Ukrayna’da patlak veren siyasi kriz, ülkenin Rusya yanlısı yönetimlerinin gerilmesine sebep oldu. Yaşanan halk ayaklanmasının iç savaş korkularına sebep olması, Rusya yanlısı Kırım yönetiminden de tepki aldı. Batılıların ülkeyi işgal etmesi durumunda Kırım'ın bağımsızlığını ilan edebileceği yönünde yorumlar yapıldı. Ülkenin gerçekten parçalanması durumunda Türkiye’nin de Küçük Kaynarca Anlaşmasına dayanan bazı haklarının gündeme gelebileceği yorumları yükseldi. Türkiye’nin Kırım Yarımadası üzerinde hak iddia edebileceği iddiaları tartışma yarattı.

 

Kırım’ın bağımsızlığını ilan etmesi durumunda, Türkiye’nin Kırım üzerinde hak iddia edebileceğine ilişkin görüşleri TÜRKSAM Başkan Yardımcısı ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serdar Erdurmaz, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

“1768-74 Osmanlı Rus savaşının sonucunda imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşması’nın üçüncü maddesine göre; Kırım Tatarları hiç bir devlete tabi olmayacaklar, kendi hanlarını kendileri seçecekler ve sadece Müslüman olmalarından dolayı dini işlerde Osmanlı padişahının uhdesinde olan hilafet makamına tabi olacaklardır. Diğer bir değişle bağımsız olacaklardı. Kırım halkının seçtiği han Osmanlı ve Rusya devletleri tarafından tasdik edilecekti.

 

Ancak Rusya 1775-1779 arasında Kırım Hanlığı üzerinde kendine müzahir bir yapı oluşturmak için örtülü hareketlere girişti. Osmanlı Devleti’nin zayıflığı nedeniyle bu konuda tedbir alması veya caydırıcı baskı uygulaması mümkün olamadı. Nihayetinde 21 Mart 1779 tarihinde Aynalıkavak Tenkihnamesi Fransa’nın arabuluculuğu ile imzalandı. Bu Rusya’nın Kırım’I ilhakına götüren süreci hazırlayan bir aşama oldu. 1780 yılında Avusturya imparatoru Joseph ile Rus Çarı Leh kasabası Mohilof’ta Osmanlı’nın paylaşılması konusunda yaptıkları görüşmeleri Petersburg’ta yaptıkları gizli anlaşma ile perçinlediler. Buna göre Rusya Kırım’I ilhak edecekti. Buna bağlı olarak Ruslar 8 Nisan 1783’te yayınladıkları bir bildiri ile Kırım’I topraklarına kattığını ilan etti.

 

Gelişen uluslararası siyasi ortamın Osmanlı devletini yalnız bıraktığını değerlendiren Rusya, diplomatik bir adım daha atarak Osmanlı Devletini tamamen bir Emrivaki ile karşı karşıya bıraktı. Rus elçisi Boulgakof 14 Ekim 1783 tarihinde verdiği bir Nota ile Kırım’ın hukuken Rusya’ya ait olduğunu ve Osmanlı devletinin hiç bir hak talebinin olmayacağını belirten bir belgenin kendilerine verilmesini istedi. Osmanlı Devletinin Rusya ile savaşı kaldıracak gücü olmadığı ve Prusya dışında başka bir destek bulamaması nedeniyle bu sene de verilmesi yönünde karar verildi. Ancak, Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması nedeniyle bağımsız olduğu ve Osmanlı Devleti tarafından böyle bir senedin verilmesinin uygun olmayacağı belirtilmesine rağmen Rusya bu konuda baskıcı oldu. Sonuçta, “Kırım’ın senedi” 9 Ocak 1784 tarihinde Rusya’ya verildi.[1]

 

Bu durumda Kırım’ın bağımsızlığını ilan etmesi durumunda Türkiye açısından onu bağımsız bir devlet olarak tanımaktan başka bir seçeneği bulunmadığı değerlendirilmektedir.”

 


[1]Osman Kose, Osmanlı Devleti Tarafından Kırım ile İlgili Rusya’ya Verilen Resmi Belge “Sened” (1784), History Studies, Volume 2/2 2010