Marshall McLucan’ın deyimiyle “küresel köy” haline gelen dünyamızda toplumsal ilişkiler ve insan ilişkileri sınır tanımaz boyutlara ulaşmıştır. Yaşanan teknolojik gelişmeler dünyanın her hangi bir yerinde olan bir olaydan haberdar olmamamız ihtimalini ortadan kaldırmıştır. Gelişen iletişim teknolojileri, ekonomik, siyasal ve toplumsal alanlarda sınırları ortadan kaldırmıştır. Değişen dünyayı anlamak için en kilit ve dinamik kavramlardan biri olan küreselleşme kavramı farklı bölgelerde yaşayan insanların, toplumların ve devletlerarası ilişkilerin karşılıklı olarak daha çok iletişim ve etkileşim içinde olması şeklinde açıklanabilir.

 

Sermaye akışlarının saniyeden küçük bir zaman diliminde gerçekleştiği düşünüldüğünde yaşadığımız dünya hızlı akışların gerçekleştiği bir dünyadır. Sermayenin, mal ve hizmetlerin hızlı üretimi ve dağılımı bu akışların önemli bir bölümünü oluştururken, diğer bölümünü de bilginin üretimi ve dağılımı oluşturmaktadır. Dünyanın her hangi bir yerinden tek tıkla alım satım işlemleri, para transferleri gerçekleştiği gibi bilgiye erişim de günümüzde parmaklarımızın ucundadır.

 

Bilgi toplumu olarak adlandırılan bu dönemde gelişen iletişim teknolojileri bilginin serbest akışını sağlamış ve ekonomik, siyasal ve kültürel alanın yeniden yapılanmasına sebep olmuştur. İçinde yaşadığımız dönem bilginin ve bilgiye erişimin en değerli olduğu dönemdir. Bugün bilgiye erişimin sağlandığı en önemli kaynak da internettir. Günümüzde, küreselleşmenin ve değişen toplum ilişkilerinin itici güçlerinden biri olan internet, teknolojik bir yenilik olmasının ötesinde siyasal alanı etkilemesi ve sosyal hareketleri harekete geçirici gücü ile tartışılmaktadır. Bu bağlamda makalede internetin sosyal hareketleri etkileyen gücü ile birlikte aynı zamanda internetin toplumsal denetim aracı olarak kullanılması ele alınacaktır.

 

Sosyal Hareketleri Tetikleyen Güç: İnternet

 

Günümüzde belli bir toplumsal sınıfın ayrıcalığı olmayan internet düşük maliyetle herkesin erişebildiği teknolojik imkan olmanın yanı sıra siyasal ve sosyal etkileşim platformu olarak kullanılmaktadır. İnternet aracılığı ile insanlar zaman ve mekan sınırlılığını aşarak kendilerine rahatsızlık veren olaylara ya da belirli iktidar odaklarına daha kolay tepki gösterebilmekte ve aynı rahatsızlığı hissedenlerle birlikte sosyal medya aracılığıyla daha kolay organize olabilmektedir.

 

Örneğin, Ukrayna’da AB ile Ekonomik İşbirliği Antlaşmasının imzalanmaması üzerine 21 Kasım 2013’te başlayan protestolarda sosyal medya etkin bir haberleşme aracı olarak kullanılmış ve sosyal medya üzerinden uluslararası kamuoyu oluşturulmaya çalışılmıştır. Bosna’da 4 Şubat 2014’te başlayan protestolar daha önce siyasi bağlantısı olmayan bugün de siyasetten nefret ettiğini söyleyen işsiz bilgisayar programcısı Aldin Siranovic’in kurduğu Facebook grubu ile başlamıştır.[1]Venezüella’da ise 13 Şubat 2014’ta enflasyon, yolsuzluk, artan suç oranları sebebiyle öğrencilerin öncülük ettiği yönetim karşıtı protestolarda oldukça etkili bir şekilde kullanılan Twitter görüntüleri bloke edilmiştir.[2] Brezilya’da da geçtiğimiz temmuz ayında yolsuzluğun bitmesi ve eğitim, sağlık, ulaşım konusunda daha iyi hizmet almak için, farklı dünya görüşlerine sahip gençler sokak protestolarında sosyal medyanın gücünden yararlanmışlardır. Nitekim Gezi Parkı eylemlerinde de internet, sosyal medya ve iletişim teknolojileri oldukça etkili bir şekilde kullanılmıştır.

 

İnternetin interaktif yönü tepkilerin gösterilmesine fırsat vermekte bu sayede sosyal hareketler sokaklardan sanal dünyaya, sanal eylemler vasıtasıyla taşınabilmektedir.[3] Bilgi toplumunun bir ürünü olan sanal eylemler otoriteler karşısında belli bir bağımsızlığa sahip oluşu, yeniden şekil alabilen yapısı ile sosyal hareketler içinde de oldukça etkili bir araç olarak kullanılmaktadır.

 

Toplumsal Denetim Aracı Olarak İnternet

 

Genellikle internetin özgürleştirici etkisi ön planda tutulurken, düzeni pekiştirici etkisi göz ardı edilmektedir. İnternet gibi enformasyon teknolojilerinin tek başına bir değişim ajanı olamayacağı ve tam aksine kurulu düzenleri pekiştirici bir etki yapacağını savunanlar da bulunmaktadır.[4]

 

İnternetin sağladığı teknolojik gelişmeler sayesinde remi otoriteler tarafından ağ üzerindeki milyonlarca insanı çok daha kolay izlenebilir hale getirmiştir.[5] Aynı zamanda Türkiye’de dâhil olmak üzere pek çok ülkede muhalifler ve potansiyel muhalifler çok daha kolay tespit edilebilmektedir. Örneğin, Gezi Parkı eylemleri sırasında attıkları tweetler nedeniyle bu gün haklarında üç yıla kadar hapis cezası istenen 29 kişi yargılanmaktadır.[6]

 

Bugün enformasyon teknolojilerini yoğun bir biçimde kullanan vatandaşlar, kullanmayan vatandaşlara göre çok daha fazla gözetim altındadırlar. Örneğin, kredi kartları ile yapılan alışverişler, internet üzerinden gerçekleştirilen ticari işlemler, internet’te ziyaret edilen web siteleri, mobeseler, mağaza ve caddelerdeki güvenlik kameraları, insanları gündelik hayatta sürekli gözetim altında tutmakta ve insanların sürekli kayıt altına alınmalarına neden olmaktadır.[7]

 

Değerlendirme

 

İnternet sosyalleşme biçimlerini, iletişim şekillerini değiştirir sanal eylemler yoluyla sosyal hareketlere ivme kazandırırken aynı zamanda insanların çok daha kolay izlenebilmesine ve kontrol edilmesine sebep olmaktadır. Aslında, bir yandan özgürleştiren teknolojik gelişmeler bir yandan da devlet egemenliğini güçlendiren bir işleve sahiptir.

 

Bilginin sınırlılığı, sunulan bilginin iktidar süzgecinden geçirilmesi, açık şeffaf bir yönetime aykırıdır. Toplumun özgürce düşünme ve karar alma ve karar verme yetilerinin iyice sınırlandırıldığı bir dönemde toplumsal muhalefet yok olmamakta aksine artmaktadır. 18 Şubat 2014’te onaylanan “İnternet Yasası” ifade ve basın özgürlüğünü engelleyici ve bilgiye erişimi sınırlayıcı bir özelliğe sahiptir.

 

Çok merkezli bir yapıya sahip olan bilgi toplumu tek merkezden koordine edilemeyecek, yasal kısıtlamalarla engellenemeyecek kadar teknolojik imkânlara sahiptir. Sınırlamalar ve kısıtlamalar mizah sanat ve edebiyatta sembollerin güçlenmesine sebep olacak muhalefet mutlaka bir kanaldan akacaktır.

 


[1] Kıvanç Eliaçık, “Bosnalıları Açlık Birleştiriyor”  Erişim Tarihi: 24.02.2014

[2] “3-5 Deli Eylemciye Müsaade Etmeyeceğim” http://www.radikal.com.tr/dunya/3_5_deli_eylemciye_musaade_etmeyecegim-1176881 Erişim Tarihi: 25 Şubat 2014

[3] Yılmaz Bingöl ve Nihal Tanrıver "Bilgi Çağında Değişen Sosyal Hareketler: Sanal Eylemler" Bilgi Ekonomisi ve Yönetimi Dergisi,2011 Cilt:6 Sayı: 1

[4] Veysel Bozkurt, ‘Gözetim ve İnternet: Özel Yaşamın Sonu mu?’, Birikim Dergisi, Ağustos 2000,

No:136, s.72.

[5] Bozkurt, s.6

[6] “Twitter Davasında Başbakanlığın Cevabı Beklenecek” http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25881892.asp Erişim Tarihi: 25 Şubat 2014

[7] Bozkurt, s.6