Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhammedov 29 Kasım 2008 tarihinde Türkmenistan’da “Aşgabat Enerji Zirvesi”nde bir araya geldiler. Gündemde bir çok konu görüşülmüştür. Nabucco Projesi zirvenin ana gündem maddesi olmuştur.

 

Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhammedov bu zirve öncesinde 13-19 Kasım 2008 tarihleri arasında Avrupa turuna çıkmış ve Avrupa Birliği ülkelerinin uzun süredir beklediği Türkmen gazı konusunda görüşmelerde bulunmuştur.

 

Türkmen gazına talip olan ülkeler aslında sadece AB ülkeleri ve Türkiye değildir. Türkmenistan daha önce Rusya ve Çin ile de masaya oturmuş ve önemli anlaşmalar hayata geçirmiştir. Bölgede sırasıyla Rusya Devlet Başkanı ve Gazprom Başkanının, ardından ABD’li yetkililerin ve AB Enerji Komiserinin ziyaret ettiği Türkmenistan’da şimdi de Azerbaycan ve Türkiye liderlerini ağırlayacaktır.

 

Her ne kadar Türkmenistan zengin doğalgaz rezervlerini işletmek ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya nakletmek için Gül ve Aliyev’i beklese de bu projenin hayata geçirilmesinin önünde ciddi sorunların da olduğunu unutmamak gerekir. Her şeyden önce Azerbaycan ve Türkmenistan arasında Hazar Denizi’nde tartışmalı yataklar mevcuttur. Diğer taraftan Hazar Denizi’nin statüsü net olarak belirlenmemiştir. Bunlardan daha da önemlisi Türkmenistan’ın Rusya, İran ve Çin ile yaptığı anlaşmalar sebebiyle ürettiği gazın tamamına yakınını anlaşmalara gereği satmaktadır. Nabucco Hattı’nın yapılması ve içinin de gaz ile doldurulması için öncelikle Türkmenistan’ın zengin gaz sahasına yatırım yapılması ve bu gazın çıkarılması gerekmektedir. Türkmenistan bugün yaklaşık 80 milyar m3 civarında doğal gaz üretmekte, bunun bir kısmını iç tüketime sunmakta kalan kısmını ise Rusya’ya ve İran’a satmaktadır. Türkmenistan 2030 yılına kadar doğal gaz üretimini yıllık 250 milyar m3’e çıkarmak istemektedir.

Türkmen gazı konusunda Rusya’nın ciddi çabalarının olduğu görülmektedir. Rusya bu ülkeye devlet başkanı düzeyinde birçok ziyaret gerçekleştirmiş ve bu ziyaretler sonucunda önemli anlaşmalar imzalamışlardır. Bu anlamda Gazprom ve Rus yetkililerin Aralık ayında Türkmenistan’a yeni bir çıkarma yapması beklenmektedir.

 

Avrupa’nın en önemli doğal gaz temin eden ülkesi olan Rusya Türkmenistan gazının da en önemli alıcısı durumundadır. Rusya Türkmen gazını yaklaşık 44 dolarlık bir rakamdan almakta iken Aşgabat fiyatı önce 150 dolara çıkarmış ve ardından da 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren fiyatları Avrupa seviyesine çıkaracağını ilan etmiştir. Ancak fiyat konusunda Rusya ile net bir anlaşması mevcut değildir. Petrol fiyatlarının yaklaşık 150 dolar civarında seyrettiği bir dönemde yapılan bu fiyat görüşmelerinden sonra şimdi fiyatların 50 dolar civarına indiği bir dönemde Rusya masaya çok daha güçlü bir şekilde oturacaktır. Bu sebepledir ki Türkmenistan alternatif gaz pazarları için arayışlarını hızlandırmıştır. İşte bu noktada Nabucco’nun şansının yükseldiğini söyleyebiliriz. Abdullah Gül ve İlham Aliyev’in beraber gittikleri Türkmenistan’da bütün bu detayların masaya yatırılmıştır.

 

Aliyev ile Berdimuhammedov’un konuştuğu bir diğer önemli bir konu da Hazar’ın Statüsü ve her iki ülke arasında ciddi bir sorun haline gelen Hazar’da mevcut bazı kaynakların paylaşılmasındaki sorunlar olmuştur. Aynı zamanda da Trans-Hazar Gaz Kemerinde hangi ülkenin ne kadar pay alacakları hususları tartışılmıştır. Zira son 10 yıldır görüşülen bu projede özellikle yukarıda sıralanan bu sorunlar sebebiyle herhangi bir ilerleme sağlanamamıştır. O dönemde Türkiye iki ülke arasında aracı olamamış ve sorunlar çözülememişti. Şimdi Abdullah Gül’ün aracılığında Aliyev ve Berdimuhammedov arasında bu sorunlar masaya yatırılarak detaylandırılmış ve anlaşma zemini bulunmuştur. Zira Türkmenistan ile Azerbaycan arasındaki mevcut anlaşmazlıkların çözümü bu zirvenin en önemli neticelerinden birisi olmuştur.

 

Türkmenistan ile Azerbaycan arasında Hazar Bölgesindeki kaynakların paylaşılmasından kaynaklanan anlaşmazlık ciddi boyutlara ulaşmış ve hatta 2002 yılından başlayarak ilişkiler donma noktasına gelmiştir. Saparmurad Türkmenbaşı’nın vefat etmesiyle iktidara gelen Gurbangulu Berdimuhammedov sonrasında Türkmenistan ile Azerbaycan arasında ilişkilerde yeniden bir ısınma döneminin başladığına şahit olmaktayız. Ocak 2008’de kurulan ortak komisyonla ekonomik alanda geliştirilen ilişkilerle beraber karşılıklı borçlar masaya yatırılarak doğalgaz ile ödeme yoluna gidilmiştir. Türkmenistan lideri Berdimuhamedov, 19-20 Mayıs 2008 tarihinde Azerbaycan'ı ziyaret etmiştir. Gelişen ilişkiler sonrasında iki ülke arasında dış ticaret hacmi 2007 yılında yaklaşık 100 milyon dolar iken, 2008 yılında 500 milyon doları aşmıştır. Mart 2008’de Türkmen Büyükelçinin Azerbaycan’a gönderilmesiyle ilişkilerde yeni bir aşamaya geçilmişti. İki ülke arasında bağımsızlık sonrasında1 Kasım 2008 tarihi itibariyle iki ülke arasında 33 anlaşma imzalanmıştır. 29 Kasım 2008 tarihinde Aliyev’in Türkmenistan ziyaretinde ise iki ülke arasında Bakü ve Türkmenbaşı şehirleri arasında deniz üzerinden demiryolu anlaşması imzalanmıştır. Yine enerji konusunda, eğitim hakkında işbirliği anlaşmaları, hükümetlerarası anlaşma imzalanmıştır.

 

Bu zirvenin kısa bir süre önce gerçekleştirilen IV. Bakü Enerji Zirvesi sonrasına denk gelmesi önemlidir. Ayrıca Cumhurbaşkanı gülün bu ziyareti öncesinde Ekim ayında Başbakan Tayyip Erdoğan Aşgabat’ı ziyaret etmişti. Cumhurbaşkanı Gül’ün ziyaretinde sadece Nabucco Projesi ele alınmamıştır. Bununla beraber ikili ekonomik ve ticari ilişliler de ele alınmıştır. Bu çerçevede Çalık Grubu’nun bu ülkede yapacağı yaklaşık 120 milyon Avroluk Aşgabat Elektirik İstasyonu gündemin önemli maddeleri arasında yer almıştır.

 

Bu üçlü zirvede Berdimuhammedov’un yaptığı konuşma son derece önemlidir. “Türkmenistan, Azerbaycan ve Türkiye işbirliği için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Zamanın şartları ve bu üç ülkenin coğrafi ve jeopolitik konumu bu potansiyeli kullanmayı mecbur etmektedir. Bu bizim bu anlamda ilk görüşmemizdir. Ancak bu görüşmelerin devam edeceğine inanıyorum.” demiştir.

Yapılan üçlü görüşmelerde üç ülke arasında ekonomik ve ticari; enerji ve ulaştırma ile teknolojik, kültürel ve eğitim alanlarında işbirliğinin derinleştirilmesi konuları görüşülmüştür. Zirve sonrasında Macaristan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de bir açıklama yaparak zirveye katılan ülkeleri 26-27 Ocak 2009’da Macaristan’da yapılacak olan Nabucco toplantısına davet etmiştir. Ayrıca sözcü Budapeşte’de yapılacak Nabucco Zirvesine’ne ABD, Türkiye, Gürcistan, Türkmenistan, Kazakistan, Mısır, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Irak, Avrupa Konseyi, AB, IBRD ve Rusya’nın davet edildiğini açıklamıştır.