TÜRKSAM Genel Sekreteri Gencehan Babiş, olası İdlib operasyonunu İnternethaber.com’a değerlendirdi. Suriye’de kritik bir sürece gelindiğini söyleyen Babiş, ABD güçleri ile Rusya’nın sıcak çatışmaya girme olasılığının olmadığını ifade etti.

 

TÜRKSAM Genel Sekreteri Gencehan Babiş, son dönemde muhalifler karşısında ciddi bir avantaj sağlayan Beşar Esad’ın İdlib’i rejim karşıtları üzerindeki galibiyetin bir sembolü haline getirmek istediğini söyledi. Babiş, Türkiye’nin İdlib konusunda hassas davrandığını da belirterek, olası bir müdahalede sınıra doğru yeni bir mülteci akınının yaşanabileceğini belirtti.

 

İnternethaber.com’a konuşan Gencehan Babiş, rejim muhalifleri ve radikal dinci örgütlerin İdlib’de sıkıştığını söyledi. Rejimin, son dönemde muhalifler karşısında kayda değer bir avantaj elde ettiğini belirten Babiş, Esad yönetiminin İdlib’i muhalifler üzerindeki galibiyetin sembolü haline getirilmeye çalışıldığını kaydetti. İşte Babiş’in açıklamalarından bazı satır başları:

 

“Rusya ve Türkiye’nin devam ettirdiği Astana Süreci’nin ötesinde özellikle Türkiye – ABD arasındaki gerginlik sonrasında Türkiye – Rusya arasında ilişkilerin stratejik müttefiklik olarak tanımlandığı bir süreçten geçiyoruz. Bu yakınlaşmayı Rusya, Türkiye’nin nüfuzunu artırdığı bir çatışmasızlık bölgesi olan İdlib’e taşımak istiyor. Türkiye ise burada Rusya ile kendi açısından elverişli bir çözüm bularak bir taraftan da ABD’ye de bir cevap verme uğraşında.

 

“Türkiye Açısından Kritik…”

 

Türkiye’nin 130 kilometrelik sınırını paylaştığı bir yerleşim yeri olması, burada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 adet gözlem noktası bulundurması ve buradaki bir çatışma durumunda Hatay sınırında yeni bir mülteci dalgası ile karşılaşma ihtimali Türkiye açısından İdlib’i daha da kritik bir nokta haline getirdi. Rusya’nın Türkiye ile İdlib konusundaki müzakereleri devam ediyor ama ilerleyen süreçte Türkiye’nin askeri gözlem noktalarına yapılacak provokasyonun önlemlerini de iyi almak gerekiyor. Nitekim, Suriye kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir yer.

 

“ABD Nasıl Tepki Verir?”

 

Suriye’de Rusya ve ABD’nin hareket tarzının birbirlerinden farklı olduğunu biliyoruz. Rusya’nın tarzını anlamak açısından Halep önemli bir örnek olarak hatırlanmalı. Halep’te Rusya’nın yaptığı hava bombardıman şehrin tahliyesine kadar sürmüştü ve geride harap bir Halep bırakmıştı. Bu aslında Rusya’nın operasyonlarında ne denli kararlı olduğunu göstermesi bakımından önemli bir test olarak da görülmüştü. ABD ise birkaç ay önce çokça tartışılan kimyasal silah argümanıyla yanına Fransa ve İngiltere’yi alarak “precision strike” olarak tanımladığı hassas/nokta atışlarıyla Suriye’ye girdi ve çıktı. Uzun vadede bir sonuç da elde edemedi. ABD, İdlib’e müdahil olursa bu Rusya ve rejimin ilerleyişine bir cevap olarak kısıtlı saldırılar olacaktır. Taraflar birbirinin zıddını iddia etse de kimyasal silah kullanımı yine çok konuşulacak bir gündem maddesi olacak. ABD’nin İdlib’de kendini yakın gördüğü bir partneri bulunmuyor ve özellikle son iki senedir yatırımını IŞİD ile mücadele adı altında Suriye’nin kuzey bölgesinde terör örgütü PKK/YPG’ye yaptı. Dolayısıyla İdlib’le ilgili bir sıcak çatışma durumunda kendi ağırlığını Suriye’nin kuzeyinde daha da artıracak yöntemlerle verecektir. Ayrıca, Orta Doğu’dan çıkmaya çalışan Trump liderliğindeki ABD’nin Suriye’deki bir şehir için Rusya ile sıcak çatışmaya girmeyeceğini de söylemek gerekir. Yalnız, ölçülü bir harekat Rusya ile yakınlaştığı tartışmalarına Kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesi Trump’ın Amerikan kamuoyuna kendi açısından olumlu bir mesaj vermesi açısından da işlevsel olabilir.”