Türk dünyasında Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan, birbirlerine tarihi kardeşlik bağlarıyla bağlı son derece önemli ülkeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Her üç ülke bir yandan günümüzde artan stratejik önemlerinin yanı sıra hedefleri ve projeleri sayesinde cazibe merkezleri haline dönüşmekte diğer yandan da birbirleriyle olan ilişkilerini her geçen gün daha üst seviyelere çıkarmaktadır. Türkiye 2010 yılında Azerbaycan ile 2012 yılında ise Kazakistan ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurarak ilişkilerini daha da kurumsallaştırmıştır. Benzer şekilde, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev de Azerbaycan’ın kendileri için stratejik ortak olduğunu belirtmiştir.[1] Taraflar arasında stratejik ortaklığın gelişmesinde Türk Konseyi önemli bir platform özelliği taşımakla birlikte Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan’ın siyasi, kültürel ve sosyal etkileşimi ilişkileri zenginleştiren özellikler barındırmakta ve bu ortaklığın altyapısını oluşturmaktadır.

 

Stratejik Hedefler

 

İlk olarak, her üç ülkenin de hedefleri bulunduğu ve her üçünün de bu yolda büyük emekler sarf ettiği belirtilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti, 100. yılında “2023 Hedefleri”ni gerçekleştirmek üzere politikalar üretmekte, Kazakistan ise Nursultan Nazarbayev tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde “2050 Stratejisi”ni gerçekleştirmek için gayret göstermektedir. Azerbaycan da özellikle ülke içerisindeki enerji kaynaklarını akılcı şekilde işleterek bölgesindeki stratejik değerini artırmaktadır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından alınan bir kararla içerisinde bulunduğumuz 2018 yılının Müslüman dünyada kurulan ilklaik cumhuriyet olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin 100. yılı olarak kutlanması ülkenin zengin tarihinin hatırlanması ve dünyaya hatırlatılması bakımından önemlidir. Öte yandan Azerbaycan Ordusu’nun kuruluşunun ve Bakü’nün işgalden kurtuluşunun 100. yıldönümü törenlerinde gerçekleştirilen geçitler bir yandan Azerbaycan ordusunun geldiği yüksek seviyeyi öte yandan da Türkiye – Azerbaycan kardeşliğinin ne denli köklü olduğunu göstermiştir. Üç ülkenin cumhurbaşkanlarının arasındaki uyum önümüzdeki günlerde ilişkilerin en üst düzeyde seyredeceğini göstermektedir.

 

Ortak Kültür

 

Kardeşliği güçlendiren bir diğer nokta ise ortak kültürün en önemli noktalarından biri olan dil ve dilin yansıması olarak niteleyebileceğimiz alfabedir. Azerbaycan bağımsızlığını kazandıktan sonra Latin alfabesini kabul etmiştir. Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in 18 Haziran 2001 tarihinde yayımlanan kararı uyarınca 1 Ağustos’tan itibaren ülkede Azerice yayınlanan gazetelerden kitaplara, sokaklardaki tabela yazılarından resmi yazışmalara kadar tüm alanlarda Latin alfabesinin kullanılması zorunlu kılınmıştır.[2] Kazakistan’ın Latin alfabesine geçişi, Azerbaycan’ın Latin alfabesine geçtikten sonra Türkiye ile arasındaki ilişkileri artırdığına benzer bir rol oynayacak, sosyal ve kültürel anlamda ortaklıklar daha da ön plana çıkarılabilecektir. Ayrıca, Nursultan Nazarbayev’in Türk kültürü hakkında önemli projeleri her üç ülkeyi birbirine yaklaştıran özellikler taşımaktadır.

 

Modern İpek Yolu ve Enerji Hatlarının Ana Damarı

 

Özellikle Azerbaycan ve Kazakistan’a baktığımızda iki ülkenin de petrol ve doğal gaz kaynakları bakımından son derece zengin olduğu ve enerjinin dış politikada önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Türkiye ise kaynakların ziyade jeopolitik konumu gereği enerji hatlarının üzerinde yer almakta ve son yıllarda Azerbaycan ile beraber başını çektiği projelerle yavaş yavaş bir enerji merkezine evirilmektedir. Azerbaycan ve Türkiye Bakü – Tiflis – Ceyhan Petrol Boru Hattı (BTC) ve Bakü – Tiflis – Erzurum Doğalgaz Boru Hattı (BTE) ile enerji alanında önemli adımlar atmış, Kazakistan’ın Tengiz petrol yataklarından çıkan petrolü BTC ile Batı’ya iletmesiyle bu üç kardeş ülkeyi ortak bir paydada buluşturmuştur. Özellikle Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) ve Şah Deniz gazını Türkiye vasıtasıyla Avrupa’ya ulaştıracak Trans Adriyatik Bor Hattı (TAP) bölgenin enerji manzarasını iki ülke lehine değiştirmiş ve bağları sıklaştırmıştır. Bu hatlara Kazakistan’ın enerji kaynaklarının eklenme ihtimali hem alıcılar için bir alternatif kaynak hem de Kazakistan için alternatif bir pazarı gündeme getirmektedir. Hazar’ın statüsünün konusunda anlaşmanın da sağlanması buna olumlu katkı verecek önemli bir gelişme olarak pekala değerlendirilebilir.

 

Bunların yanı sıra, Star Rafinerisi’nin kısa süre önce açılmasıyla birlikte Azerbaycan Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcı olmuştur. Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu Hattı bölge için önemli bir bağ kurarken Aktau, Bakü ve İzmir/Aliağa limanları enerji transferi konusunda Türk dünyasının sembol noktaları haline gelmektedir. Kazakistan’ın Nurlu Yol Projesi ile Çin’in Bir Kuşak Bir yol Projesi’ne eklenmesi Kazakistan’ın dünyaya açılmasında önemli bir adım olacaktır. Bu durumda, Kazakistan’ın Türkiye ve Azerbaycan ile birlikte oluşturduğu coğrafi hat aynı zamanda Modern İpek Yolu’nun ana damarını oluşturacaktır.

 

Ortak Diaspora Çalışmaları

 

Ülkelerin birbiri içerisinde bulunan toplulukları kardeş üç ülke içerisinde her birinin izlerini sosyo-kültürel alanda yaşatması bakımından kritik rol oynamaktadır. Türkiye’de Azerbaycan izleri ve kültürü uzun yıllardır yaşatılmaktadır. Öte yandan özellikle Soğuk Savaş sonrasında gerek binlerce öğrencinin Türkiye’ye eğitim almak için gelmesi gerekse Türkiye’de Azerbaycan’ın önemli yatırımlara imza atması etkileşimi artırmıştır. Azerbaycan ve Kazakistan’da gerek ticaret, inşaat gibi alandalarda faaliyet gösteren Türk iş insanları bulunmakta, Türk öğrenciler bu ülkelerdeki üniversitelerde eğitim almaktadır. Bilindiği üzere, Azerbaycan Türkleri, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) zamanındaki baskıcı politikaların sonucunda Orta Asya ve Sibirya’ya sürülmüştür. Bu süreçte, 120 bin Azerbaycan Türkü, Kazakistan’a sürülmüş, 1940 ve 50’lerde bu zorla göç ettirme süreci devam etmiştir. Azerbaycan diasporası 60’lardan sonra itibaren burada diaspora oluşturmaya başlamıştır. Kısa süre önce varılan karar doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Azerbaycan Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi ve Kazakistan Vatandaşlar Vakfı ile diaspora alanında iş birliği yapmasına ilişkin adımları da sosyal olarak ilişkileri kuvvetlendirecektir.

 

Zor Zamanlarda Arabuluculuk

 

Bu unsurların yanında her üç ülke de kriz ya da çatışma zamanlarında birbirlerine diplomatik olarak yardımcı olmak için arabuluculuk faaliyetlerinde kritik roller oynamış, kötü gün dostu olduklarını birbirlerine göstermişlerdir. Örneğin, Kazakistan’ın Karabağ Savaşı’nın sona ermesi için arabuluculuk girişimleri olmuş fakat Ermenistan’ın giriştiği katliamlar devam etmiştir. Türkiye de Karabağ Savaşı’nın ilk gününden bu yana Ermenistan’a karşı sınır kapılarını kapatmak dahil gereken bütün diplomatik tedbirleri alarak sorunun uluslararası hukuk çerçevesinde çözümü için Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlarda girişimlerde bulunmuştur. 2015 yılında Türk hava sahasını ihlal eden bir Rus savaş jetinin düşürülmesiyle Türkiye ile Rusya arasında oluşan kriz ortamında gerginliğin hafifletilmesi adına Azerbaycan ve Kazakistan’ın önemli gayretleri olmuştur. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in özellikle son aşamadaki üstlendiği rolü, daha önceki etkisini ve çabalarını defalarca söyledik. Aynı çabaları Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de sarf etti.[3]” diyerek iki liderin krizin çözümü sürecindeki katkılarından bahsetmiştir. Bu üç devletin yakın zamanlarda birbirlerinin faydasına ortaya koydukları siyasi iradenin yanı sıra arabuluculuk konusunda küresel olarak da önemleri artmaktadır. Suriye’deki çatışmasızlık için somut sonuçlar getiren sürece Astana’nın ismini vermesi, Rus yöneticilerin NATO görevlileri ile görüşmeleri için Bakü’yü seçmeleri bunun en önemli örnekleridir. Ankara’nın ise Finlandiya ile birlikte 2010’da Birleşmiş Milletler bünyesinde başlattığı “Barış için Arabuluculuk” girişimi yine bu noktada üzerinde durulması gereken bir girişimdir.

 

Değerlendirme

 

Türkiye’nin “insani ve girişimci dış politikası”, Azerbaycan’ın uluslararası ilişkilerinde profesyonelce sürdürdüğü “denge politikası” ve Kazakistan’ın benimsediği “çok yönlü dış politikası” birbiriyle uyum içerisinde sürdürülmektedir. Tarihi referanslar üzerinden biçimlenen ilişkiler, kültürel ve siyasi olarak gelişmekle birlikte ticaret ve enerji alanında da bu yakınlığın önemli yansımaları olmaktadır. Gelenekten geleceğe aktarılan kardeşliğin daha da ileri noktalara ulaşabilmesi adına bu ülkeler arasında bir üçlü mekanizmanın kurulması hem ilişkilerdeki pürüzlerin giderilmesi hem koordinasyonun artırılması hem de ilişkilerinin içeriğinin zenginleştirilmesi açısından önemli bir platform oluşturacaktır. Bu, aynı zamanda ticaretin kolaylaştırılması ve vize konusuyla ilgili fikir alışverişinin daha verimli şekilde yapılması için de bir zemin teşkil edecektir. Türkiye ve Azerbaycan bunun örneğini Türkmenistan ile hayata geçirmiştir. Dolayısıyla Kazakistan ile de bu üçlü mekanizma olumlu gelişmelerin habercisi olacaktır.

 

Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan aynı dili konuşmanın yanı sıra sevinç ve kederde birlikte olan ve her durumda birbirinden yardımı esirgemeyen üç kardeş ülke olarak takdir edilesi ortak bir duruş sergilemektedir. Ortak diaspora çalışmalarından ortak enerji projelerine önemli anlaşmalara imza atan bu ülkeler, umarız ki gelecekte önemli başarılara da imza atmaya devam edecektir.

 

Türk dünyasının kardeşliğinin sonsuza dek sürmesi dileğiyle…

 

[1] Kazakistan Cumhurbaşkanı “Azerbaycan Kazakistan İçin Kafkasya Bölgesinde Stratejik Ortak”, Trend, https://tr.trend.az/scaucasus/azerbaijan/2507300.html (Erişim Tarihi: 23 Kasım 2018).

[2] Azerbaycan Latin Alfabesine Geçti, NTV, http://arsiv.ntv.com.tr/news/97004.asp (Erişim Tarihi: 21 Kasım 2018)

[3] Çavuşoğlu Sputnik’e Konuştu: Türkiye ve Rusya, Suriye’de Savaşı Durdurmaya Odaklanmalı, Sputnik Türkiye, 8 Ekim 2016, https://tr.sputniknews.com/politika/201610081025196595-cavusoglu-sputnik-turkiye-rusya-suriye/ Erişim Tarihi: 21 Kasım 2018)

 

(Bu analiz “Kardeşlik Üçgeni: Türkiye – Azerbaycan – Kazakistan” başlığıyla  Kazakistan’da ULYS dijital dergisinin Aralık 2018 sayısında yayınlanmıştır. 2018 senesinin Eylül ayı içerisinde yayın hayatına başlayan ve Kazakistan’ın ilk dijital dergisi olma özelliği taşıyan ULYS’yi ücretsiz olarak okumak isteyenler iOS için AppStore https://itunes.apple.com/us/app/ulys/id1254960265 adresinden veya Android işletim sistemi kullanan telefonlar için ise PlayStore https://play.google.com/store/apps/details?id=com.publishing.ulys adresinden indirerek takip etmektedir.)