Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantısı Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 19 Temmuz 2017 tarihinde yapıldı. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen toplantıda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ve Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov bir araya geldi. Toplantı kapsamında üç ülkenin Dışişleri Bakanları arasında siyasi, ekonomik ve kültürel konular başta olmak üzere geniş yelpazedeki konularda görüş alışverişinde bulundu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ve Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov'la ikili görüşmeler gerçekleştirdi, ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından da kabul edildi.

 

Türkiye – Azerbaycan – Türkmenistan arasındaki ilişkileri ve Bakü'de üç ülkenin dışişleri bakanları arasında gerçekleştirilen toplantıyı A. Gencehan Babiş, TÜRKSAM için değerlendirdi…

 

Türkiye – Azerbaycan ve Türkmenistan arasındaki üçlü dışişleri bakanları toplantılarının bu yıl dördüncüsü, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenmiştir. İlk olarak belirtmek gerekmektedir ki, Türkiye ve Azerbaycan’a ek olarak Türkmenistan’ın da bakanlarının bir masa etrafında toplanması, bunun yanında iki kardeş ülke olan Türkiye ve Azerbaycan’ın üst düzey devlet yetkililerinin sıcak pozları her ülkede memnuniyetle karşılanmıştır. Toplantıda genelde teknik konular ele alınmış olsa da bu tarz toplantılar siyasi yakınlaşmanın temelini hazırlaması bakımından önemlidir. Nitekim, toplantıda ileride liderler tarafından üçlü olarak yapılacak olan toplantının da altyapısı bu şekilde oluşturulmaya çalışılmaktadır.

 

Türkiye Azerbaycan İlişkileri: “Bölgesel Mekanizmaların Çekirdeği”

 

Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerini sürekli gelişim gösteren ilişkiler olarak açıklayabiliriz. Ülkeler arasında çok sık sorun yaşanmadığı küçük sorunlar yaşansa da bunların kısa sürede atlatıldığının ve sonraki sürecin daha verimli şekilde ilerlediğinin örneği olmuştur. Örneğin, Türkiye’nin 2009 senesindeki Ermeni Açılımı ve hayata geçmeyen protokoller iki ülke arasındaki ilişkileri etkilese de bu durumun üstesinden kısa sürede gelinmiş, ardından ilişkiler daha kurumsal bir aşamaya ulaşmış ve yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi kurulmuştur.  Bölgede enerji kaynaklarının akılcı kullanımı ile günden güne daha da önemli bir noktaya gelen Azerbaycan ile Türkiye’nin ilişkileri “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi” seviyesine erişmiş, Kafkasya ve Orta Asya devletleri açısından önemli bir model haline gelmiştir. Dolayısıyla, ikili ilişkiler bölgede çok taraflı ilişkilerin geliştirilmesi açısından bir model olmuş, farklı devletleri de bünyelerine katarak çeşitli alanlarda bölgesel mekanizmalar üretilmeye başlanmıştır. Türkiye – Azerbaycan – Türkmenistan Üçlü Dışişleri Bakanları Zirvesi’nin yanı sıra Türkiye – Azerbaycan – Gürcistan, Türkiye – Azerbaycan – İran gibi formatlardan da düzenlenen üst seviyeli toplantılar devletler arasındaki işbirliğinin artırılmasının yanı sıra bölgesel problemlere çözüm bulunması ve konuların masaya yatırılması noktasında önemli bir fırsat alanı olmuştur. Hazar Denizi’nin statüsü ile ilgili problemlerin tam olarak çözümü noktasında bir istişare yeri olması da bu platformun yine önemli sayılabilecek özelliklerdendir. Aynı tarihlerde Azerbaycan’da Türkiye – Azerbaycan – Gürcistan arasında Yüksek Düzeyli Üçlü Gümrük Toplantısı’nın düzenlenmesi işbirliğinin çeşitli alanlarda geliştirilmesinin somut bir kanıtıdır.

 

Türkiye – Azerbaycan: “Orta Asya ve Avrupa Arasında Bir Köprü”

 

Son üçlü toplantıda görüşmelerin odak noktasında ticaret ve gümrük alanındaki konular olduğunu görülmektedir. Özellikle, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler incelendiğinde bunların birbirlerini tamamlandığı kanaati hakimdir. Türkiye’de enerji alanındaki yatırımlarda petrol ve gaz konusunda zengin olmaması sebebiyle enerji şirketleri Azerbaycan ve Türkmenistan’a göre yoğun değildir. Bu noktada Azerbaycan’ın Türkiye’de cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımcısı konumuna yükselmesi önemlidir. Azerbaycan’dan bakıldığında ise enerjiden ziyade inşaat, tekstil, gıda gibi alanlarda Türkiye’nin önemli bir aktör olduğu görülecektir. Uzun süredir yapımı devam eden Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu Projesi’nin kısa zamanda açılmasının da resmi yetkililer tarafından ifade edilmesi, Azerbaycan ile tarihi bağların somut alanda tezahürü olacak projelerden birisidir. Türkmenistan’ın da bu projelere entegre edilmesi bu bağlamda iki ülkenin Orta Asya ile kardeşlik bağlarını ticari bağlara taşıyabilecektir. Toplantıda Türkmenistan’ın Türkmenbaşı şehrindeki limandan Bakü’deki Alat Limanı arasındaki taşımacılık kapasitesinin artırılmasına ilişkin karara bu açıdan bakmak sağlıklı olacaktır. Bu üçlü mekanizmanın yarattığı olanaklarla ilerleyen yıllarda alanının gelişmesi Türkiye ve Azerbaycan’ın Avrupa ve Orta Asya arasındaki ticari köprü olmasına da olanak sağlayacaktır ki, özellikle enerji alanında bu son derece önemlidir.

 

Dağlık Karabağ: “Türk Dünyasının Sorunu”

 

Toplantıda gümrük, ticaret, ulaştırma ve teknik konuların yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun işgal altındaki Karabağ’da Ermeni kuvvetlerin 2 yaşındaki Zehra ve babaannesinin öldürülmesine ilişkin yaptığı açıklama Türkmenistan’ın da olduğu bir toplantıda konunun Türk dünyasının sorunu olarak görülmesi ve ortak bir tutum gösterilmesi bakımından kayda değerdir.

 

Bakü: “Güney Kafkasya’nın Diplomasi Merkezi”

 

Öte yandan bu tarz bölgesel mekanizmalar, uluslararası ittifak ve tercihlerden dolayı ülkelerin kendilerini konumlandırma zaruretinin olmadığı yerler olması dolayısıyla beraberinde riskler de getirmemektedir. Toplantılar küresel bir ittifak arayışına değil bölgesel ilişkilere yoğunlaşmıştır. İlk toplantı 26 Mayıs 2014’te Bakü’de , ikincisi 29 Ocak 2015’te Aşgabat’ta ve üçüncüsü ise 28 Ağustos 2015’te Antalya’da yapılmıştır. 2 yıl sonra bu toplantının Bakü’de düzenlenmesi, Azerbaycan’ın birçok önemli etkinliğe ev sahipliği yapan başkentinin özellikle Güney Kafkasya’nın diplomasi merkezi konumuna gelmesi noktasında da faydalı görülmelidir. Türk cumhuriyetlerinin artan stratejik önemi Kazakistan’ın başkenti Astana’nın Suriye’deki barış görüşmelerine ev sahipliği yapmasında da görülmüştür. Geçtiğimiz günlerde, ABD ve Rusya’nın genelkurmay başkanlarının Bakü’de bir araya gelmesinde Bakü’nün önemli bir merkez olması görülmüştür. İlerleyen süreçte ABD’nin bu barış görüşmelerine katılması noktasında görüşmelerin Bakü’de devam edeceği noktasındaki tahminler gerçeğe uzak görünmemektedir.