Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) “halifelik” ilan ederek ismini İslam Devleti olarak değiştirmesinden sonra, bir diğer halifelik ilanı da Nijerya’nın Gwoza kenti ve çevresinde denetimi elinde bulunduran Boko Haram tarafından açıklanmıştır. Boko Haram’ın açıklamasında IŞİD tarafından yapılan halifelik açıklamasına herhangi bir atıf bulunmamaktadır; yani, Boko Haram’ın hilafet ilanın IŞİD tarafından yapılan açıklamanın bir uzantısı olup olmadığı konusunda son derece açık bir söyleme rastlanmamıştır. IŞİD’in ilk hilafet açıklamasından sonra Boko Haram’ın lideri Ebubekir Şekau tarafından destek açıklaması yapıldığı da hatırlandığında, Boko Haram’ın IŞİD’e olumsuz yaklaşmadığı zaten bilinmektedir. Nijerya Ordusu tarafından yalanlandığı açıklamasında, Şekau’ya göre Nijerya’nın kuzeydoğusundaki bir yerleşim birimi ‘İslami Devlet’in bir kısmı’dır.[1] Burada özel olarak ismini İslam Devleti olarak değiştirilen IŞİD mi yoksa genel manada bir “İslam Devleti”nin kastedildiğine dair bir şey söylenmemiştir. Bunun yanında, Şekau Boko Haram’ı IŞİD’in halifeliği altında bir oluşum olarak tanımlamamıştır.

 

IŞİD, hilafet açıklamasıyla Mehdilik inancına ilişkin rivayetlerini oluşturduğu algı üzerinden kendini meşrulaştırma yoluna girmiştir.[2] Dolayısıyla, bu durum aynı zamanda kendi şiddetini legalize etme yöntemi olarak da incelenmelidir. Boko Haram ve IŞİD tarafından yapılan hilafet açıklaması kendi sempatizanları tarafından bir heyecan yaratsa da İslam dünyasından büyük tepkiler almıştır. Terör örgütü liderlerinin kendilerini “halife” olarak tanımlaması uluslararası alanda gündem oluştururken, İslami referansların terör örgütü terimleriyle birlikte kullanılması nedeniyle İslam dininin imajının kötü bir şekilde etkilemektedir. Konunun dini açıdan incelenmesi çok ayrı bir yazıda incelenmesi gereken bir konu olmakla birlikte, IŞİD ve Boko Haram’ın esasen bir hoşgörü dini olan İslam’ın emirlerini yerine getirdiklerini söyleyerek yaptıkları İslamiyet’in özüne taban tabana zıt birçok yön barındırmaktadır. İki örgüt arasında şu anda destek açıklamaları gündemde olsa da ilerleyen süreçte çıkarlarının çatıştığı zaman iki terör örgütünün de arasının açılması muhtemeldir.

 

Boko Haram ve IŞİD’in ilan ettikleri hilafetin yanı sıra “terör örgütü” olmalarından kaynaklanan birçok ortak yanı bulunmaktadır. Petrol kaynakları bakımından zengin olan Nijerya ve Irak gibi ülkelerde faaliyetlerine tam gaz devam eden bu terör örgütleri sebebiyle Suriye de dahil olmak üzere birçok ülkede insanlar yaşadıkları yerden olmuş, terörün kaos yaratma amacına ulaşılmıştır. İki tarafta da zaman zaman uluslararası kurum ve kuruluşların “kurtarıcı” olarak beklendiği bir süreç başlamış, bu süreçte yine başat devlet olarak ABD yer almıştır. Diğer yandan, İslam için savaştığını belirten bu iki örgütün de sıcak çatışmalarda da kendi anlayışlarını benimsemeyen Müslümanlara büyük eziyetleri olmaktadır. İlgi ve dikkat iki yerde de bu zamana kadar petrole yoğunlaşmışken bu iki terör örgütünün yaptıkları, suyun da önemini uluslararası camiaya göstermiştir.

 

Terörün Stratejisi: Su Kaynakları

 

Su kaynaklarının önemli olduğu Afrika ve Orta Doğu’da iki terör örgütünün de yöneldikleri alanların su kaynakları olması, bu terör gruplarının saldırılarını gelişigüzel değil bir strateji çerçevesinde yaptığını göstermektedir. İki bölgede de suyun önemi bilindiğinden ötürü saldırılar, barajlara ya da önemli nehirlere yönelmiştir. IŞİD, Irak’ta Dicle ve Fırat üzerinde denetim sağlamaya çalışmakta, Irak’taki barajlar üzerinde kontrol sağlayarak buradaki su kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadır. Ülkede hayati derecede önem taşıyan su dağılımını kontrol etmesi, IŞİD önemli bir aktör durumuna gelmesinde son derece önemlidir. Benzer bir süreç de Nijerya’da ilerlemektedir. Boko Haram, barajlara düzenlediği saldırılarla hem can kayıplarına neden olmakta hem de çeşitli bölgelerde baraj güvenliğini ele geçirmiştir. Su kaynakları nedeniyle çatışmaların yaşandığı Nijerya’da Boko Haram Alau Barajı’na yaptığı saldırılarda 13 kişiyi katletmiştir. Alau Barajı, ülkede en büyük barajlardan biridir ve Maiduguri ile çevresine su sağlayan bir arıtma tesisini barındırmaktadır.[3]

 

Devletlerin Yetersizliği

 

Irak ve Nijerya’nın enerji kaynakları bakımından zenginliği, toplumsal yapısı gibi birçok etmen yaşananları etkilemiştir. İki devletin yapısındaki zayıflık terör örgütlerine bu ortamı hazırlayan faktörler arasında son raddede devletlerin terörle mücadeledeki yetersizliği önemli bir yer tutmaktadır. İki ülkede de terörün vahşetini karşısında devlerin güvenlik güçlerinin dik duramadıkları görülmüştür. IŞİD’in Musul’dan sonra Kerkük’e doğru ilerleyişi büyük bir infial yaratmış ve bundan korkan askerlerin tanınmamak için üniformalarını yollara atıp kaçtıkları unutulmamıştır. Aynı örnekler, Nijerya’da Boko Haram terörü altındaki bölgelerde de görülmüştür. Adının açıklanmasını istemeyen Kamerunlu bir güvenlik yetkilisi, 300 kadar Nijeryalı askerin sınırdaki Kolofata kentine, 200 sivilin ise Kossehone ve Mabass kasabalarına sığındığını belirtmiştir.[4]

 

“Hilafetin” İlan Ediliş Biçmi

 

IŞİD’in Lideri Ebubekir El Bağdadi “halifelik” ilanını binlerce kişiyi toplayıp meydanlarda açıklamamış, internet üzerinde yayınlanan bir videoyla ilan etmiştir. Aynı yolu, Boko Haram Lideri Ebubekir Şekau da izlemiş ve sanal alemde Borno eyaletinde kontrol altında bulundurduğu Gwoza şehri ve çevresinde hilafet ilan etmiştir. Hem hedef olmamak hem de uluslararası alanda daha fazla reaksiyon almak için iki terör örgütü de bu yolu izlemiştir. IŞİD’in ilerleyişi, yayınladıkları hilafet haritası ve faaliyetleri göz önüne alındığında diğer terör örgütlerinden farklı olarak kendilerini bir devlet olarak gördüğü söylenebilir. Ele geçirdiği yerlere valilerini atamakta, eğitim müfredatında değişiklikler yapmakta ve toplumsal hayatta kendi kurallarını yerleştirmek istemektedir. Boko Haram’ın daha IŞİD kadar gelişmediği göz önüne alındığında hilafet ilanının bir gündem yaratma aracı olarak kullanıldığı söylenebilir.

 

Sosyal medya kullanımı, son dönemde çok önemli bir bölümü oluşturmaktadır. IŞİD hesaplarınca yapılan hashtag kampanyalarının, paylaşılan görsel unsurların, bahsedilme oranlarının ve tabiî ki raporların başarısı oldukça sıra dışıdır. Zira bu yollarla IŞİD, kendini hem gündemde tutabiliyorken hem de dünya çapında birçok ülkeden yüzlerce militan kazanmaktadır.[5]  Örgüt mensuplarının Twitter hesaplarında bu durum, 10 kişiyi normal bir yolla öldürmektense bir kişinin vahşi şekilde öldürülmesinin diğer 9 kişiye ibret olmasının amaçlandığı belirtilmektedir. Bu durum, bir yandan terör örgütünün ilerleyişini de kolaylaştırmakta, insanlık dışı bir ölümle karşılaşacağından korkan askerlerin kaçma nedenlerinden birini de oluşturmaktadır. Boko Haram’a dikkat çekmek için oluşturulan #BirngBackOurGirls kampanyası teröre dikkat çekmeyi amaç edilse bile o veya bu şekilde örgütün tanınırlığını artırmıştır. (Bununla ilgili olarak TÜRKSAM’da yayınlanan “Boko Haram! PKK’nın Çocuk Kaçırması Helal Mi?” başlıklı analizimiz incelenebilir: http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1104-boko-haram-pkk-nin-cocuk-kacirmasi-helal-mi)

 

Terör Ağacı Yaşken Eğiyor

 

Tıpkı Taliban gibi, IŞİD de eğitim üzerinde baskı kurmaya çalışarak ve çocuklarla birlikte etkinliklere ağırlık vererek bir taban oluşturma çabası dikkat çekmektedir. Bayramlarda çocuklara hediye veren, birlikte film izleyerek çocukların terör örgütüne sempati beslemesi için çalışmalar yapmaktadır. Boko Haram’ın da yine Batı tarzı eğitime karşı olduğu bilinen bir durum olmakla birlikte okullara düzenledikleri saldırılar ve öğrenci kaçırma eylemleri kısa süre önce çokça tartışılmıştır. IŞİD de bu bağlamda, Suriye’nin Rakka kentinde felsefe kimya derslerine bir yasak getirmiştir. Kısa süre önce Suriye’de IŞİD tarafından yayınlanan genelge ile “sanat ve müzik eğitimi, ulusal eğitim, sosyal bilgiler, tarih, güzel sanatlar, beden eğitimi, felsefe, sosyoloji, psikoloji, din kültürü dersleri” yasaklanmıştır.[6] Bu durum, terör örgütü tarafından İslami bir devlet olmanın gereği olarak eğitimi biçimlendirmenin bir sonucu olarak ortaya konulmuştur. Bu genelge aynı zamanda IŞİD’in kendi devlet fikri paralelinde bir eğitim anlayışıyla genç nesilleri etkileme amacı da taşımaktadır.

 

Değerlendirme

 

İslami terör örgütleri, petrol ile finansal, su ile yaşamsal önemi fark etmiş ve buna göre hareketlerini şekillendirmektedir. Bununla birlikte, yerelde suikastlar ve canlı bombalarla tedirginlik yaratılmaya çalışılırken uluslararası camiaya kafa kesme videolarıyla vahşet tabiri caizse sunulmaktadır. Hilafet açıklaması, “İslam devleti” hayalinin gerçekleştirildiğini gösterilmesi açısından gündem yaratma amaçlı bir güç gösterisi olmuştur. IŞİD, bu noktada Boko Haram’a göre daha öncü davranmış ve elde ettiği popülaritesini artırmaya çalışmıştır. Boko Haram ve benzer örgütleri köktendinci terör alanındaki rekabette bir bakıma geride bırakmıştır.

 

İki terör örgütünün de açıklamaları, uluslararası alanda İslam’a karşı önyargıların artmasını beraberinde getirebilecek bir durumdur. Terör örgütlerin iddia ettikleri gibi İslam’ın hukukunu koruyan ve kurallarını tesis eden yapılar olmaktan çok gelinen süreçte “Medeniyetler Çatışması”ndaki[7] piyon görevi görmektedir.

 


[1] Nigerian Town Seized By Boko Haram 'Part Of Islamic Caliphate', Leader Says, http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/africaandindianocean/nigeria/11054219/Nigerian-town-seized-by-Boko-Haram-part-of-Islamic-caliphate-leader-says.html, Erişim Tarihi: 30 Ağustos 2014.

[2] Hilmi Demir, IŞİD’in Hilafet Açıklamasındaki Dini-Politik Kodlar, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2014, Ankara, s. 45.

[3] 22 Killed in Renewed Boko Haram Attacks in Maiduguri, http://www.thisdaylive.com/articles/22-killed-in-renewed-boko-haram-attacks-in-maiduguri/150856/, Erişim Tarihi: 31 Ağustos 2014.

[4] Boko Haram Şiddetinden Kaçtılar, http://www.cnnturk.com/haber/dunya/boko-haram-siddetinden-kactilar,  Erişim Tarihi: 30 Ağustos 2014.

[5] Terörizmin IŞİDilmesindeki Yeni Trend: Twitter, http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1120-terorizmin-isidilmesindeki-yeni-trend-twitter, Erişim Tarihi: 31 ağustos 2014.

[6] IŞİD Müzik ve Tarih Derslerini Yasakladı, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27098708.asp http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27098708.asp, Erişim Tarihi: 30 Ağustos 2014.

[7] Samuel Huntington, The Clah Of Civilizations?, Foreing Affairs, Yaz 1993.