Bir yandan sınırımızın hemen yanıbaşında yer alan dünyanın en tehlikeli nükleer santralinin kapatılması için çalışmalarımızı sürdürürken, diğer taraftan da bu süreç içerisinde oluşabilecek bir sızıntıdan korunmak için Iğdırlı vatandaşlarımızın korunmak için neler yapması gerektiği konusunda bilgiler vereceğiz.

 

Metsamor Nükleer Santrali’nde deprem veya başka bir sebeple büyük bir kaza meydana gelmesi durumunda bu kazadan bölge halkının kurtulma ihtimali oldukça azdır. Ancak daha düşük dozlu bir kaza veya sızıntı olması durumunda yapılması gerekenler şunlardır:

 

Bilindiği üzere, nükleer kaza etkileri mesafeye bağlı olarak değişmektedir. Metsamor Nükleer Santrali sınırımıza sadece 16 km. uzaklıktadır. Sonuçların hesaplanmasında pekçok formülasyon eşzamanlı kulanılmakta, kazanın gelişiminden başlayarak öncelikle etrafa yayılabilecek radyoaktif madde miktarı hesaplanmakta, atmosferik dağılım modelleri kullanılarak meteorolojik parametrelere bağlı radyoaktif bulut/bulutların hareketi simüle edilmekte, hareket boyunca, radyoaktif bozunma olmakta, yeni radyoaktif ürünler oluşmakta, aktivite değişmekte, yağış ve hava durumuna göre hava/toprakta birikim olmaktadır. Sonuç olarak, radyoaktif bulutun geçtiği bölgeler boyunca, zamana bağlı olarak radyoaktif maddenin birikimi ve buna bağlı çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkiler hesaplanmaktadır.

 

Eğer rüzgar bize doğru esiyorsa radyoaktif maddeler sınırımıza girer. Vatandaşlar, öncelikle evlerine girip, kapılarını, camlarını naylonla sızdırmaz şekilde kapatmalılar. Olabilecek havalandırmalar kapatılmalıdır. Mahalli gıdalar sebze-meyveler yenmemelidir. Eğer otlaklarda, kırsal kesimde hayvan varsa içeriye alınmalı ve kuru otla beslenmelidir. Yerel yöneticilerden gelecek 'Çıkabilirsiniz ya da çıkamazsınız' talimatı beklenmelidir. Eğer salınım anından 6-7 saat içinde öğrenilirse halka iyot tabletleri dağıtılır. Troid bezinin radyoaktif iyot alması önlenir, böylece kanser riski azaltılmış olur. 30 km. 100 km'ye kadar arazinin topografyasına bağlı olarak etki görülebilir. İlk birkaç günde yapılması gerekenler bunlardır. Daha sonra suların ve toprağın ölçülmesi gerekir. Tabi bütün bu önlemler ancak küçük çaplı sızıntılar için geçerlidir. Güçlü bir depremle yerle bir olacak Metsamor’da yaşanacak bir kazadan sonra Iğdır halkının son dusını etmekten başka bir çaresi bulunmamaktadır. Her ne kadar Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Iğdır’da ölçüm istasyonları ve erken uyarı sistemleri kurmuşsa da bu tür bir erken uyarı en fazla hiçbir tedbir görülmeyen Iğdırlı için büyük bir tehlike anında birkaç dakika sonra Iğdırın sonu olacak demekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu sistem ancak küçük çaplı sızıntılar için işe yarayabilir. Bu durumda ise önceden halka gerekli bildi ve donanım verilmelidir.

 

Nükleer santrallerin 100 km dairesel alanında yaşayanlar aşağıdaki hususları mutlaka yerine getirmelidirler:

 

·  Bu dairesel alanda yaşayanlar evlerinde mutlaka nükleer ölçümler yapabilecek aparatlar (radyometre/desimetre) bulundurulmalıdır.

 

·  Bulundukları çevrede yetişen bitkisel ürünler ve hayvanlardan elde edilen sütlerde düzenli radyasyon ölçümleri yapılmalıdır.

 

·  Evlerde mutlaka iyot içeren tabletler bulunmalıdır.

 

·  Nükleer santrallerden yönü bulunduğunuz yere doğru esen ve hızı 5 m/sn ve üzerinde olan rüzgarlarda açık alanda bulunmamalıdır. Kapalı mekanlara girilip pencereler kapatılmalıdır.

 

·  Nükleer santrallerden yönü bulunduğunuz yere doğru esen rüzgarlarda yağmur yağması durumunda bu yağmurlardan mutlaka korunma yoluna gidilmelidir.

 

·  Mümkün olduğu kadar Nükleer santrallerin 100 km’lik dairesel (diametrik) alanında bulunan hayvanların sütleri içilmemelidir.

 

·  Özellikle çocuklar süt dişlerini düşürdükleri zaman bu dişler radyasyon ölçümleri için araştırma laboratuarlarına gönderilmelidir.

 

· Tüm bunlarla beraber bölgenizdeki nükleer santralden rahatsızlık duyan diğer insanlarla işbirliği yapılarak santralin kapatılması ve düzenli ölçümlerin yapılması için bağlı bulunulan yönetim birimlerine müracaat edilmelidir.