5 Temmuz’da Kazakistan’ın Başkenti Astana’da gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesinin sonuç bildirgesinde ABD’nin bölgedeki askeri varlığının çekilmesinin istenmesiyle Orta Asya’da başlayan ABD karşıtı koalisyon askeri gücünü sınamaktadır. Bölgenin etkin ülkeleri Rusya Federasyonu, Çin ve Özbekistan önderliğinde hazırlanan ve ŞİÖ üyesi diğer ülkelerin de altına imza koydukları (ve/veya koymaya mecbur oldukları) bildiriden 3 hafta sonra Özbekistan makamları ABD’nin Taşkent Büyükelçiliğine 29 Temmuz 2005 tarihinde bir nota vererek 180 gün içerisinde ülkede bulunan K-2 üssünün boşaltılmasını resmen talep etmiştir.

 

Bölge ülkeleri sivil devrimlerin Kırgızistan’dan sonra Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerine de sıçrayacağı endişesi içinde her geçen gün Rusya ve Çin’e daha fazla yakınlaşırken, ABD bölgedeki askeri varlığına karşı oluşmaya başlayan koalisyona karşı tedbirler almakta gecikmemiştir. Bu vesileyle ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld “acil” olarak Kırgızistan ve Tacikistan’ı ziyarete çıkmıştır.

 

ŞİÖ zirvesi, Özbek “nota”sı ve Rumsfeld’in bölge ziyaretlerinin üzerinden henüz bir ay bile geçmemişken bölgenin en önemli iki gücü Rusya ve Çin 18-25 Ağustos tarihleri arasında yapılacak büyük bir askeri tatbikata başlamışlardır. Bölgeyle ilgilenen küresel güçlere karşı böylesine hassas bir dönemde adeta bir güç gösterisine dönüşen tatbikata yaklaşık 10 bin asker katılmaktadır.

 

Son dönemde, bölgede ABD karşıtlığı temelinde giderek yakınlaşan Rusya ve Çin’in askeri yakınlaşmasının boyutunu da göstermesi açısından son derece önemli olan askeri tatbikatta Rusya silahlı kuvvetlerinin envanterlerine katılan yeni nesil Rus silahlarının da sergilenmesi ve denemesi yapılacaktır. Uzun menzilli, nükleer silah taşıma kapasitesine de sahip olan bombardıman uçakları da dahil kullanılacak olan yeni Rus silahları en büyük alıcılardan birisi olan Çin’in görmesi açısından da önem taşımaktadır. Zira, Tayvan’a askeri müdahalesi sürekli gündemde tutulan Çin’in, sınır ötesi operasyon şansı tanıyan bu silahlara sahip olmak istemesi kaçınılmazdır.

 

“Barış görevi 2005” adı verilen tatbikat Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında ilk defa gerçekleştirilmektedir. Hayali bir ülkeye karşı yapılması planlanan tatbikat, Rusya’nın Vladivostok bölgesinde başlayıp Çin’in Şandong Eyaleti’ne kadar sürecektir. Tatbikatta daha çok paraşütçü ve amfibi birlikleri gibi ordunun hareketli kısımlarına ağırlık verilmekte ve her iki ülke ordularının operasyonel gücü sınanmaktadır. Tatbikatta genel olarak uluslararası terörle mücadele kapsamında, etnik kargaşa içinde bulunan bir yabancı ülkeye yapılan operasyon canlandırılacaktır. Birleşmiş Milletler adına gerçekleştirilecek bu operasyonla Rus ve Çin ordusu askerleri kargaşaya son verip senaryoda öngörülen ülkede barış ve istikrarı yeniden tesis edecektir.  Rusya’nın 1,800 ve Çin’in de yaklaşık 8,000 asker ile katılacağı tatbikata her iki taraftan toplam 100 civarında savaş uçağı ve helikopter ile 70’ten fazla savaş gemisi ve denizaltının katılması beklenmektedir.

 

Rusya Savunma Bakanı Sergey İvanov ve Genelkurmay Başkanı Yuri Baluyevski ile Çin Halk Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı Liang Guanglie tatbikatın herhangi bir üçüncü ülkeyi hedef almadığını ve tatbikatın iki ülkenin askeri blok kurmak istedikleri anlamına gelmediğini ifade etmişlerdir. Ancak, bütün bu açıklamalara rağmen her iki ülke bölgede ekonomik, siyasi ve askeri varlığını her geçen gün artıran ABD’ye karşı ciddi rahatsızlıklar içindedir. (ASAM)