Mayıs ayında Duşanbe’den gerçekleştirilen İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı son derece önemliydi. Zira bu toplantıda ilk kez başkanlık bir Orta Asya ülkesi tarafından alınmıştır. Bu durum Orta Asya’nın bölgesel ve küresel olarak özel önemine işaret etmektedir.

 

Bugün İKÖ başkanlığın istikrarlı, başarılı ve ekonomik ve siyasi olarak gelişim gösterdiği kabul edilen bir Orta Asya ülkesine devredilmesini de dikkate alarak etkinliklerinin biçimini yeniden değerlendirmektedir. İKÖ İslam Dünyasının yüz yüze kaldığı yeni durumlara ve tehditlere uyum sağlamaktadır ve bu olumlu bir gelişmedir. Bir hatırlatma yapılacak olursa; İKÖ 1969 yılında sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda İslami dayanışmayı artırmak, sömürgecilik, yeni-sömürgecilik, ırkçılık ile savaşmak ve Filistin’i desteklemek için kurulmuştur. İslam Dünyası tehditlere dürüstlük, karşılıklı saygı, kavrayış ve anlayışa dayanan yeni bir güvenlik yaklaşımı oluşturarak karşılık vermelidir. Kazakistan Dışişleri Bakanı Kanat Saudabayev’e göre İslam Konferansı Örgütü ile AGİT arasında kurumlararası iş birliği geliştirmek için en uygun zamandır. Haziran ayında İstanbul’da gerçekleştirilen üçüncü CICA/AİGK zirve toplantısında güvenlik ve istikrar-sağlayıcı önlemler gibi güncel konular da tartışmaların odağında yer almıştır- bu yapılanma da Kazakistan’ın girişimi üzerine oluşturulmuştur.

 

İKÖ Dışişleri Bakanları Konseyi AGİT liderliğinde Kırgızistan’daki son krizin çözümlenmesi konusunda önemli bir rol üstlenmişlerdir. Kazakistan ayrıca Afganistan’daki istikrar sürecine hem iki taraflı plan ile hem de AGİT ev sahibi ülkesi olarak yeterli derecede katkı sağlamıştır. Uzmanlara göre bunların hepsi ülkenin dünyadaki artan önemini teyit etmektedir.  Birçok uzman Kazakistan’ın barışçı ilişkilerin geliştirilmesi konusundaki tecrübesinin hem İslam dünyası hem de Hıristiyan ülkeler için faydalı olacağına inanmaktadır.

 

Rusya da dahil Avrupa ülkelerinde Müslümanların sayısı sürekli olarak artmaktadır. Dolayısıyla etnik gruplar arasındaki sıkıntılar ve diğer gerilimler daha uzun bir süre devletlerin siyasi gündemlerinde kalacak gibi gözükmektedir.

 

İslami birlik ilkesi göz önüne alındığında Kazakistan’ın bu organizasyondaki yeri Kazakistan’a siyasi girişimlerini pratiğe uygulamak için önemli bir şans vermektedir.

 

 

OECD, ŞİÖ, AİGK, TURKSOY ve Asya’da İşbirliği Diyalogu, AGİT ve İKÖ gibi organizasyonların sekreterliklerinde başkanlık ya da liderlik Kazakistan’ın artan rolü ve önemine işaret eden açıklayıcı bir örnektir ve yeni bir dış politika yaklaşımı oluşturulması için ön koşulları sağlamaktadır. Bu yapılanmalardaki yararlı etkinlikler ve Kazakistan’ın girişimlerinin desteklenmesi ülkenin kendi gelişimi açısından da çok önemli bir unsur haline gelmiştir.

 

2011 yılında Kazakistan İKÖ Dışişleri Bakanları Konseyi başkanlığını devralacaktır ve Astana 38. İKÖ'nün Dışişleri Bakanları zirvesine ev sahipliği yapacaktır. Ayrıca Kazakistan’ın İKÖ Dışişleri Bakanları Konseyi başkanlığı yanında yine Kazakistan’da gerçekleştirilecek olan 7. Dünya İslami Ekonomik Forumu İslam ülkelerinin ekonomik ilişkiler sahasını genişletecektir. İKÖ Dışişleri Bakanları Konseyi Başkanlığı ve İKÖ’nün çalışmalarında etkin bir şekilde yer alınması Kazakistan’a dünya gündeminin belirlenmesinde etkin olma ve uluslararası çatışmaların çözümü, ulusal çıkarların sağlanması  ve paha biçilmez bir deneyim kazanma ve bunların yanında nitelikli iş gücünün çok taraflı diplomasi okullarında eğitilmesi gibi fırsatları sağlayacaktır.

 

İKÖ katılımcı devletlere ekolojik sorunların çözümümde de yardımcı olmaktadır. İKÖ Kazakistan’a ilk defa Semipalatinsk ve Aral bölgesel ekolojik tehditlerinin ortadan kaldırılması konusunda destek sağlamıştır.

 

Öncelikle, tüm İKÖ üye devletleri bu örgütü İslam dininin barış ve ilerleme prensipleri üzerinde kurulmuş, etkili bir Müslüman forumu ortaya çıkarabilecek bir yüksek kurum olarak değerlendirmektedirler.

 

Yapılanmadaki yöntem ve usullerden söz ederken İslam ülkelerinin ortak politikalarının üç yılda bir gerçekleştirilen Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesinde ve Dışişleri Bakanları Konferansında belirlendiğini de belirtmek gerekmektedir. Kararlar İslami dayanışma ve fikir birliğine uygun bir şekilde alınmaktadır.

 

İKÖ bugüne kadar büyük ancak kullanılmayan potansiyeli ile ve en önemlilerinden biri İngilizce olan 5 dilde iş akışı sağlayan modern bir yapılanmadır. İKÖ Genel Sekreterliği ve alt bölümleri yeni teknolojilere geniş yer veren, gelişmiş yönetimi ve bilişim sistemleri ile uluslararası standartlarda çalışmaktadır.

 

İKÖ’nün siyasi ağırlığı dünyanın hidrokarbon rezervlerinin 2/3’ünün İslam ülkelerinde bulunması gerçeğinden ileri gelmektedir. Ham petrolün artan fiyatlarını takiben, bu ülkelerdeki yönetici kesimler bu kozu uluslararası ekonomi ve dünyadaki zenginliğin eşit dağılımını sağlama konusunda aktif bir şekilde kullanmaktadırlar.