Kırgızlar Orta Yenisey Vadisi’nde 6. yüzyılda kendi devletlerini kurmuşlardı. Bu topraklar günümüzde “Hakasya” sınırları içindedir. Kırgızlar bu topraklarda yaklaşık iki bin yıl egemen etnos olarak var olmuşlardı.

 

Hakasya’da sulama kanalları ‘hırgıs argıları’ yani Kırgız arıkları, eskiden beri işlenen tarlalar ise ‘hırgıs tarlagları’ yani Kırgız tarlaları olarak adlandırılmaktadır. Hakaslarda çok sayıda bulunan demirci atölyelerine ‘hırgıs uzangan çirler’ yani kırgız atölyeleri, taş yığmalı Orta Çağ mezarlarına ise ‘hırgıs sookter’ yani kırgız mezarı denir. Hakasların Kırgızlarla beraber yaşadıkları yerlerde buna uygun yer isimleri ortaya çıkmıştır. Mesela küçük nehirlere ‘Hırgıs çul’ yani Kırgız deresi, step alanlarına ise ‘hırgıs çazı’ yani Kırgız stepi denir. Bu yer isimlerinden hareketle Kırgız devletinin sınırlarını çizmek mümkündür.

 

Cengiz Han’ın küçük oğlu Cuçi 1207’de Moğol orduları ile modern Hakasya topraklarına girer ve buradaki yerel halkları boyunduruğu altına alır. Orebek-Digin, Aldayar ve İde-Yinal adlı üç ulusun başında bulunan Kırgız prensleri Moğolların iktidarını kabullenmişlerdir. Kırgız devleti politik bağımsızlığını kaybetmiştir. Yüksek seviyedeki kültür yok edilmiş, halk kısmen esir tutulmuştur. Hakasya toprakları böylece Moğol göçebe imparatorluğuna dahil olmuştur.

 

Geç Orta Çağ’da Kırgızların liderliğinde birkaç soy grubu ‘Hongoray’ adlı bileşik bir etnik-sosyal birlik kurmuşlardır. 17. ve 18. yüzyıllardan kalma belgelerde bu husustan bahsedilmektedir. Bunun dışında Güney Sibirya halklarının zengin folklor mirası, ‘hongoray’ ismini Hakasların ve Hakasya’nın en eski isimlerinden biri olarak muhafaza etmiştir. Sesli harflerin uzatılması süreci sonucunda Hakas dilinde artık ‘hooray’ olarak kullanılmaya başlamıştır. Kahramanlık eposlarında, tarihi efsanelerde, atasözlerinde ve bilmecelerde geniş bir şekilde kullanılmaktadır.

 

Kırgız elit tabakasının Hongoray’daki rolü o kadar belirgindi ki, komşu halklar, Ruslar da dahil olmak üzere 18. yüzyılda bu bölgesel oluşuma ‘Kırgız Toprağı’ adını vermekteydiler. Hala modern Altay, Tuva, Hakas ve Kırgız dillerinde halk kitleleri anlamına gelen ‘hor’ kelimesi kullanılmaktadır. Değişik dillerdeki kaynaklar Hakasya’da yaşayan insanlar için ‘hooray’ şeklinde tek bir isim kullanıldığını göstermektedir. Bu isim tarihi folklorda Hakasların etnik topraklarını da yani modern Hakasya Cumhuriyeti topraklarını da ifade etmektedir.