Washington'daki Nükleer Güvenlik Zirvesi sona ererken, toplantıya katılan 47 ülke ve BM, Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) ve Avrupa Birliği’nden oluşan dünya liderleri, tüm nükleer maddelerin terörist örgütler tarafından illegal yollarla ele geçirilmesine karşı alınacak önlemlere yönelik dört maddelik plan üzerinde uzlaşmışlardır.

 

Toplantının resmi gündeminin, nükleer terörizmi önlemek maksadıyla Dünya üzerinde mevcut nükleer materyalin nasıl kontrol altına alınabileceği konusunda bir yol haritası belirlenmesi olmasına rağmen, toplantı öncesi ve sonrasında ABD Başkanı Barak Obama katılan devlet başkanları ile birebir görüşmeler yapmıştır. Bu görüşmelerde gelecek ay yapılacak Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) Gözden Geçirme Konferansında ana konu olacağı değerlendirilen, İran’ın nükleer programının önlenmesi için alınacak tedbirlere destek sağlanması kanosunun gündeme getirildiği değerlendirilmiştir. Nitekim, Çin Başkanı ile yapılan görüşmeler sonunda her iki tarafta belirtilen konu ile ilgili işbirliği içinde olacaklarını vurgulamıştır.

 

Bilindiği gibi, toplantıya İran, Kuzey Kore ve Suriye davet edilmemiştir. NPT imzacısı olmayan İsrail ise, elinde bulundurduğu nükleer silahların Türkiye ve Mısır tarafından gündeme getirilmesi olasılığı karşısında katılmaktan vazgeçmiştir. Buna rağmen NPT’i imzalamayan Hindistan ve Pakistan anılan toplantıya davet edilmişlerdir.

 

Ev sahibi ABD Başkanı Barak Obama zirvenin kapanışında yaptığı konuşmada, varılan uzlaşmanın daha güvenilir ve nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya hedefine önemli bir katkı sağladığını ifade etmiştir.

 

Ø Bu plana göre; bütün ülkeler ellerinde bulundurdukları nükleer silahları korumak ve teröristlerden uzak tutmakla yükümlü olacaktır.

Ø Planda hassas nükleer maddelerin korunmasını garanti altına almaları için tüm ülkelere dört yıl süre tanınmaktadır.

Ø Bunun yanı sıra, yasadışı nükleer ticaretin önlenmesi ve bu tür durumlarla mücadelede daha fazla işbirliği çağrısı yapılıyor.

Ø Nükleer teknoloji ve know0how’ın teröristlerin eline geçmesinin önlenmesi için her ülke gerekli tedbirleri alacak ve gerekirse işbirliği içinde bulunulacaktır.

 

Toplantıya Türkiye’den Başbakan Tayyip Erdoğan, Dış İşleri ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanları katılmışlardır. Bilindiği gibi, Türkiye halen, Brezilya ile birlikte BM Güvenlik Konseyi’nin Geçici Üyesidir. Bu kapsamda Türkiye, gelecek ay yapılacak BM toplantısında İran’a uygulanması konusunda ele alınacak yaptırımların onaylanmasında BM Güvenlik Konseyi’nde oy kullanmak zorunda kalacaktır. ABD’nin yaptırımlara karşı çıkan Çin’den de gerekli desteği sağladığı düşünülecek olursa, bu kararlarda Türkiye ve Brezilya’nın tavrı önem kazanacaktır. Anlaşıldığı kadarı ile Türkiye bölgede nükleer silaha karşı olduğunu kesin bir dil ile ifade ederken, nükleer enerjinin barışçı maksatlarla kullanılmasına karşı çıkılmasına sıcak bakmamaktadır. Bu nedenle, İran’a karşı müzakereci ve barışçı yaklaşımları benimseyen bir tutum izlenmesinden yana tavrını sürdürmektedir. Brezilya ile birlikte bu konuda yeni hareket tarzları arayışının sürdürüldüğü ifade edilmektedir.

 

Türkiye’nin tavrının belirlenmesine 17-18 Nisan 2010’da İran’da yapılacağı belirtilen “Herkes için nükleer enerji, hiç kimseye nükleer silah” konulu toplantının sonuçlarının etkili olabileceğini söylemek mümkün olabilir.