'Hakkında çok şey okuduğum ve duyduğum Çeçenistan Cumhuriyeti'nde bulunmaktan son derece memnunum. Müslümanların arasında bulunduğum için sevinçliyim…' Bu ifadeler dünya eski ağır sıklet boks şampiyonlarından Mike Tyson'a ait. 1990 yılında hapiste İslam dinini seçen ve ismini Malik Abdülaziz olarak değiştiren Tyson'un Çeçenistan ziyareti, dikkatlerin yeniden iç savaşın yıllardır sürdüğü bu ülkeye çevrilmesine sebep olmuştur.

 

Malik Abdülaziz, Çeçenistan'ın öldürülen eski Devlet Başkanı Ahmed Kadirov'un onuruna Gudermes şehrinde yapılan II. Ulusal Boks Turnuvası'na katılmak için bu ülkeyi ziyaret etmiştir. Ahmet Kadirov'un oğlu olan ve hâlen Çeçenistan Başbakan Yardımcılığı görevini sürdüren Ramzan Kadirov'un boksa olan ilgisi sebebiyle bizzat davet ettiği Abdülaziz'in Çeçenistan'a gelmesi, elbette ki salt bir spor olayına indirgenemez. Bu davetle, her halde uluslararası topluma bazı mesajların verilmesi, bazı beklentilerin karşılanması da hedeflenmiş olmalıdır. Öncelikle Ramzan Kadirov'un -Başbakan Yardımcısı sıfatına sahip olmasına rağmen- Çeçenistan'ın fiili yöneticisi konumunda olduğunu belirtmek gerekir. Bu davet bizzat Kadirov'un girişimiyle gerçekleştirilmiştir. Bu girişimle Ramzan Kadirov Çeçenistan'daki nüfuzunu daha da artırmıştır. Sert karakter taşıyan spor dallarına özel bir ilgi gösteren Çeçen gençleri Tyson'a büyük yakınlık ve sempati göstermişlerdir. Stadyumda Çeçen sporseverleri 'Salam aleykum' sözleriyle selamlayan Tyson'un, Kadirov ile her defasında kucaklaşarak samimiyetini sergilemesi dikkatlerden kaçmamıştır. Bu durum Kadirov'un uluslararası alanda özel ilişkiler kurabileceğini göstermiştir. Diğer taraftan, yine uluslararası kamuoyunda sürekli savaş ve terör ile gündeme gelen Çeçenistan'da hayatın yeniden normalleştiği gösterilmeye çalışılmıştır. Bu son husus son derece önemlidir. Zira, Kasım ayında bu ülkede Parlamento seçimleri yapılacaktır ve seçimler öncesinde Çeçenistan'ın bir imaj değişikliğine ihtiyacı bulunmaktadır.

 

Çeçenistan'la ilgili çok şey duyduğunu ve okuduğunu ifade eden Abdülaziz, Amerika Müslümanları olarak savaşın bitmesini ve Cumhuriyetin sükunete kavuşmasını istediklerini ifade etmiştir. Gezisinin sonunda, ilerde bu ülkeyi yeniden ziyaret edeceğini bildirmiştir. Mike Tyson ziyaret esnasında,  Ahmed Kadırov'un mezarının bulunduğu Sentaroy köyünü de ziyaret emiştir. Burada yapmış olduğu konuşmada Tyson, 'Ahmed Kadırov'u barış, adalet ve özgürlük idealleri uğrundaki bir savaşçı olarak bilirim. Halkı uğruna, Cumhuriyetinin barış içinde yaşaması, kalkınması uğruna can vermiş bir politikacı olan Ahmed Kadirov'a saygılarımı sunuyorum..' demiştir.

 

Tyson Çeçenistan'a Moskova üzerinden gelmiştir. Moskova'da bulunduğu sırada Duma'da (Parlamento'nun alt kanadı) kavgaları ile ünlü LDP Başkanı Vladimir Jrinovski tarafından yemeğe davet edilen Mike Tyson, bu davete katılmamıştır. Jrinovski, daveti öncesinde yaptığı çağrıda, Tyson'a, ABD'yi protesto amacıyla Rusya'da kalmasını önermiştir.

 

Mike Tyson'la yeninden gündeme gelen Çeçenistan'da 27 Kasım 2005 tarihinde Parlamento seçimleri yapılacaktır. Seçimler yaklaştıkça da bölgede tansiyon giderek artma eğilimi göstermektedir. 10 yıldan fazla bir süredir iç savaşın devam ettiği Çeçenistan'da barış bir türlü sağlanamamıştır. Yıllardır süren çatışmalar ve askerî 'temizleme' operasyonları, birçok sivilin yaşamını yitirmesine ve bu savaştan etkilenmesine sebep olmuştur. Çeçenistan Devlet Konseyi Başkanı tarafından açıklanan rakamlara göre, son 15 yıl içinde çatışmalar nedeniyle Cumhuriyet'te ölenlerin sayısı 160 bindir. Bu şekilde savaştan etkilenen sivil sayısı arttıkça, bu ülkede direnen kesimlere olan destek gelişmekte ve güçlenmekte, terör eylemleri de  Rusya’nın içlerine kadar yayılmaktadır. Çeçenistan'da başlayan bağımsızlık mücadelesi ve bu çerçevede meydana gelmekte olan terör faaliyetleri, giderek tüm kuzey Kafkasya'ya yayılma eğilimi göstermektedir. Bu bağlamda, özellikle etnik yapısı hayli karmaşık olan Dağıstan bölgesi, önümüzdeki dönemde dikkatle takip edilmesi gereken yerlerin başında gelmektedir. İç çatışma ve terörün tüm Kuzey Kafkasya'ya yayılması ise, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin güvenlik açısından daha fazla istikrarsızlaşmasına sebep olabilir. (ASAM)