Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 16 Ekim 2018 tarihinde Güvenlik Konseyi’ne sunduğu Kıbrıs Raporu’nda taraflar arasında ortak bir vizyon bulunup bulunmadığına bakacağız demişti. BM Genel Sekreteri Guterres atadığı özel temsilcisi Bayan Lute aracılığı ile baktı, araştırdı, çeşitli temaslarda bulunarak tarafların nabzını tutmaya çalıştı. Rum tarafının katı ve uzlaşmaz tavırları neticesinde iki taraf arasında ortak bir vizyon bulunamadığını kendisinden önceki genel sekreterler gibi o da gördü.

 

“Ortak Vizyon”dan en küçük bir eser yok. Rum lider Nikos Anastasiadis, BM Genel Sekreterliği’ne yeni öneri olarak olası bir anlaşmada devlet başkanının daimi olarak Rumlardan olmasını önerdi. Siyasi eşitlik, kararlara etkin katılımımız, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi kabul edilmiyor. Rumlar Ada’nın yönetimini ve zenginliklerini bizimle paylaşmak istemiyor. Rum tarafı görüldüğü üzere federal çözümü konuşmuyor. Bilakis 1963’de gasp ederek üniter Rum devleti haline dönüştürdükleri yapı içerisine bizleri ayrıcalıklı azınlık haline getirebilecek kurnazlıklar peşinde koşuyor.

 

Altı başlık altında konuşulmayan bir şey kalmamıştır. Tarafların görüşleri ortadadır. Rum tarafı siyasal eşitlik ve kararlara etkin katılım konularında dahi geri adım atmıştır. Ada’daki temasları çerçevesinde BM Özel Temsilcisi Lute, Anastasiadis ve Akıncı ile görüştü. Görüşme sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Anastasiadis’in siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılım konusundaki olumsuz tavrından vazgeçmediğini tespit etmiş bulunuyoruz,” şeklinde bir açıklama yapıldı.

 

BM Genel Sekreteri Guterres “taraflar arasında ortak bir vizyon bulunup bulunmadığına bakacağız” demişti! Guterres, artık bunun neticesini açıklamalıdır. Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafı ile ortak bir vizyonu paylaşmadığını görebilmek için kâhin olmaya gerek yok. Madem Rum tarafı Kıbrıs Türk tarafı ile Ada’nın yönetim ve zenginliklerini paylaşmak istemiyor. O zaman BM bunu açıkça resmi olarak yazacağı bir raporla uluslararası kamuoyuna açıklamalıdır.

 

Kıbrıs konusunda federasyon zeminindeki müzakerelerin çöktüğü artık daha fazla zaman kaybedilmeden bizzat BM Genel Sekreteri tarafından açıklamalıdır. Kendimizi kandırmayalım. Gerçekçi olmalıyız. Ortada ne ortak bir vizyon var ne de federal çözüm umudu…

 

Bundan aşamadan sonra iki devlet zemininde farklı modelleri konuşma zamanı gelmiştir. Mevcut bu durumu hiç kimse görmezlikten gelemez. Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Sayın Ersin Tatar’ın gündeme getirdiği AB çatısı altında iki devletli çözüm önerisi ciddiyetle ele alınarak değerlendirilmelidir. Artık yeni alternatifleri konuşma zamanıdır! Görüldüğü üzere zorla güzellik olmuyor.