13 Aralık 2010           Terör Enstitüsü

 

Irak Kürdistan Demokrat Partisi’nin (IKDP) 10 yıl aradan sonra yaptığı 13. Kongresinde Bölgesel Kürt yönetimi, lideri Mesud Barzani’nin yaptığı konuşmanın birçok yönüyle tartışılması gerekmektedir. Erbil Sami Abdurrahman Parkı’nda düzenlenen kongrede konuşan Barzani Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının (Self determinasyon) bulunduğunu ve bunu kullanması gerektiğini ifade etmiştir.

 

Oldukça yoğun ilginin yaşandığı toplantı için 1300 delegenin yanı sıra Erbil’e aralarında diplomat, siyasetçi ve basın mensuplarının da bulunduğu yaklaşık 2 bin 500 kişi gelmiştir. Kongreye Irak Devlet Başkanı ve Kürdistan Yurtsever Birliği lideri Celal Talabani, Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Irak Parlemento Başkanı Usema Nuceyfi, El Irakiye Listesi Başkanı Iyad Allavi ile bölgedeki Kürt yöneticiler katılmıştır. Türkiye’den ise AKP Genel Başkan Yardımcıları Abdülkadir Aksu ve Ömer Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mesut Değer ile Samsun Milletvekili Şevket Köse, BDP Grup Başkan Vekili Bengi Yıldız ve Milletvekili Hamit Geylani, “Demokratik Toplum Kongresi” (DTK) adına Esat Canan ve Leyla Zana katılmıştır.

 

“Yenilenme, Adalet ve Birlikte Yaşam” sloganıyla çalışmalarına başlayan kongrenin açılışında konuşan Mesud Barzani’nin self determinasyon ve Kerkük konusundaki açıklamaları altı çizilecek konular olarak ön plana çıkmıştır. Kürtler arası savaşa bir daha asla izin vermeyeceklerini söyleyen Barzani “Self Determinasyon Kürtlerin hakkıdır, kongrede bunu konuşacağız” demiştir. Konuşmasında diğer parçalardaki Kürt partilerinin barışçıl yöntemlerle sorunlarını çözüme kavuşturma zamanı geldiğini söyleyen Barzani ‘’Bölgedeki tüm halklar birbirini kabul etmelidir. Çünkü silahın dili sadece kendisi ile beraber yıkım getirir başka bir şey getirmez’’ dedi. Aynı şekilde ''Dağda olan mücadelemizi şehre taşımız durumdayız’’ diyen Barzani, muhalefet, farklı fikirler, düşünce özgürlüğü ve çok partililiğe inandıklarını söylemiştir. Birleşik Kürdistan oluşturmak istediklerini söyleyen Barzani bu konuda şunları kaydetti: “Kürtler tek parça ve bölünemezler. Kürtler parça parça olamazlar artık. Kürtler tek vücuttur ve dil ekseninde bölünemezler. Çok farklı lehçeler olsa bile, Kürtçe tek dildir.“

 

Mesud Barzani’nin yaptığı konuşmada dikkat çeken ikinci önemli husus Kerkük ile ilgilidir. Barzani Kerkük’ün bir Kürt kenti olduğunu ve merkezi Bağdat yönetimiyle bu kentin akıbetini tartışmayacaklarını dile getirmiştir. Barzani “Sorunlu bölgeler özellikle de Kerkük tüm halkların yaşam kenti olacak. Kerkük Kürdistan’ındır, bunu tartışmaya dahi açmıyoruz. Sorunlu bölgelerin bizim tarafa geçmesi, orada yaşayanlar için olumlu olur” demiştir.

 

Mesud Barzani’nin konuşmasını haber yapan AFP haber ajansı, Kürt liderin isteklerinin Irak’ı bölebileceği yorumunda bulunmuştur. Ajans haberinde, “Barzani ilk defa resmi ağızdan ‘self determinasyon’ sözcüğünü IKDP kongresinde telaffuz etti” yorumunda da bulunmuştur.

 

Kongre’de AKP’yi temsilen giden AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu’da bir konuşma yapmıştır. Aksu konuşmasında Barzani’nin “Kerkük bir Kürt şehridir” ve “Kürtlerin Self Determinasyon hakkı vardır” sözlerine karşılık herhangi bir tepkide bulunmamıştır. Aksine konuşmasında Başbakan Erdoğan’ın selamlarını iletmiş ve KDP’nin 13’üncü Genel Kongresi’ne iştirak etmekten büyük memnuniyet duyduklarını ifade etmiştir.

 

KDP Kongresi’nde Türkiye’den katılanlar olarak kendilerini ayrıcalıklı gördüklerini belirten Aksu, “Zira aynı hamurdan yoğrulmuş kişiler olarak biz kendimizi burada evimizde hissediyoruz. Irak Kürt bölgesiyle önceliklerimiz örtüşmektedir” demiştir.

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ankara’da büyük bir tören “Kak Mesud – Mesud Abi” diyerek kabul ettiği Mesud Barzani görüldüğü gibi sadece Irak’ı bölmek değil, aynı zamanda Türkiye’yi de bölebileceklerini ima ederek aslında Irak, Türkiye, Suriye ve İran’dan koparılacak topraklarla birleşmiş bir Kürt devleti kurabileceklerini dolaylı da olsa ortaya koymuştur. Barzani artık sadece Irak’taki bölgesel yönetimin değil, aynı zamanda bölgedeki bütün Kürtlerin hamiliğine soyunmaya hazırlanmaktadır. Barzani’nin bu tutumu elbette ki, Türkiye’nin terörle mücadelesinde zafiyetler ortaya çıkaracaktır.

 

ABD’deki düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü’nde, “Türkiye’nin Kürt Sorunu: Yeni Fırsat ve Zorluklar” başlığı altında düzenlenen konferansta ise Carnegie Endowment uzmanlarından Henri Barkey, “genel seçimlere kadar Kürt sorunu konusunda yeni girişim başlatılmayacağı, seçimlerin ardından yeni adımların hızlı şekilde geleceği” yorumunda bulunmuştur.