Gezi’den sonra özellikle İstanbul ve Ankara’da halk forumları doğdu ve sayıları sürekli olarak artıyor. Bu forumlarda samimiyetle yer alanların etkileri, marjinal sol örgütler ile PKK’nın alt birimlerine terk ediyor. Bir adım sonrasında iktidarın ve sağdaki toplum önderlerinin bir bölümünün Gezi’ye uzak durmaları bölücü-yıkıcıların toplumsal olayları kullanarak mahallelinin aklını çelmesini kolaylaştırıyor.

 

Mahalle-semt forumları geçmişte anarşist-terörist sol örgütler tarafından denenmişti. Gecekondu mahallelerini üs haline getiren örgütler halkın haklı sorunlarını kullanarak onlarla bütünleşmeye çalışmışlardı. Dışarıdan gelen dirijan-militanlar tarafından yönlendirilen mahallenin gençleri sayesine hemen her eve girmeyi başarmışlardı. Güvenlik güçlerinin etkisiz müdahalesinin dışında karşılarında devlete ait hiçbir aktif karşı güç bulunmuyordu. Buna rağmen Gazi Mahallesi, Küçükarmutlu gibi istisnai birkaç örneğin dışında halkı devlete, düzene karşı ayaklanmaya ikna edemediler. Çünkü ortalıkta onu temsil eden bir güç olmadığı halde halkın gönlünde devlete duyulan güven, onun bir gün mutlaka çözüm bulacağına olan inanç dipdiri yaşıyordu.

 

Geçmişte Paris Komünü’nü örnek alan ancak deyimin tam anlamıyla tepeden inmeci olan anarşist-terörist marjinal örgütler Batı’da yaşanan 68 olaylarını 70’lerde Türkiye’ye ithal etmeye kalktılar. Ağabeylerinin ülke gerçeklerine dayanan ulusalcı hareketlerini kullanarak başarılı olacaklarını sandılar. Oysa, gözlerinden kaçtığı ama görmek istemedikleri için bir engel önlerini kesti. 1960’larda ağabeyleri ile aileleri ortak bir düşünceyi paylaşıyorlardı. Sağlam ve taşıyıcı bir zemin üzerine inşa edilmiş ruh ve düşünce yapıları vardı. 70’lerin örgütleriyse bir aileden elde ettikleri gençle koca bir toplum hareketini kotarabileceklerini sanmanın hatasındaydılar.

 

Geçmişten ders almış olmalı ki, bugünkü forumlar PKK’nın eliyle şekillenmek üzeredir. Forumlarda 12 Eylül öncesinin kalıntıları üzerinden varlıklarını sürdüren marjinal sol örgütler bulunuyor olsa da PKK’nın denetimi altındaki platform ve oluşumlar içerisinde yer aldıklarından gerçekte ipler etnik-terörist bölücülerin elindedir. Doğu’da Güneydoğu’da bir türlü gerçekleştiremedikleri devlet-halk çatışmasını Batı’nın büyük şehirlerinde denemenin uğraşı içerisindeler. Bir farkla buralarda bir hane halkının tümünü harekete geçirecek haklı sorunları kullanıyorlar. Gezi, bir semtin örgütsüz, farklı düşüncelere sahip sıradan sakinlerinde hızla toplanabilme becerisi yarattı. Kendiliğinden bir araya gelen semt sakinleri ortak sorunlarını konuşabilmenin faydasını keşfettiler. Fırsatı kaçırmaya hiç niyetli olmayan marjinaller ile onların üzerindeki PKK, sıradan insanların yaratabilecekleri bu muazzam gücü kendilerine çevirmeye kalkıyorlar. Bir arada yakaladıkları semt sakinlerini örgütsel amaçları için harekete geçirmeye çalışıyorlar. Terörden çok çekmiş insanları “Rojava’ya yardım” faaliyetine alet olmaya davet ediyorlar. Zihinlerde Diren Gezi’nin yanına Diren Rojava’yı yerleştiriyorlar.

 

 Paris ve Marsilya’da gettolarda elektrik ve gaz sayaçlarını okumak için bile görevlilerin giremedikleri yerler vardır. İkinci sınıf vatandaş olan göçmenlerin devlete duydukları öfkenin küçük bir olayla nasıl bir patlamaya dönüştüğünü unutmadık. Polis günlerce gettolardaki olaylara müdahale edemedi. Öfkenin önünde hiçbir güç duramadı. Bu terör örgütünün daima gördüğü bir rüyadır. Devlete öfke duyan kalabalıklar yaratmak, o kalabalığı devletle pasif direnişle veya sokak olaylarıyla çatıştırmak hiç vazgeçmeyeceği hedefidir. Doğuda ve Güneydoğu’da etnisiteyi kullanırken batıda eline forumlar fırsatı geçmiş oldu.

 

Yaklaşan seçimler bu iştahı daha da kabartıyor. Bundan ayrıca PKK’daki yapısal değişimin gereği olarak Türk solu terör örgütüne eklenmek istenmektedir. Forumların katılımcısı masum insanlarda yaratılacak sempati sayesinde HDK’nın (Halkların Demokratik Kongresi) batının büyük şehirlerinden alacağı oy oranının yükseltilmesi mümkün olabilecektir. Böyle bir sonuç ise PKK’nın siyasallaşma girişimlerinde ileri adımlar atmasını sağlayacaktır. Yasal bir ortamda yasadışı örgütün faaliyetini yürütmenin nelere mal olacağını ileriye bakarak hesaplamak zorundayız. Forumları bugün mahalle veya semt çapında olması nedeniyle önemsiz görmek ileride neden olacağı sonuçlarla ciddi bir hata olduğunu kanıtlayacaktır. Bu bakımdan Gezi forumlarının marjinal örgütlerle PKK’ya terk edilmemesi zorunludur. Önümüzdeki seçimlerde PKK’nın hedefine ulaşmasında vasıta olma niteliğini göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bu nedenle de siyasi ve toplumsal kurumlar üzerlerine düşen bu sorumluluğun farkında olmalıdırlar.