Savaşların yıkıcı etkisinin en trajik parçası olan çocukların askeri amaçlar için kullanımı tarihsel olarak çok eski dönemlere kadar uzanmaktadır. “Çocuk asker” olgusunun tarihselliği “çocuk”  kavramının tarihsel değişimi ile birebir ilişkilidir. Sanayi toplumu ile birlikte gündelik yaşam pratiklerinin değişimi aileyi dönüştürürken, çocukluk kavramını da şekillendirmiştir. Çocukluk bilinci, çocukluğa dair özel duyguların oluşması ve çocukluk kavramı modern dönemin ürünüdür. Sanayi toplumları öncesinde 11-12 yaşın üzerindeki hemen her çocuk yetişkin kabul edilmektedir.

 

Günümüzde ise 18 yaşın üzerine kadar herkes çocuk kabul edilirken ancak 18 yaşını dolduranlar yetişkin kabul edilmektedir. Çocukluğa dair bu ortak tanım 193 ülkenin imzaladığı 1989 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nce oluşturulmuştur. Bu ortak tanım eşliğinde çocuk askerlerin önlenmesine dair çalışmalar 1989 yılından sonra hız kazanmıştır. 1990’lı yıllarda uluslararası sivil toplum örgütleri ve UNICEF’in yoğun çalışmaları ile çocuk askerler olgusu uluslararası toplumun gündemine girmiştir. UNICEF, çocuk askerleri, 18 yaşının altında erkek ya da kızlardan oluşan düzenli-düzensiz silahlı kuvvetlerin ya da silahlı bir siyasi örgütün emrinde bulunan çocuklar olarak tanımlanmaktadır. Aynı kaynağa göre dünya üzerinde otuz ayrı çatışma bölgesinde kullanılan çocuk askerlerin yüzde 80’inin 15 yaşının altında olduğu ve daha küçük yaştaki çocukların da savaştırıldıkları bildirilmektedir.

 

Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın dünya üzerinde ortaya çıkan çatışmalarda pek çok çocuk silahlandırılıp asker olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda makalede çocuk askerlerin dünya üzerindeki dağılımına, Suriye’deki çatışmalarda çocuk askerlerin kullanımına ve son olarak çocuk askerlerin çatışmalarda kullanılma nedenlerine yer verilecektir.

 

Çocuk Askerlerin Dünya Üzerindeki Dağılımı

 

Çocuk askerlerin uluslararası toplumda dikkat çekici hale gelmesi ve uluslararası diplomatik girişimlere konu olması Soğuk Savaş dönemi ile birlikte Soğuk Savaş sonrası döneme denk gelmektedir. Özellikle Soğuk Savaş sonrasında üçüncü dünya ülkelerinde silahlı çatışmalarda çocukların kullanılması daha yoğun bir şekilde görülmektedir. Çocuk askerlerin ilk ve en yaygın örneği Vietnam Savaşı’nda görülmüş, Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı savaşan Viet Kong örgütü çocuklar aracılığıyla bombalı saldırılar düzenlemiştir.[1] Aynı zamanda çocukların intihar bombacısı olarak kullanımı İsrail-Filistin çatışmasında öne çıkmaktadır. Çocukların bombalama amacıyla kullanılmasına Ortadoğu’da sıklıkla rastlanmaktadır.

 

2004 ve 2007 yılları arasında çocuk asker kullanan devletler şunlardır: Çad, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, İsrail, Myanmar, Somali, Sudan, Uganda ve Yemen. Çocukların devlet dışı silahlı örgütler tarafından kullanıldığının bilindiği ülkeler ise Afganistan, Burundi, Butan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kolombiya, fildişi Sahili, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Hindistan, Endonezya, İsrail, Filistin, Myanmar, Lübnan, Liberya, Nepal, Pakistan, Somali, Sri Lanka, Sudan, Tayland, Uganda, Nijerya, Filipinler ve Türkiye’den oluşmaktadır.[2]

 

Pek çok bölgede çıkan iç savaşlarda, savaşan taraflar, yetişkin insan sayısının yetersiz gelmesi ile pek çok çocuğu kaçırmış ve asker olarak kullanmıştır. Çatışmak istemeyen çocuklar ise elleri kolları kesilerek cezalandırılmıştır. Günümüzde Suriye ve Orta Afrika Cumhuriyeti başta olmak üzere çatışmaların sürdüğü birçok bölgede çocukların silâhaltına alınması ve çatışmalardan etkilenmesi sorunu artarak devam etmektedir.

 

Suriye’nin Çocuk Askerleri

 

Üç yılı aşkın süredir iç savaş yaşayan Suriye’nin kuzeyinde Özgür Suriye Ordusu için çocuk askerlere eğitim verilen kamp bulunmuştur. Bu kampta 13-18 yaş aralığındaki 150’den fazla çocuğa savaş eğitimi verildikten sonra çocukların cepheye yollandığı tespit edilmiştir. Çocukların eğitimi kapsamında güvenli silah kullanım yöntemleri, keskin nişancılardan saklanma, kapalı mekânlarda çatışma, kaçış taktikleri ve farklı silah türlerinin kullanımı yer almaktadır.[3] Çocuklar bu kamplarda cepheye gitmeden üç ay boyunca günde iki saat eğitim alarak Esat’a karşı savaşmaya hazır hale getirilmektedirler.

 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 29 Kasım 2012’de yaptığı açıklamada Suriye’de yaşayan silahlı muhalif grupların çocukları silah ve diğer askeri amaçlarla kullandığını açıklamıştır. İnsan Hakları İzleme Örgütü kimisi henüz 14 yaşında olan çocukların en az üç muhalif birliğinde silah ve teçhizat taşımak ve gözcülük yapmak suretiyle hizmet verdiğini, en gençleri daha 16 yaşında olan çocukların da silah taşıdığını ve hükümet güçlerine karşı olarak görev yaptığını ortaya çıkarmıştır. Bugün Suriye’de ölen çocuk sayısı on binin üzerindedir.[4]

 

Çocuk Askerlerin Kullanılmasının Nedenleri

 

Savaş sırasında ebeveynlerini kaybeden, her an ölüm korkusu ile yüzleşerek güvenlik tehlikesi altında kalan, açlıkla mücadele eden çocuklar, silahlı örgüt üyesi haline getirilip, silah kullanma eğitimi sonrasında, çatışma alanlarına gönderilmektedirler. Savaş koşulları içinde çoğu kez gözdağı verilerek ve tehdit edilerek daha kolay ikna edilerek silahlı grupların içine dahil edilmektedirler.

 

Çocuk askerler yetişkinlerden daha atak ve çevik oldukları için çatışmalarda tercih sebebidirler. Çocuk olmaları sebebiyle çatışma anlarında daha kolay gözden çıkarılmakta ve çoğu zaman canlı bomba olarak kullanılmaktadırlar. Haberci, casus, gözcü olarak kullanıldıkları gibi insan kalkanı ve propaganda amaçlı olarak da kullanılmakta, çoğu zaman silahlı gruplar tarafından cinsel istismara maruz kalmaktadırlar.

 

Değerlendirme

 

İbn-i Haldun’un da belirttiği gibi “Coğrafya insanın kaderidir.” Dolayısıyla çocukların içinde bulundukları coğrafya da kaderlerini belirlemektedir. Çocukluk hala toplumsal ve kültürel olarak belirlenmektedir. Dünyanın bir tarafında çatışma nedir bilmeyen, “şiddetin simgesi olarak” silah ile oynaması yasaklanan çocuklar varken diğer tarafında silahları ile birlikte ölmekten korkmayan çocuklar yetiştirilmektedir.

 

Sierra Leone ‘de 12 yıl süren iç savaşta eski bir çocuk asker olan Ishmael Beah’ın kitabından bir iki cümle çocuk askerlerin yaşadığı travmayı en iyi şekilde özetlemektedir: “İki yıldan uzun bir süredir savaşıyorduk; savaşmak artık günlük bir olay haline gelmişti. Çocukluğum ben hiç farkına varmadan gelip geçmişti ve yüreğim donmuş gibiydi.”[5] Bu ifadeden de anlaşıldığı üzere bu süreçleri yaşayan çocukların fizyolojik ve psikolojik olarak aldığı yaraların giderilmesi çok zordur. 12 yaş sonrası soyut zekası yeni yeni gelişmeye başlayan çocukların, içinde bulundukları gerçeği oyun sanarak onlarca katliama ve çatışmaya katılması sonrasında eğer hayatta kalabilirlerse, aldıkları fizyolojik ve psikolojik hasarların giderilmesi çok zor olmaktadır.

 

Söz konusu savaş olunca çocukların askerleşmesi dahi meşru hale gelmektedir. Çocukların militarizasyon sürecinden kurtulması ancak tüm toplumun militarizasyon sürecinden kurtulduğu savaşların ve çatışmaların gerçekleşmediği ütopik bir dünyada mümkün olacaktır. Hayatta kalmak uğruna her şeyin mübah olduğu zamanlarda kaybolan çocuk askerlerin gelecekleridir.

 


[1] Polat, Oğuz, and Evin Güldoğan. "Çocuk Askerler: Psikolojik, Sosyal ve Fiziksel Sorunlar." UGT Dergisi, 2010, syf:106

[2] Oğuz ve Güldoğan, syf:110

[3]“Özgür Suriye Ordusu Kamplarında Çocuk Askerler Yetiştiriliyor” http://www.radikal.com.tr/dunya/oso_kamplarinda_cocuk_askerler_yetistiriliyor-1120172  Erişim Tarihi: 18 Mart 2014

[4] “Suriye’de Binlerce Çocuk Ölmüştür” http://www.sabah.com.tr/Dunya/2014/02/10/suriyede-binlerce-cocuk-oldu Erişim Tarihi: 18 Mart 2014

[5]“Suriye’nin Görünmez Askerleri” http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/suriyenin-gorunmez-askerleri-44870# Erişim Tarihi: 18 Mart 2014