Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın (NPT) her beş yılda bir yapılması gereken gözden geçirme konferansı bu yıl Mayıs ayı içinde New York’daki BM binasında gerçekleştirilecektir. Konferansa başkanlığı seçilmiş başkan sıfatıyla Filipinler’den Büyükelçi Libran N. Cabactulan yapacaktır.

 

NPT ana hedefleri;

– Nükleer silahların ve nükleer teknolojinin yayılmasının önlenmesi,

– Nükleer enerjinin barışçı amaçlarla kullanılabilmesi için işbirliğini geliştirmek ve

-Uzun vadeli hedef olarak, nükleer silahsızlanmayı, nihayetinde genel ve tamamen nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya yaratmak olarak özetlenebilir.

 

1970 yılında anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile beş yılda bir yapılan bu gözden geçirme toplantılarında, NPT’nin uygulanması konularının değerlendirilmesi yapılarak, aksak ve geliştirilmesi gerekli hususlar konusunda tavsiyeler ortaya konmakta ve mutabakat sağlanarak, sonuçta bir değerlendirme yayınlanmaktadır. 

 

Bu güne kadar çok başarılı olduğu söylenemeyen, bu yıl yapılacak 2010 gözden geçirme toplantısında aşağıda belirtilen önemli konuların ele alınabileceği değerlendirilmektedir;

 

NPT’nin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin Dünya’daki bütün ülkelere uygulanacak üniversal bir yapı olduğunun kabul edilmesi ve herkese eşit uygulanacak bir sistem yaratılması. Bilindiği gibi İsrail bu anlaşmayı imzalamamıştır. Mısır İsrail’i bahane ederek imzalamaktan imtina etmektedir. Kuzey Kore, üzerinde baskı yarattığı gerekçesi ile bu anlaşmadan çekilmiştir. Bu şekilde anlaşmaya taraf olmayan ülkelerin kendilerini nükleer silah eldesi için program uygulamada ve teknoloji transferi için çaba sarf etmede kendilerini serbest hissetmeleri, Dünya güvenliği için ciddi bir tehdit teşkil etmektedir. Bu durumun ortadan kaldırılarak mutlaka bütün ülkelere eşit şekilde uygulanabilecek bir sistem yaratılması gerektiği düşünülmektedir. Gündemin en önemli maddelerinden biri olan bu husus çözülmeden diğer konularda pek fazla bir gelişme sağlanamayacağı değerlendirilmektedir.

 

Nükleer silahlanmanın önlenmesi ve nükleer silahsızlanma ile ilgili uzun yolda Başkan Obama’nın ortaya koymuş olduğu “nükleer silahlardan arındırılmış bir Dünya” için adımlar atılması konusu diğer bir gündem maddesi olabilecektir.  ABD bu toplantıda inisiyatifi ele alarak, Rusya ile birlikte nükleer silahlarda indirime gittiğini ve iyi niyet gösterisi olarak kendi nükleer stratejisini yumuşatarak yeniden şekillendirdiğini ileri sürerek, Dünya ülkelerinin nükleer silahlanmaya karşı NPT hükümleri uyarınca gerekli tedbirleri alması gerektiği konusunda ikna etmeye çalışacak gibi görünmektedir.

 

Yukarıdaki hususların gerçekleştirilebilmesi için, gerekli denetim ve yaptırım mekanizmaların kurulması konusunda mutabakat sağlanması diğer bir önemli gündem maddesi olabilecektir. NPT’nin en büyük zafiyetinin ülkelerin iyi niyetle bu anlaşmayı uygulamayı kabul etmekten başka bir gücü olmamasından kaynaklandığı söylenebilir. Bu nedenle, bu anlaşmaya uyulmaması halinde karşıdakine uygulanacak her hangi bir yaptırım müessesesi olmaması, anlaşmayı işlevsiz kılmaktadır. Çare olarak, güçlü ülkelerin ekonomik veya başka alanlardaki ambargolarının uygulanması gündeme gelmektedir. Aynı kanıda olmayan diğer ülkeler bu ambargolara katılmayınca uygulama etkisini yitirmekte ve ilgili ülke yine kendi bildiğini uygulamaya devam etmeyi sürdürmektedir. Bunun önlenmesi için, mutlaka ciddi bir denetim ve karşılığında cezai uygulamaları içeren ciddi yaptırımların ortaya konulması gerektiği düşünülmektedir ki caydırıcı bir yapı oluşsun.

 

Buna paralel olarak, teknoloji transferlerinin kontrol ve güvence altına alınması için ne gibi tedbirler alınması gerektiği, ayrı bir gündem olarak ele alınabilir. Burada teknolojiyi transfer eden ülkeye de bir takım yaptırımların gündeme getirilmesi şart olarak görülmektedir. Nükleer kaçakçılığın önlenmesi bu kapsam içinde değerlendirilebilir.

 

Anlaşmadan çekilme şartları gözden geçirilebilir. Anlaşmadan çekilmenin her türlü hareket serbestîsi sağlamayacağı konusu ele alınarak, ayrılan ülkelerin nasıl bir davranış içinde olacağının kuralları konulmaya çalışılabilir.

 

Bölgesel silahlanma konuları, özellikle Ortadoğu’da İsrail’in ve İran’ın, Asya’da Kuzey Kore’nin nükleer konumları gündem maddesi olarak ortaya konulabilir. Bunlara teknoloji transferi sağlanmasının önlenmesi için alınması gereken tedbirler görüşülebilir.

 

Nihai olarak müteakip gözden geçirme konferanslarının daha başarılı olması için ne gibi tedbirlerin alınması gerektiği gündemde yer alabilir.

 

Basından alınan haberlere göre, NPT’nin imzacısı olan, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad konferansa katılmak için ABD’ne vize başvurusunda bulunmuştur. Bu İran Cumhurbaşkanı’nın büyük ihtimalle katılacağına işaret etmektedir. Ancak, NPT imzacısı olmayan İsrail yine bu konferansa katılmaktan kaçınacak mıdır? Şu anda bu konu bilinmemektedir. Bu gün gelinen ortamda, her hal ve şartta bir kısım ülkelerin İsrail’in muğlak nükleer güce sahip konumunun artık açıklığa kavuşturulması gerektiğini yüksek sesle ifade etmekten kaçınmamakta ve bunun için girişimlerde bulunmaktadırlar. Zaman, İsrail’in iyi niyetle adım atarak kendisini gerekli denetimlere açması için gerekli bir zaman olarak tarihe kaydedilmektedir. NPT kapsamında nükleer silahlanmanın önlenmesi ve silahsızlanmanın teşviki için herhangi bir konuda, herhangi bir yapılanma geliştirilmeye çalışmadan önce, Dünya’nın ilk ve ivedi olarak İsrail’in nükleer durumunun açıklığa kavuşturulması için gerekli adımları atması ve bu bilinmezliği çözmesi kaçınılmaz olarak görülmektedir.