Irak’ta 30 Nisan 2014 tarihinde yapılan seçimlerin sonuçları Irak Yüksek Seçim Komisyonu tarafından açıklandı. Sonuçlara göre, Irak’ta geçtiğimiz dönem Başbakanlık görevini yürüten Nuri El Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu, seçimlerden birinci çıktı. Ayrıca, seçim sonuçlarında, Irak'taki dini ve etnik ögelerin büyük belirleyici faktörler olduğu vurgulandı.

 

Aksaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ziya ABBAS, Irak’ta yapılan 30 Nisan 2014 seçim sonuçlarını ve Irak’ta genel durumu TÜRKSAM için değerlendirdi;

 

“Irak Yüksek Seçim Komiserliği 30 Nisan 2014’te gerçekleşen Irak Meclis seçimlerinin sonuçlarını resmen 19 Mayıs’ta açıkladı. Seçime en güçlü konumda katılan ve Başbakan Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu beklendiği üzere en çok milletvekili çıkaran koalisyon olarak seçimlerin galibi oldu. Toplam 325 vekilden Irak meclisinde, seçim sonuçlarına göre 93 milletvekili çıkaran Maliki’nin 2005 ve 2010 seçimlerine göre eli daha da güçlenmiş durumdadır. Maliki dışındaki diğer Şii koalisyonları ise yaklaşık 75 vekil çıkardı. Bunları söyle sıralayabiliriz; Ammar Elhekim liderliğindeki El Muvatin koalisyonu 29, Mukta El Sadr’a bağlı Sadr akımının seçim koalisyonu olan El Ahrar 32, Fazilet Partisi 6, Irak Eski Başbakanı İbrahim El Caferi liderliğindeki Reform Hareketi 5 ve Sadikon Koalisyonu 3 milletvekili çıkardı.

 

Seçimlere katılımın az olmasına rağmen Şii siyasi oluşumlar toplam 168 milletvekili çıkararak ülkedeki nüfus oranını gösteren ağılığını siyasete de yansımaktadır. El Hekim ile Sadr başta olmak üzere Maliki’nin 3. dönem başbakan seçilmesi kabul görmemektedir. Şii siyasi oluşumların yeniden bir çatı altında toplanarak başbakanlığı kimseye kaptırmamaya kararlı olsalar da kendi aralarında Maliki’nin başbakan olması konusunda ihtilafa düşmüşlerdir. Maliki’nin 3. dönem başbakanlığının önünü kesmek üzere Barzani, Hekim ve Nüceyfi gibi liderlerin Erbil’de bir ittifak oluşturdukları bugün basına sızdırıldı. Söz konusu ittifaka Sadr ile Allavi’nin de katılması beklenmektedir.  Ancak en yakın rakibini 60 vekil kadar geriden bırakan Maliki’nin 3. dönem başbakan olma konusunda ısrar, diğer koalisyonlara göre Kanun Devleti Koalisyonu’nun güçlü ve kenetlenmiş olması ve/veya iki dönemden beri iktidarı elinde bulunduran Maliki’nin konumunu güçlendirmektedir.

 

2010 seçimlerinde Maliki’nin en güçlü rakibi olan Sünni kesimin El İrakiye Koalisyonu bu seçimlerde üçe ayrılması Maliki’nin pazarlık gücünü yükselten bir diğer konudur. Toplam 55 milletvekili elde eden Sünni kesim üç farklı koalisyona ayrılmaktadır. Usame El Nüceyfi liderliğindeki Muttehidun Lilislah Koalisyonu 23, Allavi liderliğindeki El Vataniye 22 ve El Arabiye Koalisyonu 10 milletvekili çıkarmıştır.

 

Kürtler ise 62 milletvekili elde ederek Irak siyasi denklemde önemlerini korumaya devam etmektedirler. Barzani ile Talabani partileri 19’er milletvekili elde ederken Goran Hareketi nüfuzunu arttırmaya devam ederek Talabani’nin kalesi olan Süleymaniye’de birinci olmuştur. Merkezi hükümete yönelik politikada birlikte hareket etmek için karalı görünen tüm siyasi Kürt partileri Malik’inin 3. dönem Başbakan olması halinde bağımsızlıkları ilan etme sinyalleri vermektedir. Ülke içinde su meselesini de merkezi hükümete karşı bir baskı aracı olarak kullanmaya başlayan Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ve Kürt siyasetçiler Kerkük ve diğer tartışmalı bölgelerde de güçlerini sürdürmektedirler.

 

Türkmenlerin genel durumu, önceki seçimlerden pek farklı değil. Ülke genelinde farklı siyasi oluşumlardan 12 milletvekili çıkaran Türkmenler, Kerkük’ten sadece 2 vekil çıkarabilmiştir. Bunun temel nedenlerinden biri de farklı siyasi gruplarla seçime katılmanın yanı sıra nüfus oranını dikkate almaksızın 60 civarında Türkmen aday gösterilmiştir. Türkmenler, Musul’da 4, Salahattin’de 4 Diyale ve Bağdat’ta birer milletvekili çıkarabilmiştir.”

 

Görüldüğü gibi Irak’ta etnik ve dini temeli siyaset 30 Nisan 2014 seçimlerine de büyük oranda yansımıştır. Söz konusu durumdan memnun olmayan Irak halkı tepkisini iki şekilde açığa vurmuştur. Birincisi, seçimlerde oy kullanılmaması, katılım oranını düşürmüştür. İkincisi ise beklentileri karşılamayan önceki vekiller seçilmemiştir. Nitekim 30 Nisan seçimlerinde daha önce mecliste olmayan 211 yeni milletvekili seçilmiştir. Başka bir ifadeyle, Irak meclisinin yaklaşık %65’i yenilenmiştir. Fakat 2003’ten sonra Irak siyasetinde gündemi şekillendiren birçok siyasetçi halen etkilerini sürdürmekteler.  Yanı sıra Irak 2003’en sonra özellikle de 2010 seçimlerinden beri birçok krizi çözememektedir. 30 Nisan 2014 seçimleri sonrası da bu krizlerin devam etmesi de beklenmektedir.  Nitekim ülkede etnik-dini siyaset sürdürülmektedir. Güvenlik ve istikrar sağlanmamış ve Felluce gibi bölgelerde askeri operasyonlar hız kesmemiş durumdadır.  Bununla birlikte merkezi hükümetle Kuzey Irak arasında petrol ihracatı çözüme kavuşmazken, bütçe anlaşmazlığı ve halen 2014 bütçesinin onaylanmaması ile birlikte Maliki’nin 3. dönem başbakan seçilmesi gibi birçok sorun devam etmektedir. Bu krizlerin birçoğunun kısa vadede çözüme kavuşmayacağı görülmektedir.