28 – 29 Ocak 2014 tarihleri Türkiye- Fransa arasındaki ikili ilişkilerde önemli bir yer tutacaktır. Türkiye 22 yıl sonra ilk defa Fransa Cumhurbaşkanını François Hollande’ı misafir etmiştir. Hollande’in bu ziyareti, Türkiye’nin AB adaylık süreci ve 2015’te yüzüncü yılını tamamlayacak Sözde Ermeni Soykırımı iddialarının gölgesinde kalan Fransa ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin geleceği bakımından büyük önem arz etmektedir. Nitekim, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın Türkiye’ye yaptığı bu üst düzey ziyaret, taşıdığı beklentiler, içerdiği mesajlar ve neticeleri bakımından büyük yankı yaratmıştır.

 

Hollande’ın beraberindeki heyette Dışişleri, Dış Ticaret, Sanayi, Enerji, Savunma, Araştırma, Tarım-Gıda Bakanlarının olması Türkiye’ye yapılan bu ziyaretin esasında ticari ilişkileri tamir ve ilerletme amacını taşıdığını söylemek mümkün olacaktır. Resmi heyette ayrıca, Fransa'nın TÜSİAD'ı olan MEDEF'in Dış İlişkiler Sorumlusu, dünya nükleer devi AREVA'nın yöneticileri, Fransız Elektrik Kurumu EDF'nin yenilenebilir enerjiler birimi genel müdürü, hızlı trenler ve tramvaylar konusunda uzman ALSTOM şirketinin CEO'su, Fransız KOBİ'ler Konfederasyonu Başkanı, ünlü turizm grubu CLUB MED'in CEO'su, BNP-Paribas yöneticileri, Havacılık, Ulaştırma ve Savunma konularında uzman THALES grubunun CEO'su, EUTELSAT grubu CEO'su, nükleer ve gaz alanında uzman GDF-Suez grubunun CEO'su, Fransız Nükleer Güvenlik Enstitüsü, Fransız Kalkınma Ajansı ve Fransız Ulusal Araştırma Ajansı yöneticileri yer almıştır. [1]

 

İlk olarak, Türkiye’nin Hollande’ın bu ziyaretinden beklentisi Fransa’dan Türkiye’nin AB üyeliği yolunda destek geleceği ve Sarkozy döneminde gerilen ikili ilişkilerin tamir edileceği yönündeydi. Türkiye’nin tam üyeliğini istemeyen Sarkozy, Türkiye’ye 5 müzakere başlığına mal olmuştur. Netice olarak, Türkiye’nin AB yönündeki hayal kırıklıkları ilerleyen dönemlerde “eksen kayması” olarak değerlendirilen bir döneme kapılarını aralamıştır. Dolayısıyla, Fransa’nın Türkiye pazarındaki pay oranı 2002-2013 yılları arasında yüzde 6,3'ten yüzde 3,2'ye gerilemesi Fransa’nın Türkiye açılımını gereklikılmış ve Türkiye’yi şaşırtmamıştır. Nitekim basına “genel” olarak yansıyan da ziyaretin iyi temenniler ve dilekler çerçevesinde geçmiş olmasıdır. Kapanan 5 başlıktan sadece bir tanesinin üzerindeki engelin kaldırılması, ziyaret neticesinde de diğer dört başlık üzerinde herhangi bir değişiklik yaşanacağına dair bir işaretin alınmaması Türk tarafının ayaklarının yeniden yere basmasına sebep olmuştur. Nitekim Hollande’ın Türkiye’nin AB üyeliğini “uzak bir perspektif” olarak nitelendirmesi Fransa’nın Türkiye’nin AB üyeliği hususundaki görüşlerinin değişmediğinin kanıtı olmuştur. Bu bakımdan yeni ve olumlu beklentiler çizmekten ziyade reel politikte Fransa’nın Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyebileceği beklentisini yaratacak herhangi bir işaret bulmanın oldukça güç olduğu görülmektedir.           

 

Altının çizilmesi geren bir diğer nokta ise, Hollande’ın ziyaretinden çıkan bu neticenin esasında şaşırtıcı olmamasıdır. Son yıllarda Avrupa’da ve özellikle Fransa’da artan aşırı sağcı ve ırkçı eğilimlerin ilerleyen dönemlerde de daha farklı bir atmosfer getirmeyeceği ortadadır. 26 Ocak’ta açıklanan son anket sonuçları da bu tezi doğrulamaktadır. Fransa’daki Le Pen liderliğindeki aşırı sağcı Milliyetçi Cephe’nin (FN) anket sonuçlarında giderek yükselen bir trend yakaladığına dikkat çekilmelidir. [2]Mayıs 2015’te gerçekleşecek Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de başarı elde etmesi beklenen parti, sadece Avrupa’nın değil Türkiye gibi Müslüman AB üyelerinin de kaderinde etkili olacaktır.

 

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın Türkiye ziyaretine ilişkin Türk basınında çoğunlukla Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın fenalaşması, soğuk esprilerin manşete taşınması ve Türkiye ve Fransa arasındaki ticari bir takım mesajların verilmesi şeklinde yer alması, Türk kamuoyunun detaylar hakkında yeterince bilgilendirilmediği ve belki de bilgilendirilmelerinden sakınıldığı yönünde bir izlenim bırakmıştır. Zira Fransız Cumhurbaşkanının konuşmalarında altı çizilmesi gereken fakat kulak bile kabartılmaktan nedense adeta “çekinilen” hususlar Türkiye’nin sadece bugününü değil dünü ve yarınını da ilgilendirmektedir.

 

Bu bakımdan Fransız Cumhurbaşkanı Hollande’ın sözde Ermeni soykırımını işaret eden “1915 olayları dahil. Fransa'nın duruşunu zaten biliyorsunuz. Fransa'da söylediğimden farklı bir şey söylemeyeceğim. Ama aynı zamanda herşey ile yüzleşmek gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü bu çabayı gösteren halk kendini büyütüyor, kendi gözünde ve diğerlerinin gözünde.”[3] sözleri yeterince duyurulmamıştır. Konuşmasının devamında “Daha önce olanların tanınması için bir çalışma yapmalıyız. Herkesin konuyu anlamasını sağlayacağız. Fransa’da bir kanun onaylandı. 2008’de alınmış bir çerçeve karar var, bunların uygulanması gerekiyor.”[4]sözleri Fransa’nın Türkiye’ye bakış açısının değişmediğinin bir kanıtı niteliğindedir. Fransa’nın inkar yasasını kabul eden, tutumlarının değişmemesi bir yana bu tutumların anket sonuçlarının da işaret ettiği gibi değişmeyeceği ve aksine giderek kuvvetleneceğini öngörmek mümkündür. Hollande’ın anayasaya aykırı olması gerekçesiyle kaldırılan ve AİHM’in düşünce özgürlüğüne müdahale olduğu gerekçesiyle reddettiği inkar yasaları lehindeki görüşleri, Sarkozy’de olduğu gibi Hollande’ın bireysel görüş ve tutumu şeklinde yorumlanmamalıdır. Fransa’nın niyetinin ve Ermeni lobisinin faaliyetlerin ne doğrultuda olduğu Hollande’ın konuşmalarında da açıkça belirtilmiştir. Hollande’nin de bir kez daha belirtmiş olduğu Türkiye AB üyeliğinde tüm aşamalardan geçse bile son olarak Referanduma gidilecektir. Bu nedenle artan aşırı sağcı eğilimler de dikkate alınırsa Fransız halkın Türkiye’nin AB kapılarından girişine sıcak bakmayacağı öngörülmektedir. Bu bakımdan Ermeni lobisinin çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğinin ve zamanın işlemeye devam ettiğinin altı çizilmelidir.

 

Fransa ve ABD gibi Ermeni lobisinin etkin olduğu ülkelerde 1915 tehcirinde gerçekleştiği iddia edilen sözde soykırımın yüzüncü yıldönümü için yapılan hazırlıklarsa giderek hızlanmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Fransa’daki Ermeni diasporası resmi bir resepsiyonla 2015 yılı hazırlıklarını içeren programını resmen duyurmuştur. Ermeni Diasporasının ya da daha genel anlamıyla sözde Ermeni Soykırımının varlığını iddia edenlerin, Türkiye’nin daha önce defalarca kez hukuken yüzleştiği Ermeni meselesiyle yüzleşmelerini henüz yeterli görmediği ortadadır. Bu programın en vazgeçilmez unsurlarından biri ise İnkar Yasa Tasarısıdır.[5] AİHM’in Aralık 2013’te Sözde Ermeni Soykırımı’nı inkarın suç olmadığı yönündeki kararına ilişkin yeni çalışmaların yapılması da gündeme taşınmak niyetindedir. Bu bakımdan Türk Tarih Kurumu’ndan yükselen arşivleri açalım çağrısına cevaben hazırlıkların yapılması da kaçınılmaz olacaktır.

 

Benzer diaspora çalışmaları da Ermeni lobisinin etkin olduğu ABD’de de devam etmektedir. Son olarak, ABD’deki en fazla Ermeni nüfusa sahip olan California Eyaleti’ndeki liselerde “soykırım dersi” verilmesini amaçlayan tasarı, Eyalet Meclisi Eğitim Komitesi’nden sonra Eyalet Meclisi Tahsisler Komitesi’nden de geçmiştir.[6] Eyalet Meclisi Genel Kurulu, Eyalet Yasama Organı ve Eyalet Valisi tarafından da onaylanması, Sözde Soykırım iddialarının eğitim yoluyla genç nesillere aktarılması hususu dikkatle incelenmelidir. Diaspora sadece dışarıda değil, Türkiye’de de çalışmaya devam etmektedir. Buna en yeni örneklerden bir tanesi de Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ve Batı Ermenileri Ulusal Kongresi tarafından düzenlenen “2015 Perspektifinden Hrant Dink Suikastına Bakmak" forumu olmuştur. Forumda Gayrimüslim Ermenilerin T.C. vatandaşlıklarına geri dönmek üzere pasaport ve kimliklerinin iadesini talep etmeleri oldukça ilgi çekmiştir.[7] Konferansta genel olarak sözde Ermeni soykırımı özelinde 2015 yılı beklentileri ve hazırlıkları konu edilmiştir.

 

Öte yandan, Fransız Cumhurbaşkanı tarafından açıkça dile getirilen Türkiye’nin sözde soykırımı tanıması çağrılarına Türkiye’nin yaklaşımı ise, Türk basınında yer bulduğu gibi ticari ve AB üyelik sürecindeki yakın ilişkilerin kuvvetlenmesi temennileri şeklinde olmuştur. Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı’nın bu sözleri karşısında nezaketini ve sessizliğini yitirmeyerek misafirperverliğini fazlasıyla göstermiştir.

 

Değerlendirme

 

Unutulan asıl husus ise, Sözde Ermeni Soykırımı ile yüzleşmesi gerekenin sadece Türkiye olmadığıdır. Görülen odur ki, AİHM kararlarının da Fransız anayasa mahkemesinin inkar yasasını reddetmesi Ermeni diasporası için yeterli görülmemektedir. Bu nedenle kanaatimizce mesele iki çıkmaz nedeniyle çözüme uzaktır: Öncelikle, tarihi ile yüzleşmesi gerekenin sadece Türkiye değil Ermeni lobisinin etkin olduğu tüm ülkeler ve Ermenistan’ın olduğunun farkına varılmalıdır. Ermeni lobisinin, Hollande’nin de belirttiği gibi, beslendiği “zarar gören taraf olma” algısı ile mücadele birincil önem arz etmektedir. Türkiye’nin, kendisini soykırım iddiaları üzerinden tehdit eden Fransa ile politik uzlaşma yolları aramasının olası neticelerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Türkiye’nin dış politikada “değerli yalnızlık” durumunu gözden geçirmesi ve lobi çalışmalarına hız vermesi gerekmektedir. Zira Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın yapmış olduğu bu ziyaret iyi ilişkilerden ziyade iki ülke arasında yeni gerilimlerin habercisi niteliğindedir.

 

Diğer nokta ise, hukuken defalarca “yüzleşilse” bile Ermeni tarafının istediği doğrultuda netice elde edilene kadar yüzleşme sürecinin bitmeyeceğinin bir kez daha ortaya çıkmasıdır. AİHM’in aldığı kararı yeterli görmeyen hukuk anlayışının yüzleşmeye doymayacağı ortadadır. Netice olarak, tarih ya da objektif kanıtlar ne kadar Türkiye lehinde de olsa, rehavete kapılan tarafın bu yüzleşmeden başarısız çıkma ihtimali henüz geçmemiştir. Bu bakımdan tarihin haklılar değil, galipler tarafından yazıldığının unutulmaması gerekmektedir.

 

 

 


[1] Hollande: Türkiye'nin AB Üyeliğiyle İlgili Korkular Gereksiz Yere Körüklenmemeli, http://www.euractiv.com.tr/ab-ve-turkiye/article/hollande-turkiyenin-ab-uyeligiyle-ilgili-korkular-gereksiz-yere-koruklenmemeli-029072 Erişim Tarihi: 30 Ocak 2013

[2] France – European Parliament Election: 26 Jan 2014 Poll, http://metapolls.net/2014/01/29/france-european-parliament-election-26-jan-2014-poll/, Erişim Tarihi: 29 Ocak 2014

[3] Hollande, Ermeni sözcüsü gibi!.., http://www.yenicaggazetesi.com.tr/hollande-ermeni-sozcusu-gibi-94152h.htm, Erişim Tarihi: 29 Ocak 2014

[4] Hollande: Yargıda Yeni Başlıklar Türkiye'nin de Yararına Olur, http://www.bianet.org/bianet/toplum/153085-hollande-yargida-yeni-basliklar-turkiye-nin-de-yararina-olur Erişim Tarihi: 29 Ocak 2014

[5] 'Türkiye, 2015 İçin Ermeni Diasporasıyla Temas Kuruyor', http://www.radikal.com.tr/turkiye/turkiye_2015_icin_ermeni_diasporasiyla_temas_kuruyor-1173159, Erişim Tarihi: 29 Ocak 2014

[6] Diaspora ‘Soykırım Dersi’ Vermek İstiyor, http://www.haberturk.com/dunya/haber/916037-diaspora-soykirim-dersi-vermek-istiyor, Erişim Tarihi: 29 Ocak 2014

[7] Diaspora Ermenileri Vatandaşlık İstiyor, http://www.taraf.com.tr/haber/diaspora-ermenileri-vatandaslik-istiyor.htm, Erişim Tarihi: 29 Ocak 2014