Almanya’nın Sesi Radyosu’ndan yapılan açıklamaya göre,  (BM) Barış Gücü göreviyle Golan Tepeleri’nde yer alan 1000 kişilik birlikten 380 Avusturya askerlerinin geri çekileceği belirtilmiştir. Bu karar tam Esad güçlerinin Golan sınırındaki askersiz bölgeyi muhalif güçlerden geri aldığı zamana rast gelmiştir. Nedeni, Suriye’de tarafların çatışması sırasında yapılan bombardımanda 2 BM Barış Gücü askerinin yaralanması olduğu söylenebilir. BM Barış Gücü askerleri kendilerini güvende hissetmiyorlar anlamına gelmektedir. Doğal sonuç olarak, katkıda bulunan ülkeler askerlerinin Barış Gücü’ndeki durumunu gözden geçiriyorlar ve gerekirse geri çekiyorlar demektir.

 

Hizbullah destekli Başer Esad rejimi birliklerinin burada yerleşmesi bundan sonra bir taraftan bu bölgeyi muhaliflere karşı ellerinde tutmaya çalışırken, diğer taraftan Golan Tepeleri’nden İsrail’e taciz saldırılarına yol açabilir. France 24’ün haberine göre, Esad birlikleri İsrail mevzilerinin 70 metre yakınına kadar gelmişlerdir. Bu konu, İsrail tarafından ciddiyetle değerlendiriliyordur sanırım. Bu şekilde ortaya çıkan saldırılarda BM Barış Gücü’nün etkilenmemesi mümkün değildir. Bu bakımdan önlem olarak Avusturya çekilmeyi yeğlemiştir.

 

Bu uygulama BM Barış Gücü’ne katkıda bulunan diğer ülkeler tarafından da yapılırsa; Golan Tepeleri gibi stratejik bölgede Hizbullah’la İsrail çatışmasını önleyebilecek herhangi bir caydırıcı güç kalmayacaktır. İsrail gelişen durumu takip ederek, özellikle Hizbullah’ın saldırılarını engellemek için “önleyici darbeler” vurmaya çalışacaktır. Darbelerin yoğunluğuna göre İsrail-Suriye arasındaki gerilim artacak ve alçak yoğunlukta bir çatışma haline gelebilecektir. Sonuçta, İsrail kendi güvenliğini sağlamak için Rusya’nın S-300’leri teslim etmeden önce yapacağı askeri saldırı ile askersizleştirilmiş bölgede veya onun ilerisinde belirli bir arazi parçasını kontrol altına almak maksadıyla toprak işgalinde bulunabilecektir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in açıklamasına göre, S-300 hava savunma füzeleri 6 takım olarak 6 ay içinde teslim edilecektir. Ayrıca 6 ay süren bir eğitim devresi mevcuttur. Gelecek ilk takımın İsrail sınırına konuşlandırılacağına dair kimsenin şüphesi olmamalıdır.

 

Görüldüğü gibi Golan Tepeleri bölgesinde durum İsrail-Suriye çatışmalarına gebe, son derece tehlikeli ve hassas bir duruma gelmiştir. Gelişmeler karşısında İsrail’in Suriye üzerinde bir askeri harekatı Arap Birliği ve BM Güvenlik Konseyi’nde özellikle, Rusya ve Çin tarafından şiddetle tepki ile karşılansa bile diplomatik girişimlerin dışında fiili bir karşılıktan uzak olacağı değerlendirilmektedir. Diğer bir deyişle dünya fiili olarak bu olayda aciz duruma düşecek ve yine İsrail kazanacaktır.

 

ABD ve Rusya’nın mutabık kaldığı ancak, Temmuz ayına ertelenen Cenevre Müzakereleri öncesinde anılan ülkeler tarafından kriz bölgedeki tansiyonu düşürücü bir takım girişimlerde bulunulması ve BM Barış Gücü’nün etkinliğinin sağlanması elzemdir. Konuya Rusya ve ABD BM çerçevesinde aciliyetle eğilmezlerse sorunun çözümü İsrail’in inisiyatifine kalacak demektir. Bunun getirisi ise, önleyici darbeden işgale kadar geniş bir spekturumu içerecektir.