Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, 3 Nisan 2014 tarihinde görevden aldığı Başbakan Serik Ahmetov’un yerine, eski başbakanlardan Karim Masimov’u tekrar göreve atadı. Kazakistan Cumhurbaşkanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre,  Nazarbayev'in teamül gereği yeni başbakanı belirlemek amacıyla parlamento üyeleriyle görüştüğü ve eski Başbakan Karim Masimov isminin teklif edildiği ifade edildi. Parlamentoda yapılan oylamada 105 milletvekilinin tamamının oyunu alan Masimov yeniden başbakanlık görevine geçti.  

 

Kazakistan hükümetinin istifasından sonra başbakanlığa Karim Masimov’un yeniden atanması hakkında Erzurum Atatürk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi ve Avrasya uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gülşen AYDIN, TÜRKSAM için değerlendirmede bulundu:

 

“Masimov’un yeniden göreve gelişini Kazakistan’ın son zamanlarda hem içte hem de uluslararası arenada yaşadığı problemlerin ışığında değerlendirmek gerekiyor.

 

Ekonomik olarak Kazakistan bir süredir sıkıntılı günler yaşıyor. Kazakistan Şubat ayında para birimi tengeyi dolar karşısında yüzde 19 oranında devalüe etti. Bu ülkede birçok kesimin zarara uğramasına yol açtı. İhracatla uğraşan şirketler dışındaki şirketler, maaşlarını tenge ile alan geniş bir kesim, birikimini tenge olarak tutanlar, dolar ile borçlanmış olanlar bu karardan olumsuz olarak etkilendi. Devalüasyon kararı başkentte protestolara yol açtı. Protestolar çok fazla büyümeden durdurulsa da, eski Sovyet coğrafyasında tüm otoriter liderler gibi Nazarbayev de halk gösterilerinden korkmak için yeterince nedene sahip. Renkli devrimlerle rejimlerin değişmesi süreci devam ediyor, bildiğimiz gibi buna yakın zamanda Euro Meydan gösterileri sonucu Ukrayna sahne oldu.  Bu durumda ülkenin 2009 yılında yaptığı devalüasyon sırasında işbaşında olan ve bu zorlu sürecin halktan daha az tepkiye yol açacak şekilde yürütülmesinde büyük rol sahibi olan Masimov’un Nazarbayev tarafından tekrar göreve çağrılmasını anlamak daha kolay bir hal alıyor.

 

Kazakistan’ı devalüasyona sevk eden faktörler yakın zamanda daha da şiddetlenecek gibi duruyor. Rusya ile Gümrük Birliği’ne giden, para birimi rubledeki dalgalanmalardan olumsuz olarak etkilenen Kazakistan’ın, gelecek günlerde ABD’nin Rusya’ya yaptırımlar uygulamasıyla daha da zorlanması bekleniyor.  O nedenle, bu zorlu dönemi atlatmak için Nazarbayev’in 2007-2009 finansal krizi sırasında başbakan olan ve süreci başarılı şekilde yöneten Masimov’u yeniden göreve getirmesi akıllıca bir adım. 

 

Kazakistan uluslararası ilişkiler anlamında da kritik bir dönemeçte. Rusya, Kazakistan ve Belarus Avrasya Ekonomik Birliği’ni hayata geçirecek anlaşmayı 1 Mayıs 2014’de imzalayacak. Öteden beri Rusya’nın bu girişimi Sovyetler Birliği’ni yeniden canlandırmak için atılan bir adım olarak görülüyordu. Kırım Krizi sonrasında Rusya’nın eski Sovyet cumhuriyetleri üzerinde nüfuz kazanma girişimleri daha da kaygı ile izleniyor. Nazarbayev Kazakistan’da ülkenin birliğe katılmasına karşı çıkan çevrelerin artan endişe ve muhalefeti ile baş etmek zorunda. Dahası, Rusya ile yakın ilişkiler içinde olsa da, uluslararası arenada saygın bir konum edinen Nazarbayev, gittikçe uluslararası toplumdan ayrı düsen politikalarının dozunu arttıran Putin’in yanında yer alırken oldukça zorlanacak.

 

İşte yukarıda değindiğim nedenlerle kritik bir dönemeçten geçen Nazarbayev, bu süreçte doğal olarak yanında istifa eden (ya da ettirilen) Ahmedov gibi kendinden bekleneni veremeyen bir figür yerine Masimov gibi kuvvetli bir müttefik görmek istedi. Ancak yine de Masimov’un Kazakistan’ın bu süreci hasarsız atlatmasına gücü yetecek mi bunu ilerleyen günlerde göreceğiz” olarak değerlendirdi.