Iran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad 4 ncü Nükleer Festival’de yaptığı konuşmada; Iran’ın yakın gelecekte nükleer teknoloji ihraç eden bir ülke olacağını açıklamıştır. Bu açıklama Nükleer Silahları Yayılmasının Önlenmesi (NPT) Anlaşmasının imzacısı olan İran için anlaşma hükümlerine aykırı bir tutum izleyeceğini gösteren talihsiz bir dışa vurum olarak algılanabilir. Bu durum, stratejik ortak olarak kabul ettiği Suriye’ye gelecekte bu teknolojiyi transfer etmesinin muhtemel bir varsayım olarak ele alınmasının gerektiğini gözler önüne sermektedir.

 

Yapılan açıklamanın halen İran’ın nükleer silah yapımına dair programı ile ilgili tavrının net olarak ortaya konulmamış olması nedeniyle, barışçı amaçlarla nükleer enerjinin kullanılması konusunda İran’ın ne kadar samimi olduğu konusunda şüpheleri de beraberinde getirmekte olduğu düşünülmektedir.

 

İran İslam Cumhuriyeti ABD Başkanı Barak Obama’nın 12-13 Nisan 2010 tarihleri arasında New York’ta düzenlediği Küresel Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne davet edilmemiştir. Başkan Obama bununla da kalmayarak, başta Çin olmak üzere, muhtelif devlet başkanları ile baş başa görüşerek muhtemelen Mayıs Ayında yapılacak ve 200’den fazla ilkenin katılacağı NPT Gözden Geçirme Konferansı ve BM toplantısı sırasında İran’a uygulanacak yaptırımlar için destek verilmesi talebinde bulunmuş gözükmektedir. Çin ve ABD resmi açıklamaları bu konuda mutabakat sağlandığı yönümdedir.

 

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat ABD’e karşı atak olarak, hemen bu zirvenin ardından aynı hafta içinde “Herkes için nükleer enerji, hiç kimseye nükleer silah” konulu bir konferans düzenleme kararı almıştır. 17-18 Nisan 2010 tarihlerinde yapılacak bu toplantıya 60 ülkenin dış işleri bakanları, temsilcileri ve nükleer uzmanlarının katılacağı ifade edilmektedir. İran Parlamentosu sözcüsü Ali Larijani konferansın ana konusunun NPT üzerinde yoğunlaşacağını açıklamıştır. Yapılacak toplantıda muhtemelen NPT’nin iki statülü yapısı ele alınarak, anlaşmanın 6’ncı maddesindeki iyiniyet ve bu konudaki mülahazalar ve karşı argümanlar ortaya konulmaya çalışılacak ve nükleer statüde olmayan ancak, nükleer silah geliştirme ve bulundurma hakkını kendinde gören ülkelerin durumları ele alınarak, bu konuda girişimlerde bulunmaya diğer ülkelerinde hakkı olduğu konusunda tezler ortaya konulacağı değerlendirilmektedir. İran’ın üst düzey müzakerecisi Saeed Jalili Tahran’da gazetecilere yaptığı açıklamada, konferansın amacının; “küresel silahsızlanmayı desteklemek ve Dünya’yı silahların yayılmasından koruyarak silahsızlanmaya davet etmek” olduğunu söylemiştir.

 

Anılan toplantıya BM Genel Sekreteri, Fransa, Almanya, ABD’nin katılmayacağı, Uluslararası Atom Enerji Ajansı’ndan (IAEA) da başkanın katılamayacağı fakat bir temsilci ile göndereceği İran’ın IAEA temsilcisi Ali Asghar Soltanniyeh tarafından açıklanmıştır. Rusya Dış İşleri Bakan Yardımcısı 12 Nisan’da Rusya’nın konferansa katılacağı ancak seviyenin henüz belirlenmediğini söylemiştir. Bağlantısızlar Hareketi Başkanı davet edilmiş ancak,davet kabul edilmemiştir. Katılacakları belirtilen, Çin üst düzey yetkililerinin İran’ı çok mutlu edeceği bir vaka olarak görülmektedir. Bu arada ABD’den eski Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski ve eski Savunma Bakanı William Perry’i davet edilenler arasındadır ancak, katılamayacakları belirtilmiştir.

 

Türkiye’nin anılan konferansta muhtemelen Dış İşleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili ile temsil edileceği değerlendirilmiştir.

 

Bir kısım uzmanlara göre bir ay önceden planlanmış olan bu konferans Mayıs ayında yapılacak olan NPT Gözden Geçirmesi ve BM toplantılarından önce İran’ın duruşunu ortaya koyması açısından önemli bir bir platform oluşturacaktır.