', charge critics”, 03.11.2011, http://english.ahram.org.eg/~/NewsContent/1/64/25802/Egypt/Politics-/SCAFs-proposal-for-constitution-abuses-will-of-the.aspx

[20] “Washington should dissuade Egyptian military’s bid to perpetuate power”, 03.11.2011, http://www.washingtonpost.com/world/middle-east/egypt-military-rulers-cause-outcry-with-bid-to-enshrine-supreme-political-role-in-constitution/2011/11/03/gIQAd4MQiM_story.html

[21] Yasmine Fathi, agm.

[22] Hossam, al-Hamalawy, “Egypt protests continue in the factories “, 14.02.2011, http://www.guardian.co.uk/commentisfree/2011/feb/14/egypt-protests-democracy-generals

[23] “Despite unrest, voting begins in Egyptian parliamentary elections”, Mideast Daily, Foreign Policy, 28.11.2011.

[24] Turnout is high as Egyptians vote in second day of elections”, Mideast Daily, Foreign Policy , 29.11.2011,

[25] Tom Pfeiffer, Maha El Daha, “Egypt Islamists expect gains in post-Mubarak poll”, http://www.reuters.com/article/2011/11/29/us-egypt-election-idUSTRE7AR08V20111129