12 Şubat 2014 tarihinde Kuzey ve Güney Kore arasında 2007 yılından bu yana gerçekleştirilen en üst düzey görüşme neticelendi. Kuzey Kore tarafından başlatılan görüşmeler Panmunjom adlı bir sınır köyünde yapıldı. Görüşmelerde Kore Savaşı sırasında ayrılan ailelerin yeniden bir araya getirilmesi ele alındı. 2013 yılının Eylül ayında yapılması kararlaştırılan "aile buluşmasını" iki ülke arasındaki gerginliğin tırmanması üzerine son dakikada iptal eden Kuzey Kore, Güney Kore ve ABD'nin ortak askeri tatbikatlarını sürdürmesini gerekçe göstererek, Şubat 2014 ayı içinde hayata geçirilmesi planlanan buluşmayı da iptal edebileceği tehdidinde bulunmuştu. İki ülke arasında gerçekleşen bu görüşme ikili ilişkiler açısından umut vaat ediyor.

 

Gazi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi ve Asya-Pasifik uzmanı olan Doç. Dr. Giray FİDAN, TÜRKSAM için değerlendirmelerde bulundu:

 

“Kuzey Kore birçok yönden dünyanın en ilginç ülkesi sayılabilir. Dünyanın tek Komünist hanedanı olarak görülen ülke kurulduğu günden itibaren dünyaya kapalı bir sistem ile devam etmekte. Soğuk Savaşın bitmesinin ve Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından beklentilerin aksine Kuzey Kore hâlihazırdaki rejimini sertliğini koruyarak ve taviz vermeyerek devam ettirmekte. Son yıllarda dünyanın diğer bölgelerinde benzer rejimlerin akıbeti düşünüldüğünde halkı ve bölge ülkeleri açısından olumsuz olsa da rejimin kendi varlığını korumak için tutarlı ve sistemli şekilde hareket ettiği görülebiliyor. Arap Bahar’ının ortaya çıkışında Libya, Tunus, Mısır ve Suriye gibi ülkelerin rejimlerinin daha liberal politikalar uygulamaya başladıkları ve ülkelerini belli bir noktaya kadar da olsa dünyaya açmalarının halk hareketlerinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadığı görülüyor. Kuzey Kore ise bu ülkelerin tersine sistemini ve ülkesini hiçbir şekilde dünyaya açmıyor. Büyük bir insani felaketin yaşanmakta olduğu ülkenin dünya ile neredeyse hiçbir bağlantısı bulunmuyor. Bu şartlar altında da rejim hiç değişmeden ve dünyaya açılmadan varlığını sürdürmeyi başarıyor.

 

Yakın zamanda başlayan üst düzey görüşmelerin önemli sebeplerinden biri ABD ve Güney Kore’nin birlikte yapmayı planladıkları büyük ölçekli bir askeri tatbikat. Devam eden görüşmelerde Kore Savaşı sırasında parçalanan ailelerin yeniden bir araya gelmelerinin taraflarca kabul edildiği kaydediliyor. Ancak görüşmelerin soruna kalıcı bir çözüm ortaya koyması henüz uzak bir ihtimal. Kim JongUn’un Çin’e gerçekleştirmeyi düşündüğü resmi ziyaret öncesi ikili görüşmeler ile gücünü ve meşruiyetini artırmayı hedeflediği düşünülebilir. Bilindiği gibi Kuzey Kore’nin en önemli destekçisi aynı zamanda komşusu da olan Çin Halk Cumhuriyettir. Ancak PyongYang yönetimi zaman zaman en önemli müttefiki Çin’e bile kafa tutmakta. Bu anlamda Kuzey’in tamamıyla kendine has bir politika izlediği gerçeği zihinlerden çıkarılmamalı. Söz konusu görüşmeler bir yönüyle sorunların çözümüne yönelik olumlu bir adım olarak görülebilir. Ancak çok iyimser olmamak gerektiği de bir gerçek. Kuzey, kontrol ve müdahale edilemez bir yapıyı sürdürmeye devam ediyor. Rejimin dış dünyaya kapalılığı aslında mevcudiyetini devam ettirmesinin de garantisi. Dünya ekonomik sisteminin tamamen dışında olan ülke dışarıdan gelen yardımlarla sistemini ayakta tutabiliyor. Rejimin elinde bulundurduğu teknolojik olarak geri ama motivasyonuyüksek ve insan sayısı açısından büyük ordusu herhangi bir askeri müdahaleyi de neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bir müdahalenin oldukça uzak bir ihtimal olduğunu bilen PyongYang yönetimi her fırsatta askeri gücünü göstererek alacağı uluslararası yardımları artırmaya çalışıyor. Bu nedenlerle yakın gelecekte sorunların çözülmesi ve bazı sembolik ilerlemeler dışında görüşmelerin başarılı olması oldukça uzak bir ihtimal” olarak değerlendirdi.