Rusya’nın Güney Osetya ve Abhazya’yı tanıması sonrası Kafkasya İşbirliği ve İstikrar Platformu’nun pozisyonu zayıflamıştır. Zira artık Gürcistan ile Rusya’yı aynı çatı altında tatmak artık mümkün değildir. Bu sebeple de Kafkasya İşbirliği ve İstikrar Platformu için artık “ölü doğmuştur” diyebiliriz. Zaten Başbakan bu öneriyi ortaya koyduktan sonra Rusya, Azerabaycan ve Gürcistan’daki uzman kişilerle yaptığımız görüşmelerde bu önerinin “nereden çıktığını “anlayamadıklarını ifade etmişlerdi. Yine bu uzman kişiler aynı zamanda Türkiye’nin bu öneriyle ne yapmak istediğinin de anlaşılamadığını ifade etmişlerdir. Zira hayata geçmesinin mümkün olmadığını bile bile bu öneriyi Türkiye’nin hayata geçirmeye çalışması pek anlaşılamamıştır. Kafkasya İşbirliği ve İstikrar Platformu girişiminin de gösterdiği gibi dış politikada hesabı-kitabı tam olarak yapılmayan önerilerin Türkiye’nin bölgedeki inandırıcılığına zarar verebilmekte ve “dostlar alışverişte görsün” zihniyeti ile yapılan bu tür önerilerin Türkiye’ye zarar verebileceği görülmektedir. Bu girişimin artık Gürcistan krizine bir çözüm olmayacağının anlaşılmasıyla geriye bir tek Ermenistan ile ilişkilerin düzeltilmesi platformu olarak kullanılması kalmaktadır ki, bu da “kaş yapayım derken göz çıkarmak” olarak adlandırabileceğimiz bir durumu ortaya çıkarmakta ve Azerbaycan’ın kaybedilmesi sonucunu getirebilmektedir.

 

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov’un ziyaretinde Türk dış politikası açısından önemli bir sonuç çıkmadı. Gürcistan Dışişleri Bakanı Eka Tkeshelashvili’nin ziyaretinden Tiflis yönetiminin herhangi bir şekilde Rusya ile aynı platformda bir araya gelemeyeceklerini resmi ağızdan dinlemiş olduk. Gerek Azerbaycan’ın bu konuya Ermenistan sebebiyle çok da sıcak bakmaması ve gerekse de Gürcistan’ın Rusya’nın Güney Osetya ve Abhazya’dan Rus askerleri çekilmeden Ruslarla aynı çatı altında olmalarının mümkün olmadığını açıklaması ile bu konunun zaten hayata geçme şansı olmadığının bir kez daha anlaşılması Türkiye’nin farklı noktalara kayması gerektiğini ortaya koymaktadır.

 

Biz TÜRKSAM olarak krizin daha ilk günlerinde Kafkas İstikrar ve İşbirliği Platformu’nun hayata geçme şansı olmadığını ve bunun yerine Karadeniz İşbirliği Örgütü’nü daha uygun bir platform olarak gördüğümüzü ifade etmiştik. Bugün hem Türkiye'deki bir çok yorumcu ve hem de Rusya'nın bizim fikrimizi savunduklarını görmekteyiz. Gelinen noktada artık sorun sadece Kafkasya sorunu değildir. Sorun artık aynı zamanda bir boğazlar ve Karadeniz sorunu haline de gelmiştir. Bu sebeple Türkiye’nin önderliğinde kurulan ve yürütülen Karadeniz İşbirliği Örgütü (KEİ) bu sorunların çözümü için yeterli ve daha uygun bir zemindir. Türkiye’nin sorunları bu çerçevede ele alması ve bu platform içerisinde görüşmesi daha uygun olacaktır. Diğer türlü Kafkas İstikrar Paktı’nın bu durumda herhangi bir başarı şansı yoktur.

.

Türkiye'nin bundan sonra yapması gereken bir an önce hiçbir ülkenin kabul etmediği Kafkas İstikrar ve İşbirliği Platformu’nda ısrar etmekten vazgeçmesi ve onun yerine kurucusu ve lideri olduğu Karadeniz İşbirliği Örgütü'nü Ekim ayında toplantıya çağırmasıdır.