Hava savunma sistemlerinin alınacağı füze alımı ihalesinde son tekliflerin Mart 2010 başında verileceği Savunma Sanayi Müsteşarlığı[i] ilanına paralel olarak, gerek görsel ve gerekse yazılı basında duyurulmuştur. Bu suretle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önemli projeleri arasında yer alan, Türkiye’yi olası füze saldırılarına karşı koruyacak orta ve uzun menzilli hava savunma sistemi projesinde son aşamaya gelindiği intibağı edinilmektedir.

 

Uluslar arası Füze Kontrol Rejimi’nin[ii] uygulandığı ifade edilen ihaleye, ABD’nin Raytheon firmasının Patriot 3, Rusya’nın Rosoboronexport firmasının S 400, Çin’in Cpmiec firmasının FD 2000, muhtemelen İsrail’in ise, Arrow 3 modelleri ile katılmaları beklenmektedir. Ancak, Şubat ayı içinde yaşanan bir gelişme ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın daveti üzerine ihaleye Fransa-İtalya ortaklığı olan Eurosam firmasının da katılacağı öğrenilmiştir.  

 

Türkiye’nin Füze Savunma Sistemine Gereksinimi Var Mı?

 

Aslında akla hemen ciddi bir soru gelmektedir. Türkiye neden böyle bir sisteme gereksinim duymaktadır? Soğuk Savaş sona ermiş ve eskiden hasım olarak nitelendirilen ve füze yeteneğine sahip olan Rusya artık, en azından bu günkü şartlarda tehdit olmaktan çıkmıştır. Ama ileride yine nükleer ve balistik füze gücünü herhangi bir konuda yaptırım vasıtası olarak ülkemize karşı kullanabilir mi? Bir zamanlar Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak Türkiye’ye karşı füze tehdidi konusunda yağıp, gürlemekteydi, ancak, sonradan bütün bu tehditlerin blöf olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan, bir yandan nükleer güç elde etmek için uğraşan, diğer yandan bunları atma vasıtası olarak, kullanabileceği balistik füze çalışmalarını hırsla sürdüren İran yakın ve orta vadede herhangi bir tehdit oluşturabilir mi? Soruları akla gelmektedir.

 

Bilindiği gibi balistik füzeler taşıdıkları harp başlıkları açısından; konvansiyonel olduğu kadar nükleer harp başlığı da taşıma özelliklerinden dolayı, sahip olan ülkeler için politika yoluyla elde edemedikleri emellerine ulaşmak için, diğer ülkeler üzerinde stratejik bir baskı unsuru olarak kullanılma özelliğine sahip stratejik öneme sahip silahlardır. Aslında, Dünya üzerinde balistik füze yeteneğine sahip ülkelerin kimler olduğu düşünüldüğünde BM Güvenlik Konseyi’nin Daimi Beş Üyesi olan; ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin’in yanı sıra, Kuzey Kore, Hindistan, Pakistan gibi nükleer silaha sahip ülkelerle birlikte, bugünlerde ilk aklımıza gelen ülke İran olmaktadır. İran her ne kadar bu günkü ortamda Türkiye ile ilişkileri açısından bir tehdit gibi gözükmüyorsa da, uzun vadede gelişmelerin ne getireceği belli değildir. Aynı şey Rusya için de geçerlidir. Sözün kısası, ülkeler arasında ebedi dostluklar yoktur. Ebedi menfaatler vardır. Bu gün dost görünen bir ülkenin, yarın menfaati gereği, elindeki en gelişmiş silah ve teçhizatı bir koz ve yaptırım vasıtası olarak, kendi iradesini kabul ettirmek için kullanabileceğini gözlerden uzak tutmamak gerekmektedir. Dünya tarihi bunun örnekleri ile doludur. Bu nedenle ülke silahlı kuvvetleri uzun vadeli stratejik tehdit değerlendirmeleri yaparak, muhtemel tehditlere karşı ne gibi silah sistem ve teçhizatına sahip olunması gerektiğini ortaya koyar ve bunu uzun vadeli bir tedarik planı kapsamında temin ve idame ettirmeye çalışır. İşte bu füze savunma sistemleri de uzun vadeli stratejik silah sistemleri tedarik programı kapsamında olarak, TSK envanterinde bulunması elzem olarak belirlenen gereksinimlerden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, “şimdi buna ne gerek var” sorusunun, Türkiye’ye her an Rusya ve İran üzerinden bu füzelerin gerektiğinde kullanılacağı tehdidi ile tarafımızdan uygun karşılanmayan bir takım taleplerin gelebileceği durumunda savunma için ne kadar hazır olabileceğimizin düşünülerek cevap aranması gerektiği değerlendirilmektedir.

 

Türk Firmaları Bu Konuda Yeterli Altyapıya Sahiptir

 

Türkiye’nin ilk kez 2007 Nisan ayında açtığı ve Foreign Military Sales (FMS; Yabancı Askeri Satışlar) kredi sistemi ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın yürütmekte olduğu LORAMIDS (Long Range Air and Missile Defense System; Uzun Menzil Hava ve Füze Savunma Sistemi) kısa ismiyle anılan alım için Rus ve Çin teklif vermeyince Türkiye teklif verme süresini 1 Aralık 2008 tarihinden 15 Ocak 2009 tarihine uzatmıştır. Her iki ülkenin teklif vermemesinin nedeninin, tedariğin ihale yoluyla satın alınmasından ziyade, hükümetler arası (state to state) müzakereler yoluyla tek kaynak olarak tedarik edilmesini istemelerinden kaynaklandığı belirtilmiştir.

 

Uzun Menzilli Savunma Sistemi`ne Türk firmalarından Roketsan, Aselsan, Havelsan, Ayesas, FNSS, Gate ve MilSoft gibi firmaların ortak üretim konusunda ilgi gösterdiği ifade edilmektedir. Türk firmalarının da katılımıyla oluşturulacak bir kondsorsiyumla ihaleye katılması öngörülmektedir. Bu suretle, bazı füze parçalarının teknoloji transferi ile Aselsan, Havelsan, Roketsan gibi yerli firmalar tarafından yapılması şartı ihalede yer almaktadır. Aslında bu yaklaşım tarzının, 2005’e kadar Aselsan gibi Türkiye’nin gururu olan bir firmada çalışmış olmanın getirdiği alt yapı ile tarafımızdan son derece doğru olduğu değerlendirilmektedir. Bu gün Aselsan, Havelsan ve Roketsan gibi firmalar içinde yetiştirdikleri “entelektüel sermaye” denilen, yetişmiş bilim adamı kadrosu ve teknolojik alt yapısıyla Dünya’daki bu alanda çalışmış firmalarla rekabet edecek durumda olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Anılan bu şirketlere imkan verildiğinde arama ve teşhis radar sistemlerinin üretimi, gömülü yazılımların yapılması, füze arama, tespit ve gerekli elektronik hesapların yapılarak füze bataryalarına önleme ve ateşleme bilgilerinin gönderilmesi konusunda her türlü mühendislik hizmetlerini yürütecek ve gerçekleştirerek idame ettirecek her türlü altyapıya sahip olduklarını gözlemleyebiliriz. 

 

Rusya Ocak 2006’da S-300 füzelerini müşterek üretim konusunda Türkiye’ye teklif sunmuştur. Bunun üzerine Türkiye’den bir teknik heyet Rusya’ya giderek, fabrikada incelemede bulunmuştur. Rusya'nın görüşmelerde, S-300'lere ek olarak yeni nesil S-400 füze savunma sistemini de teklif olarak masaya getirdiği belirtilmiştir[iii] Görülen o ki, başlangıçta Rusya müşterek üretim konusuna sıcak bakarken, daha sonra Çin’de bu konuda istekli davranması üzerine ABD’de esneklik göstermek zorunda kalmıştır. Bu nedenle, Rusya ABD karşı ciddi bir rakip olarak gösterilirken araya Çin’in girmesi ile ihale tıkanma noktasına gelmiş ve ihaleye Rusya ve Çin’in teklif vermemesi üzerine bu güne kadar sonuçlanamamasına neden olmuştur. Zaten Çin’in 2002’den beri Türk mühendisleri ile füze geliştirme konusunda müşterek çalıştıkları, Yıldırım ve Jaguar füzelerini geliştirdikleri bilinmektedir. Şubat ayı içinde medyada çıkan haberlerde ABD yönetiminin Türkiye’ye 7.8 milyar dolar değerinde bir Patriot PAC 3 füze savunma sistemi satmayı planladığı öğrenilmiştir. ABD’nin bu çıkışı muhtemelen Rusya ve Çin’e karşı ön alma çabasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir..

 

Ülkelerin Katılmak İstedikleri Sistemlerle İlgili Bilgiler Aşağıdaki Gibidir

 

ABD- PATRİOT PAC-3: ABD’nin en son geliştirmiş olduğu orta ve uzun menzilli güdümlü hava savunma sistemidir. Körfez Savaşı’nda kullanılan Patriotların ve PAC-2 nin gelişmiş şeklidir. Düşman balistik füzesini uçuş paternininin orta kısmında veya inişe geçmişken vurmayı hedefleyen bir sistemdir. PAC-3 sistemi 73 kg.lık parça tesirli ve infilaklı harp başlığıyla hasım füzeye çarpmak suretiyle imha edecek şekilde dizayn edilmiştir. Patriot sistemi Hawk füze sistemi ve AWACS uçakları ile entegre kullanılabilir.

 

Ana unsurları[iv]; Arama Radarı; Uzayın belirli bölgelerine her birkaç saniyede elektronik arama yaparak, hareket eden her cismi tespit eder. Karıştırılması son derece güçtür.

Angajman Kontrol İstasyonu; Bilgisayar ve operatörlerin bulunduğu istasyondur. Bilgisayar yardımı ile her türlü önleme ve atış hesaplarının yapıldığı yerdir.

Füze Lançerleri; Füzeler fabrikasyon olarak lançerlere yüklü vaziyettedir. Lançerler ana istasyondan 1 km kadar uzakta konuşlandırılabilirler. Gerekli komutayı mikrodalga bilgi hattından alırlar. 1999 planlamasına göre, bir batarya beş radar ve 16 füze ihtiva etmektedir.

Patriot Füzeleri; Lançeri terk eden füze yaklaşık 100 m. İçinde süpersonik hıza ulaşır. Menzili 100 km. üzerindedir. Her türlü hareketi bilgisayarlar tarafından kontrol edilir ve insanlı uçaklara ve füzelere karşı kullanılabilir ve azami etkili irtifası 15 km. dir ( altitute).

 

İSRAİL- ARROW: 1999 yılında Türkiye Arrow sistemine talip olmuştur. Ancak, İsrail sistemin geliştirilmesinde ABD desteği olduğu gerekçesi ile bu konuya sıcak bakmamıştır. 2001 Mayıs ayında İsrail’in ABD’den gerekli müsadeyi alabileceği ifade edilerek, İsrail-Türkiye arasında bir mutabakat bildirgesi hazırlanarak, Türkiye’nin bu konudaki ihtiyacının ortaya konulması üzerinde anlaşmaya varılmıştır. Ancak, Türkiye’nin PAC-3 Patriot füzeleri ile ilgilendiğini belirtmesi üzerine ABD, Kasım 2000’de İsrail ve Türkiye’nin katıldığı bir toplantıda konuyu ele almıştır. Türkiye burada füze savunma sistemi tesisini uzun vadeli ve yüksek öncelikli bir proje olarak ele aldığını ifade etmiştir[v].

 

Arrow 3 füzeleri İsrail tarafından geliştirilmiş olup menzili 100 km.nin üstünde yaklaşık saniyede 2,5 km hızla uçmaktadır. Orta menzilli balistik füzelere etkili olduğu ifade edilmektedir. 2003 Şubat ayında İsrail Havacılık Endüstrisi ABD Boeing firması ile Arrow füzesinin ortak üretimi için anlaşma imzalamıştır. 2008 yılında ise, gelişmiş Arrow 3 füzelerinin testlerini başarı ile yapmıştır. Bir Arrow bataryası mobil her biri altı atma tübü bulunan atışa hazır, 4-8 lançer yüklü trailer, bir mobil atış kontrol merkezi, bir mobil irtibat ve haberleşme merkezi ve mobil radar sistemlerinden oluşmaktadır[vi].

 

RUSYA- SA- 400 (SA-20) Triumf: S-400 füzeleri S-300PMU (SA-10) ailesinin en gelişmiş şeklidir. Bu sistemin amacı herhangi bir füzeyi 400 km ileriden teşhis ederek imha edilmesini sağlamaktır ki; bu mesafe S-300MPU’nun yeteneğinden 2-2,5 defa daha uzundur. Düşük iz bırakan hedeflerin dahi teşhis edilmesi hedeflenmiştir. Saniyede 4,8 km gibi çok yüksek hızla balistik füzeyi önlemesi planlanmıştır. İki farklı füze tipi tasarlanmıştır. Birincisi 400 km. menzilli Büyük füze (big misille). Diğeri ise 120 km. mesafe içinde uçak ve uçaktan atılan füzelere karşı etkili olan 9M96tipi füzedir. S-300 füzelerinin ise menzili azami 200 km. olup azami etkili irtifası (altitude) 30 km.dir.

 

ÇİN-FD2000[vii]: Çin 1991 yılında Rusya’dan 6 S-300MPU bataryası (48-72 füze) satın almıştır. 1994 yılında 124 füze daha almıştır. Bu arada İsrail 1994 yılında İsrail’in Çin’e Patriot füzesi ve teknolojisi verdiği iddia edilse dahi İsrail bunu yalanlamaktadır. Çin füze teknolojisinin motor, güdüm ve arama ile ilgili kısımları Rus S-300MPU, güdüm teknolojisinin ise Patriot füzesinden alındığı ifade edilmektedir. Azami menzili 100km. ve azami etkili irtifası (altitude) 20 km. olarak belirlenmiştir. Çin yetkilileri 2001 yılından itibaren dış satışa açılabileceğini ifade etmişlerdir.

.

FRANSIZ-İTALYAN Ortaklığı- Eurosam[viii]: Fransız İtalyan ortak yapımı olan orta menzilli karadan havaya atılan füze sistemi uçaklara karşı 100 km, balistik füzelere karşı 25 km. menzili kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Sistem, çok fonksiyonlu radar, 30 füzeli dikey lançerler ve Mara bilgisayar ve magic operatör konsolunu içeren angajman modülünü içermektedir. Erken ikaz sistemini içeren muharebe yönetim sistemine entegre olarak, scud balistik füzeleri gibi taktik balistik füzelere karşı savunma gerçekleştirebilmektedir.

 

Türkiye Ne Yapmalıdır?

 

Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates, Şubat 2008’de Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasında, füze sistemleri tedarik aşamasında, alınacak füzelerin NATO ile entegre olması özelliğine dikkat edilmesi gereğini ileri sürerek, örtülü olarak, ABD ve en iyi ihtimalle İsrail füzelerini adres olarak göstermiştir. Türkiye bu seçeneklere bir de Fransız-İtalyan ortak yapımı füzeleri dahil etmekle, NATO envanteri içindeki seçeneklerde pazarlık payını arttırma çabası içine girmiştir. Ancak, belirlenebilen özellikleri açısından Eurosam füzelerinin Patriot ve Arrow’la rekabet edebilecek durumda olamadığı söylenebilir. Herşeye rağmen, NATO üyesi ülkelerden alınacak füze sistemleri karşılığında Türkiye’den İran konusunda kendilerine müzahir bir tutum almasını talep edecekleri gerçeği daima aklımızın bir köşesinde kalmalıdır. Alımda Rus S-400 füzeleri ortak üretime de açık olmalarının yanı sıra, yeteneklerinden dolayı avantajlı gibi görünmesi albenisini arttırmaktadır. Ancak, son zamanlarda Rusya ile yapılan bir seri enerji anlaşmaları nedeniyle olan bağımlılığa bir de stratejik öneme sahip sistemlerin alımı ile yeni önemli bir bağımlılığın eklenmesinin ne derece doğru olabileceğinin çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. İsrail ile bu konuda yapılacak işbirliği halen gergin olan ilişkilerde bir takım iyileşmelere neden olabilir. Ancak, bu konuda İsrail’in tedariği sağlarken, Türkiye’den İran konusunda taviz isteyebileceği ve bu tedariğin koz olarak İsrail tarafından rahatlıkla kullanılabileceği uzak bir ihtimal olmadığı değerlendirilmelidir. Çin füzelerinin ne kadar güvenilir olduğu teyit edilse bile ileride bunların tedariğinde Çin tarafından Uygur Türklerinin durumu konusunda Türkiye’den kendilerine müzahir tutum sergilemesini talep edebileceği unutulmamalıdır.

 

Türkiye füze tedariği sırasında birinci öncelik olarak, milli firmalarımızın da üretimde müşterek pay alacağı ve ciddi bir teknoloji transferi sağlayan en avantajlı teklifi dikkate almasının milli savunma sanayimizin gelişmesi açısından son derece önemli olduğunu ifade etmekte yarar görmekteyiz. Bunun yanında NATO’ya entegre olabilen en son teknolojilerin tercih edilmesi akıllıca olur. Ancak, füze teknolojisi konusunda altyapısını oluşturan Aselsan, Roketsan, Havelsan, Mikes gibi Türk firmalarının üretilen her türlü füze sisteminin belirli bir vadede, NATO ile altyapısını oluşturacak ara yüzü tesis edeceklerine inancımızın tam olduğunu belirtmenin yanlış olmadığını düşünmekteyiz.

 

Dipnotlar

 

[i] http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/rfm/havaSavunma/Sayfalar/UzunMenzilliB%C3%B6lge.aspx

[ii] The Missile Technology Control Regime, http://www.mtcr.info/english/index.html

[iii] Metehan Demir, ''S-300 füzelerini ortak üretelim…'' Sabah, 23-01-2006 

[iv] Patriot TDM, FAS, www.fas.org

[v] Robert Shuey, Theater Missile Defense: Issues for Congress, Updated July 30, 2001, Congressional Research Service . The Library of Congress

[vi] Arrow 2 Theatre Ballistic Missile Defence System, Israel

[vii] HQ-9, FD2000, FAS, www.fas.org

[viii] Eurosam's ground-launched system comprises:

Eurosam's ground-launched system comprises, www.eurosam.com/ground.html