Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünden kurtarmaya yönelik harekata birkaç gün içerisinde başlanacağını bildirdi. Türkiye’nin ne Amerikan yönetimine ne de Suriye’deki Amerikan askerlerine yönelik bir husumetinin bugüne kadar olmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “Her şeye rağmen Amerika’yı doğru zeminlerde buluşabilmemiz şartıyla gelecekte de birlikte yol yürüyebileceğimiz stratejik müttefikimiz olarak görüyoruz. Ülkemizin beka meselesi olarak gördüğümüz Suriye politikasındaki derin görüş ayrılıklarımızın, gelecekteki daha büyük işbirliklerimizin önünde bir engel oluşturmasına izin vermemeliyiz. İşte bu anlayışla Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünden kurtarmaya yönelik harekatımıza birkaç gün içerisinde başlayacağımızı ifade ettik, ediyoruz. Hedefimiz asla Amerikan askerleri değildir, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarıdır.”

 

Fırat’ın doğusuna yapılacak harekatın gerekçelerini Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, TÜRKSAM için değerlendirdi.

 

1) YPG/PKK’ya Sağlanan Küresel ve Bölgesel “Himayenin” Ortadan Kaldırılması Gerekiyor

ABD, Kıta Avrupası ve İsrail ile bazı Körfez ülkeleri yıkıcı – bölücü terör örgütü YPG/PYD/PKK’yı:

a- Himaye ediyor, koruyor ve kolluyor,

b- Silahlandırıyor,

c- Fonluyor,

d- Donatıyor,

e- Eğitiyor,

f- Yönetiyor ve yönlendiriyor,

g- Meşrulaştıyor,

h- Etki ve nüfuz alanını genişletiyor ve derinleştiriyor,

i- Bir güç ve cazibe merkezine çeviriyor.

Türkiye için en büyük sorun sağlanan himaye… Terörle mücadelesinde en büyük sorunu kendisinden kaçan teröristleri aramak-tespit etmek-temas sağlamak ve etkisizleştirmek olan Türkiye, Suriye karasalında teröristler gözü önünde olduğu halde himaye edildikleri ve korunduğu için onlara dokunamıyor. Harekatın belki de en önemli amacı bu himayenin ortadan kaldırılması. Terörü fonlayanların, donatanların, eğitenlerin, yöneten ve yönlendirenlerin, bir güç ve cazibe merkezine dönüştürenlerin sağladığı bu himaye-koruma ve kollamanın ortadan kaldırılması Türkiye’nin varlığı ve bölgenin istikrarı adına jeopolitik bir zorunluluk taşıyor.

 

2) YPG/PKK Bölgedeki Bütün Ülkelerin Güvenlikleri-Toprak Bütünlükleri ve Üniter Yapıları İçin Tehdit Üretiyor

Terör örgütü Türkiye, Suriye ve Irak’ın toprak bütünlükleri ve üniter yapıları için tehdit üretiyor. Şu andaki haliyle Suriye YPG/PKK/DSG üzerinden ikiye bölünmüş durumda. Benzer bir fotoğraf Irak’ta da yaşanıyor. Mahmur, Sincar, Irak’ın kuzeyindeki dağlık bölgeler başta pek çok alanda Merkezi Irak ve Yerel Yönetim Güvenlik güçleri etki üretemiyor. YPG/PKK Irak tartışmalı bölgelerinde büyük bir hızla ve ihtirasla yayılıyor. Soran ve Behdinan’da da etki üretiyor.

 

3) ABD Tarafından Suriye’ye Gönderilen Silah ve Mühimmatların Türkiye’ye Karşı Kullanılıyor ve Kullanılacak Olması

ABD’nin Suriye’ye sevk ve YPG/PKK/DSG’ye tahsis ettiği 23 bin TIR’lık ve 3 bin sortilik (V-22 Osprey, C-130 Hercules ve C-17 Globemaster) silah, teçhizat, mühimmatın Türkiye’ye karşı kullanılacak olması. Bu konu sadece bununla kalmıyor. Bu olağanüstü desteğin yanı sıra YPG/PKK en az altı farklı tedarik metodu üzerinden tank dahil, zırhlı-tırtıllı-gelişmiş ve karmaşık silah-silah sistemleri ve mühimmat elde edebiliyor. Bütün bunların bir kısmını Türkiye’ye karşı kullanıyor, diğerlerini de kullanma niyet ve maksadı taşıyor.

 

4) Fırat’ın Doğusundan Türkiye’ye Yapılan Sızma-Baskın ve Tacizlerin Engellenmesi Gerekiyor

Şu ana kadar Fırat’ın doğusundaki alanlardan Türkiye’ye karşı sızma ve baskın girişimlerini yaşanıyor. Güdümlü, yüksek kalibreli ve gelişmiş silahlarla saldırılar yapılıyor, taciz ateşleri açılıyor.

Örneğin; 27 Ekim’de İstanbul’da düzenlenen Almanya – Fransa – Rus ve Türkiye arasındaki zirveden hemen sonra sınır bölgelerinde sızma taciz ve baskın girişimleri yaşandı. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Zor Mağar’dan sonra Ayn el Arab (Kobani) ve Tel Abyad’da karşılık verdi. Topçu atışlarında 16 PKK’lı öldürüldü. Şanlıurfa sınır hattından Suriye’nin Ayn el Arap bölgesine yapılan obüs atışlarında PYD/PKK’lı 4 terörist etkisiz hale getirildi, 6 terörist yaralandı. Sızma girişimleri akamete uğratıldı.

 

5) Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekatı ve İdlib’teki İstikrarsızlaştırma Terörünün Önlenmesi Gerekiyor

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgeleri başta olmak üzere Türkiye’nin etki ürettiği alanlardaki istikrarsızlaşma terörünü önlemek. YPG/PKK doğrusal ya da asimetrik olarak Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekatı ve İdlib bölgelerinde istikrarsızlık, korku-karmaşa-yıldırma ve sosyolojik (etnik-mezhebi) kırılma peşinde. En son Afrin’de pazar yerinde bombalı araç patlatıldı. Pek çok sivil ve ÖSO savaşçısı ölürken, PKK’ya yakın hesaplar 25 (!) kişiyi öldürdüklerini ilan ettiler ve saldırıyı YPG/PKK türevi ‘sözde’ Zeytin Gazabı Operasyon Odası üstlendi. Aynı gün Afrin’de bir başka bombalı araç bulundu.

YPG/PKK Erdoğan’ın sınır ötesinde üçüncü operasyon başlayacağını söylemesinin ardından Suriye’nin kuzeyinde askeri muhaliflerin kontrolündeki Azez ilçe merkezindeki hastane yakınında bomba yüklü araçla ve El Bab’ta saldırılar düzenledi. Kilis’in Elbeyli ilçesinin karşısında bulunan Suriye’nin El Rai kasabasında bomba yüklü motosikletin infilak ettirildi. Bu güncede pek çok bombalı araç etkisizleştirildi. Afrin’in doğusunda ÖSO ile PKK sıcak temasa girdi. Afrin bölgesinde görevli unsurlara, PYD/YPG/PKK’lı teröristler tarafından Tel Rıfat bölgesinden yapılan güdümlü tanksavar füzesi ve havanlarla yapılan saldırılar sonrasında üsteğmenimiz şehit oldu.

 

6) YPG/PKK Suriye’de Elde Ettiği Silah Teçhizat – Mühimmat ve Terörist Kaynağını Türkiye’de Kullanıyor

YPG/PYD kimliği taşıyan teröristler Türkiye içinde yapılan operasyonlarda ele geçti, geçirilmeye devam ediyor. Bu süreçte ABD’nin verdiği veya ABD’nin neden olduğu avantajlarla elde ettiği silahlar da Türkiye içinden çıkıyor. Örneğin; Güdümlü uçaksavar ve tanksavarlar, havanlar, yüksek kalibreli sofistike silahlar, profesyonel patlayıcılar, gelişmiş patlayıcı düzenekleri, taktik dronelar, gelişmiş keşif ve gözetleme araçları, termaller, teçhizatlar, vs.Türkiye terör bataklığını kurutmak, güvenliği için buralarda temizlik yapmak zorunda olduğu için üçüncü operasyonu gerçekleştirecek.

 

7) Türkiye, Ülkesinde Yaşayan ve Sayıları 3,5 Milyonu Aşan Sığınmacıya Suriye’de İsteyerek Dönebilecekleri “Güvenli ve Huzurlu Bir Yaşam Alanını” Açmak Zorundadır

 

8) Suriye’de YPG/PKK Tarafından Gerçekleştirilen Demografik – Topografik Gasp ve Baskıların Engellenmesi, Mahrumiyetlerin Giderilmesi Gerekiyor

 

9) Gözlem Noktaları

Bu gözlem noktaları ‘sanıldığının- ABD’nin ifade ettiğinin aksine’ PKK’nın ABD’den Türkiye ile ilgili garanti istemesi üzerine kurulmaya başlandı. Menbiç – Sacur suyu örneğinde görüldüğü üzere ABD ne zaman Türkiye ile PKK arasına girse süreç PKK lehine Türkiye aleyhine gelişti, gelişiyor. Bu kontrol noktaları etkili olmaya başladığı andan itibaren çok hayati gerekçeler ortaya çıksa bile Türkiye YPG/PKK’ya müdahale edemeyecek.

 

10) YPG/PKK Suriye ve Irak’ta Uyuşturucu/Akaryakıt Üretimi-Satışı ve Transferi Üzerinden Milyarlarca Dolar Para Kazanıyor

Terör örgütü, bu kirli parayı terörünü, lobi- medya çalışmaları, siyasi ve sivil toplum örgütlenmeleri, kendisine sağlanan küresel desteğin etkili ve yetkili figürlerini fonlamak için kullanıyor.

 

11) YPG/PKK’nın Kirlettiği Süleyman Şah Saygı Karakolunun Asli Yeri

Orası Türkiye toprağıdır. Namustur.